Motivasyonlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ruhunarenkkat ile 50 Soruda Kendini Tanı

 

Hepinize yeniden merhaba canlar! İlhamlı bir yazı ile karşınızdayım bu kez. Çok severek takip ettiğim bir yabancı bloggerın serisinden ilham alıp, biraz daha bize göre uyarladığım 50 soruda kendini tanıma yolculuğunu Eylül ayında başlatmıştım. Instagram üzerinden takip edenler bilir ki, soruları tek seferde yayınlamak yerine her gün tek tek gidelim, beraber cevaplayalım yeri gelince de dertleşip üstüne sohbet edelim diye ayırdım. Ve yaklaşık 1 hafta olacak, 50 soru yolculuğunun da birlikte sonuna gelmiş olduk. 

"Yapılabilir" ve "yapılası" olduğunu bizzat kendimde göstermek istediğim için cevaplarımı sizinle de paylaştım. Tabii bazı durumlarda kendi cevaplarıma bile şaşırmışlığım, o an aklıma ilk gelenlerin neden bunlar olduğunu düşünmüşlüğüm de olmadı değil. 

Dilerseniz nedir bu 50 soru, nereden çıktı, nasıl yapabiliriz gibi sorularınızın cevabına geçeyim. 

Ama öncesinde bunu henüz burada gördüyseniz ve tam da bugün başlamak istiyorsanız tavsiyem; bir defter ve kalem alıp, her sorunuzu ve cevabını not etmeniz yönünde. Bunu önermemin sebebi ise; kendinizi tanırken, şu an hissedip düşündüğünüz şeyleri, ilerleyen dönemlerde tekrar bakıp hatırlamanız içindir. Yani 5 yıl sonrasında bunları okurken belki hala aynı siz olacak, belki eski yazan kişiyi tebessüm ederek karşılayacaksınız. Bir nevi özünüzle yüzleşme gibi görebiliriz bu durumu. 



50 Soruda Kendini Tanı / Sen Kimsin? 

Sorular:

