Tarifli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kalorifer Peteğinde Meyve Kurutma Nasıl Yapılır?


Merhaba renkliler! Bu kez size taze bir denedim-onayladım tadında yazı ile geldim. Son zamanların en popüleri, tadına doyulmayanı ve hızlıca tükeneni petekte meyve kurutma konusuyla karşınızdayım. 
Yaklaşık 1 haftadır peteklerin üzerini meyvelere rezerve ettik ve sonucunda böyle bir kavanoz dolusu portakal, mandalina, limon çıkarttık. Tabii sonra ne oldu dersiniz? Kübra petekten aldıklarının yarısına  yakınını tek oturuşta bitirdi. N'apim çok güzeller! :)

Hazır C vitaminine, meyveye sebzeye ihtiyacımızın en çok olduğu dönemdeyiz. Bence bu kurutma yöntemi de bir bahane olacaktır. 

Kuruttuğum meyveleri instagram üzerinden ilk paylaştığımda merak edenler epeyce olmuştu ve sorular gelmişti. O yüzden ben de daha detaylı, öğrenmek isteyeni için açıklayıcı bir tarif vermek istedim. Sizi de daha fazla bekletmeden tarife geçeyim hatta. Ayrıca ufak bir not uygulamalı yapılışını görmek isterseniz Youtube videosunu da yazı içerisine ve şuraya link olarak bıraktım. :)

Kalorifer Peteğinde Meyve Kurutma Tarifi:


Malzemeler:

 

  • 1 mandalina, portakal, limon, elma, ayva, greyfurt yani hangi meyveyi isterseniz!
  • 1 yağlı kağıt veya 2ye katlanmış kağıt havlu

Nasıl Yapılır:


Adım-1: Meyveleri ince ince dilimliyoruz. Ben bir bütün dilim değil de yarım dilimleri tercih ettim, hem yemesi hem de kuruması daha pratik oluyor. Aynı zamanda ince dilimlemek oldukça önemli, dilimleriniz kalınlaşırsa kuruması zor ve kuruduktan sonra da bozulma ihtimali yüksek oluyor. O yüzden inceliğe dikkat!

Adım-2: Ardından kalorifer peteklerimize göre yağlı kağıt ve kağıt havlu boyutlarını hazırlıyoruz. Ben yağlı kağıtları peteklere göre keserek yerleştirdim. 

Adım-3: Ve son aşama olarak dilimlediğimiz meyveleri kağıtların üzerine seriyoruz. Böylece alttan da toz almıyor meyvelerimiz, petekten gelen olası kokular da önleniyor. 

Peki petekte meyveler ne kadar sürede kurur diyeceksiniz? Hemen cevaplayayım. 
Oda sıcaklığına bağlı değişir diyebilirim, ama genel olarak 1 günde o kurumanın başladığını görüyorsunuz. Tamamen ise 2-3 güne çıtır hale geliyor. 




Fotoğrafta gördükleriniz benim yaptığım mandalina, limon ve portakaldan oluşuyor. Size bunları yazarken peteklerin üzerinde de elma ve greyfurt dilimleri var. :) 

Ayrıca size bir püf noktası verebilirim; peteğe serdiğiniz dilimleri sabah-akşam mümkünse çevirmeniz. Bir arka bir ön kurudukça çok daha güzel oluyor. Ve dilerseniz siz de ben gibi, meyveler hafif kurumaya başladıkça üstüne de yağlı kağıt koyabilirsiniz. Bazı arkadaşlarımız petek kokusu, toz gibi sorunlardan bahsetmiş. Evet, üzerini de kapatmak bu konu için iyi bir önlem olacaktır. Zaten altında da olduğu için işimizi sağlama almış oluruz. :)