💫Hayatım hakkında en çok neyi seviyorum?
💫Hayatımda beni koşulsuz şartsız en çok mutlu eden insanlar kimler, bu soruyu okurken aklıma ilk kim geliyor?
💫Neyden korkuyorum? Yanlış yapmaktan, rezil olmaktan, pişmanlık duymaktan, yalnızlıktan... En çok ne korkutuyor beni?
💫En mutlu versiyonumu nasıl tarif ederim, çok mutlu olduğum bir gün nasıl oluyor nasıl davranıyorum?
💫Hayatımın eksik olduğunu hissettiğim zaman ne yapıyorum? İhtiyacımı fark edebiliyor muyum?
💫5 yıl sonrasını hayal ettiğimde neredeyim, nasıl biriyim, ne yapıyorum?
💫Hedeflerime ulaşmak için -gerçekten- elimden geleni yapıyor muyum?
💫Gelecekteki halime vereceğim en iyi tavsiye ne olur?
💫Hayatımın hangi alanını değiştirebilir, hangi alanlarında gelişebilirim?
💫Kendimde sevdiğim 3 şey nedir?
💫Vazgeçmem gereken 3 olumsuz düşünce yapısı nedir?
💫Bir anı yeniden yaşasaydım, bu ne olurdu? Neden?
💫Hayalimdeki mükemmel günü nasıl tarif ederim?
💫Bana göre hayatta en önemli şey nedir?
💫Benim için ideal bir gün nasıl geçiyor?
💫Arkadaşlarım beni tarif edecek olsalardı? 3 Arkadaşıma sordum. 
💫Tam şu anda aklımdan ne geçiyor?
💫Çocukluğumda hep gülümsediğim mutlu bir anı bıraksam?
💫Akşam yastığa kafamı koyduğumda aklımdan neler geçiyor?
💫Doğduğum dönemde güzel olan 3 şey nedir?
💫Şu an yaşadığım dönemde kötü olan 3 şey nedir?
💫En son ne zaman ağlayana kadar güldüm?
💫Bana en çok ilham veren isim? Neden?
💫Kendimi hangi konuda, ne için affediyorum?
💫Engel olarak gördüğüm şeyler var mı? Varsa değiştirebilir miyim?
💫Mutluluğum için nasıl katkıda bulunmam gerekir? Daha fazla mutlu olmak için ne yapmalıyım?
💫Geçmişimde bir daha ardıma bakmamak üzere ne bırakıyorum?
💫Daha iyi bir yaşam için geleceğe ne götürüyorum?
💫Bana göre tecrübe ne demektir?
💫Ömür boyu aşk ve mutluluk mu, ömür boyu bitmeyecek kadar para mı deseler hangisini, neden seçerim?
💫Farklı olduğumu düşünüyor muyum? Herkesten ayrılan farkım nedir?
💫Kendimi tarif etsem ne derdim?
💫Olumsuz alışkanlığım var mı? Varsa bunun için ne yapıyorum?
💫Olumlu alışkanlıklarım var mı? Yoksa neden olumlu alışkanlık edinmiyorum?
💫Her gün minnettar olacağım 3 şey nedir?
💫Mutlaka başaracağıma inandığım şey nedir?
💫Gün nasıl başladığında kendimi iyi hissediyorum?
💫Modumu düşüren, beni dibe çeken şeyler neler?
💫Kendime hangi konularda güveniyorum?
💫Kendime hangi konularda güvenmiyorum? Güvenmek için neler yapabilirim?
💫Başkalarının söylediğini neden bu kadar önemsiyorum? Hayatıma ne derece etkisi var?
💫Başkalarına karşı tavrım nasıl, sevgi ve şefkat gösterebiliyor muyum?
💫Öfkelendiğim zaman nasıl sakinleşiyorum? Öfkemi arttıran unsurlar ne?
💫Önümüzdeki yıl için bir numaralı hedefim nedir?
💫Hayatım boyunca 'mutlaka yapmalıyım' dediğim 20 şey nedir?
💫Ne yapmaktan (gerçekten ve içimden geldiği gibi) zevk alıyorum?
💫Ne yapmak bana zor, sıkıcı veya yorucu geliyor? 
💫Şu an kendimi rasgele birinin yerine veya bir şeyin yerine koyduğumda nasıl hissediyorum?
💫Yorulduğumda ne yapıyorum? Aslında ne yapmalıyım?
💫Kendimi her gün daha çok nasıl sevebilirim?

Böylelikle sorularımızın da sonuna gelmiş bulunuyoruz, şimdi sırada her birinin cevabını defterinize iyice düşünerek not etmeye geldi. Yaklaşık 20 soruyu dilimize çevirip uyarlamak kadar diğer soruları hazırladığım sırada aklımdaki düşünce hep şuydu: "gerçekten kendimi tanımak için ne sormalıyım?". Kendinden yola çıkınca insan birçok farklı şey bulabiliyor. Her zaman demişimdir, önce içimize dönüp bakmalıyız. Asıl cevaplar hep orada saklı. 

Umuyorum ki bu 50 sorunun her biri de asıl cevapları bulmanıza fayda sağlamıştır. Bana gün gün eşlik eden, daha sonradan katılıp başlayan, şu an bu yazı itibariyle başlayacak olan her bir renkliye teşekkür ederim. 

Bazen korkup kaçtığımız, yüzleşmekten, anlatmaktan çekindiğimi ne varsa bu soruların içinde saklı hiç fark etmesek de... Yıllar geçip geri döndüğümüzde eminim büyüdüğümüzü, atlattığımı şeyleri ve kendi değişimimizi göreceğiz. Kendinizi tanıma yolunun da başarıyla geçildiğini unutmayacağız tabii. 

Hepinize mutlu keyifli ve kendinize ait bir yaşam dilerim. Hoş kalın! Yeni ilhamlarda görüşmek üzere...

* Instagram: @ruhunarenkkat

Bir Motto Yazısı: Farkın Ne?


Yeniden motto yazılarıyla merhaba renkliler! Uzun zaman önce motto yazdığımı ve neredeyse burada öneri konuları dışında sohbet etmediğimi fark ettim. Bunun üzerine tekrar bu moda dönmeyi ve özüme kavuşmayı da çok istedim. Elbette bu dengelerin değişeceğinin göstergesi. Çünkü karşınızda mottolar ile açıkça bu kez sevmediği şeyleri söyleyebilecek bir kız duruyor. 