Genel olarak meyve kurutmayı böyle tarif etsem de fırında da yapılabileceğini eklemeliyim. Fırında meyve kurutmak da oldukça basit, bir yağlı kağıdı tepsiye seriyorsunuz. Üzerine meyve dilimleri koyuyorsunuz ve ısıl işlem dediğimiz şekilde fırın ağzı hafif açık olacak şekilde 100 derecede pişiriyorsunuz. Fakat bunun süresi biraz daha dikkat gerektiriyor, çünkü fırını sık sık kontrol etmeniz, meyvelerin yanmaması için başında durmanız ve 3-4 saate yakın bir elektrik mevzusunu da düşünmek gerekiyor. :) Bu sebepten kaloriferlerimiz hazır yanıyor, tam modudur diyerek doğal bir kurutmaya bırakmış oldum ben. 

Bundan bahsetmemek de olmaz değil mi? : Tadı güzel mi?
Taze haliyle de kuru haliyle de çok güzel öncelikle onu söyleyebilirim. Taze olan haline alışkınız ama kuruyu tadında hep onu yemek isteyebilirsiniz. ^^ Hem kıtır hem şekerleme gibi hem de hafif ve sağlıklı bir atıştırmalık. Aynı zamanda tatlı krizleri için de etkili bir çözüm bence. Çünkü her yedikten sonra aklımdan çikolatanın çıkması tesadüf olamaz! Ah bir de çikolata demişken, üzerini çikolata kaplayıp kurutanlarda var onu da en kısa sürede denemek istiyorum. Kahve yanına özellikle uygun olacağını düşünüyorum. 

Meyveler ve çikolatalar iyi ki var değil mi yahu?

Bir de şu konu var merak edilen; nasıl saklayacağız

Meyve kurutanlar genelde süs amaçlı kullanıyor gördüğüm kadarıyla, ama uzun vadede tüketmek için fırında yapıyorsanız kıtırlaştıktan sonra 1 saat dinlendirip kavanoza koymalısınız. Kalorifer peteğinde kurutuyorsanız da yine petekten aldıktan 10-15 dk kadar sonra dinlendirip kavanoza eklemelisiniz. Ve yaklaşık 1 haftadır da o ilk kıtırlığı hafif azalsa da aynı lezzette kalmasını teyit ettim. Yine de tavsiyem; hızlı tüketmeniz, ara ara mutlaka tat ve koku testinden geçirmeniz tüketim öncesi. Bir bozulma yaşamadım ama dediğim gibi kalınlık, tam kurumama gibi durumlarda bozulabilir. Aklınızda bulunsun.

Deneyenlere şimdiden afiyetler olsun diliyorum, tarifimden sonra denerseniz Instagram'da @ruhunarenkkat olarak beni etiketleyebilirsiniz. Sonuçları görmek çok isterim. Ellere sağlık efenim, bol vitaminli leziz günlere!  

Yazın Ferahlatıcı İçeceği: Erik Suyu Tarifi


Yine bir tarif yazısıyla selam a dostlar. :)
Şimdi limonatayla başlamışken, kendimizi durdurmayalım ve tam gaz devam edelim istedim. Sırada da yine geçtiğimiz yaz aylarında sunduğum erik suyu tarifiydi. Kendisini çok severim, belki limonata kadar ünü yok ama ev yapımı olduğunda tadına doyulmuyor. Üstelik tam da mevsimiyken, ıımm. :P

Sizi de çok bekletmeden hızlı bir şekilde malzemelerine geçelim, hemen şu havaların harareti üstümüzden gitsin. :) Bu arada çocuksu bardağımla ve yapbozumla sevin beni. :))



Malzemeler: 


-500 g. (Yarım kilo) kırmızı erik
-1 su bardağı şeker
-2 litre su (içme suyu olmasına dikkat edelim)
-İsteğe bağlı olarak; birkaç adet karanfil. (farklı bir aroma katıyor, deneyebilirsiniz.)

Yapılışı: 


Su ve şekeri iyice tencerede karıştıralım, daha sonra erikleri ekleyelim.
Ocağın altını yakalım ve kısık ateşte kapağı tam olarak kapatmadan kaynamaya bırakalım. (Kapağı tam kapatırsanız hem taşabilir, hem de vitamini gidebilir aman bu kısma dikkat!)
10 dakika kadar geçince eriklerin yumuşadığını göreceksiniz.
Bir 5-10 dakika daha kaldıktan sonra (eriklerin özünün geçmesi için yapıyoruz, yoksa fazla bekletmeye gerek yok) süzgeçten geçiriyoruz.
Ilıklaştıktan sonra buzdolabına koyuyoruz. Erik suyumuz hazıır. :)
Kalan erikleri de çöpe atmıyoruz, marmelat veya komposto tanesi gibi yiyoruz, ee malum her şeyde ayrı vitamin var. Tadı da nefis oluyor. :)

İşte böylelikle; büyük küçük herkesin severek içebileceği buz gibi bir yaz içeceği oluyor. Herkese afiyetler olsun, şifa niyetine. :) Deneyenlerin de yorumunu şimdiden merak ediyorum. :)

Not 1: Buradaki şeker ve su ölçüsü kişinin yoğun kıvamlı veya şekerli beğenisine göre azaltılıp, arttırılabilir.

Not 2: Kalorisi düşük olduğu gibi, günlük A ve C vitaminini karşılamaya da yardımcı bir meyvedir. İçerdiği potasyum oranıyla kemik gelişime yararlı, kaslara özellikle de spor yapanlar için faydalıdır. Kan şekeri dengeler, görmeyi kuvvetlendirir. Daha saysam mı acaba? Öyle işte, aklınızda bulunsun bunlar. :)



Sıcak Günlere Serin Bir Mola: Limonata Tarifi


Sıcaak çok sıcaak daha da sıcak olacak!
Aşırı sıcak bir yaz gününden daha herkese merhabalar. :)
Bu sıralar Limonata tadında film maratonumuz devam ediyorken, yazın teması da belliyken ne yaptım dersiniz?
Sevgili Nisatoş'umun geçen yaz aylarında hazırladığı limonata tarifini yeniden düzenledim, güncelledim ve şu sıcak günler için yeniden okumanıza sunalım istedim.Kabul edelim ki, güzel denk geldi vesselam.
İsterseniz çok uzatmadan malzemeler ile başlayalım, böylece sizle birlikte de yapımına geçeriz. :)
Bu arada araya da kaynak yapayım, o sürahiyi nasıl bir heyecanla aldım, nasıl heyecanla fotoğraf çekmeye çalıştıysam detaylar gördüğünüz üzere. Kusura bakmayın, tekrar çekme şansım olmadı. :)



Malzemeler: 


-1 tane portakal
-1 tane limon
-3 litre su
-1 su bardağı şeker (çok şekerli isteyenler için 1.5 su bardağı da olabilir)

Şipşak tarife de geçelim:

Portakal ve limonu iyice yıkıyoruz, çünkü kabuklarını da kullanacağız. (Bütün vitamin itinayla kullanılır:) )
Yıkadıktan sonra buzdolabının dondurucu kısmına atıyoruz ve yaklaşık 3 saat bekletiyoruz.
Limonatayı yapmaya başlamadan 5-10 dakika kadar önce çıkarıyoruz, ama tamamen yumuşamaması lazım dikkat ediyoruz.
Sonra onları ortalayarak parçalara ayırıyoruz tıpkı domates kesmek gibi düşünün, dikkat ediyoruz elimizi de kesmiyoruz o sıra. :)
Şimdi bu parçaları rondo da daha ufaltacağız. Nasıl mı?
1 bardak şekerin yarısını rondoya koyuyoruz, yanına da portakal ve limon parçalarının yarısını ekliyoruz kesme işlemini yapıyoruz.
Derin bir kaba 3 litre suyu koyuyor ve rondodan geçirdiğimiz kısmı da suya aktarıyoruz.
Geri kalan portakal limonu da rondodan geçiriyor, kapta bulunan suya ekliyoruz. Ve tüm karışım hazır.
Şimdi karıştırmaya başlıyoruz. Çekirdekleri varsa ne olacağını merak ediyorsunuz, onları da ayırmaya uğraşmıyoruz sonra ayrılacaklarına kefiliz. :)
Hazır olan limonata karışımımızı bir süzgeç yardımıyla süzerek parçalardan da ayırıyoruz.
Ta-ta-ta-taam! Limonatamız hazır! :)

Hepinize afiyet olsun, ferahlık serinlik versin. :)
Nisa'nın da ilk tarifi sunduğu için eline sağlık bir kez daha. :) Başka tariflerde görüşmek üzere, hoş kalın. :)


Bal Kabaklı Cezerye Tarifi


Kızmaca küsmece yok ama, yine bir tarif yazısıyla birlikteyiz. Herkese selam. :)
Biriniz "Kübraa niye bunu yapıyorsun bize, yazık değil miii" diyeceksiniz diye korkmuyor değilim. :) Ama pratik ve lezzetli tarifleri sizlerle paylaşmayı çok seviyorum, ne yapayım. Umarım bu mis tarifi de beğenirsiniz. Unutmadan söyleyeyim; kendisi bir anne spesiyalidir. :)

Bal kabağını sevmeyeniniz yoktur diye düşünüyorum, birçok tarifi var ve hepsi inanılmaz güzel oluyor. Ama benim favorim tıpkı havuçlu cezerye de olduğu gibi, bal kabaklı cezerye oluyor.



Malzemelerimiz ise çok basit ve her mutfakta bulunacak şeyler;

♥ 1 Paket petibör bisküvi
♥ 1 yemek kaşığı tereyağı
♥ 500 gr. bal kabağı
♥ Tarçın, Fındık veya Ceviz, Hindistan Cevizi, Biraz da Şeker


Yapılışına gelecek olursak;

Bal kabağı tatlısının yapılmasını biliyorsanız aynı şekilde biraz şeker ile kabakları tencerede haşlanmaya bırakıyoruz. Daha sonra haşlanmış sıcak haldeyken 1 yemek kaşığı tereyağını ekliyor ve kabakları ezmeye başlıyoruz. Püre gibi bir kıvama geliyor ve soğumaya bırakıyoruz.
Soğuduktan sonra kırdığımız petibörü ve tarçın, dövülmüş ceviz ile fındığı içine ekliyoruz. Bu arada 500 gramlık kabak için 1 paket petibör bisküvi yeterli. Daha koyu kıvam olsun isterseniz biraz daha katabilirsiniz.

Bu malzemeleri karıştırıyoruz, kasede yaptıysak kaseyi, tencerede yaptıysak tencereyi buzdolabında bekletiyoruz. Böylece tüm malzemeler kendine geliyor.
Ardından buzdolabından çıkartıp, ufak ufak parçalar alıp elimizde yuvarlıyor ve hindistan cevizine bulayıp sunum tepsisine diziyoruz. Ve sonuç ta-ta-ta-taam! Nefis gözükmüyor mu sizce de. ♥ Hatta kurabiye canavarı gibi hepsini bir anda yiyesim geliyor.🙈 Rahatça içini de görebilin diye bir tanesini ortadan ikiye bölerek kurban ettim. :)

Dilerseniz; damak zevkinize göre dışında da tarçın kullanabilirsiniz. Fındık ve ceviz üzerine yapışmakta zorlandığı için onu söylemiyorum. :)

Şöyle bir gerçek var ki, bu tatlıyla tatlı krizinizi pratik ve daha doğal şekerli bir şekilde bastırabilirsiniz. Bir de minnak atıştırmalıklar şeklinde olduğu için daha iyi oluyor. Hatta misafirlerinize de süslü kürdanlar ile servis de yapabilirsiniz.

O zaman deneyenlere, bilenlere, hatta şu an yiyenlere afiyet bal olsun. 🍨