Aslında geri dönüşümün etkisiyle kısa kısa instagram da bahsettiğim duyguları şu geçirdiğim yaklaşık 1.5 ayı biraz daha iç dökmeli hale getirmek istedim. Bunları da beni anladığınızı düşünerek yazıyorum.

Yenilendim! Bir süredir kendime vermiş olduğum tatil modu ile kafa dağıtıcı/toplayıcı aktiviteler yerine daha çok boşlayan, içimdeki sesi dinleyen tarafımla buluştum. Taze çiçekler gibi veya yeni yeşeren bir ağaç yaprağı gibi hissediyorum kısacası. Öyle taze, öyle yeni... 

Düşündüm! Kafamız yoğun, gün içinde düşün dur modu da hakim. Ama bunun bir de başka boyutu var. O da o yoğunlukların içerisine yenisini eklemeden, kendimi strese daha çok sokmadan sadece olan düşüncelerimle ilgileniyorum. 

Bekledim! Her şeyin belli bir zamanı olduğunu biliyor, doğru zamanı kollar gibi beklemede bırakıyorum kendimi ve geri kalan her şeyi. Çünkü ne kadar şimdiye zorlarsam hem kafamın karışmasını hem de üstümde kurduğum baskı hissini fark ediyorum.

Araştırdım! Bir şey varsa aklımda, bu bir hayal de olsa bir düşünce de olsa yeni bir kelimenin anlamı da olsa araştırıyorum. Böylelikle ilgimi kaybetmeden ama arka planda kalarak birçok düşünceme devam ediyorum. 

Sadece olumlu mu düşünüyorum dersiniz? Elbette, hayır. 

Üzüldüm! Çoğunlukla geçmişe, bitmişe üzülmeyi adet edinen bir bünyeden bahsediyoruz. Ama şu dönemde bu adetlerimden uzaklaşıp farklı bir tür geliştirdim. Bu kez de ne kadar geç kaldığıma üzülüyorum. Bazı zamanlar birçok şeye son saniye yetişmişlik hissinin çöktüğünü fark ediyorum. 

İzledim! Sadece günlerin geçişiyle yoğunluklarla ilgilenmekten çok, o yorgunluğun ve bunalmışlığın etkisiyle "salın beni" modunda olan biteni izliyor, kendi yoluma nasıl bakabileceğimi çiziyorum.




Peki bunları niye böyle anlatıyorum? Yaptıklarımı yapın veya yaptıklarımı cidden yapmayın diye... Olumsuz etkilerin sebebini çözmem çok zaman almadı açıkçası, çevrede gördüğüm insanlar artık "ben böyleyim" temasıyla kendini olduğundan farklı göstermeye başladığı için, artık günlük zevk alınan ufak mutluluklar başkalarına hava atma aracına dönüştüğü için, sırf birileri birilerini iyi diye özenip taklit etmeye çalıştığı için, emeğe saygı duyulmayıp üstüne bir de "harikasın" dedikten sonra yüzüne bakılmadığı için, "takipçim olsun, influencer olayım, markalar bana çalışsın" kafasında olunduğu ve artık özgün bir şeyler üretmeye cesaret edilmediği için SI-KIL-DIM!

Kimse kendisi gibi olamıyor ne yazık ki. Ben sosyal medyada çoğu yöntemi, tekniği, taktiği artık her ne derseniz denemiş birisi olarak şu sıralar gördüklerime katlanamamaya, sonrasındaysa tamamen umursamamaya başladım. Üstüne bir de emek verdiğim şeylerin başkaları tarafından araklanıp, çalındığını görünce, kullanılan şeylerin üstüne bir teşekkür görmeyince kendi köşeme çektim kendime dedim ki; "Kübra sen hayırdır?" Yaptıklarım bunca zaman birilerine dokunsun, mutlu edebilsin veya düşündürebilsin diye oldu. Aslında amacım hep; duyguları paylaşmaktı. Hissettiklerimi nasıl yansıtırsam, karşı tarafında o denli yansıtacağını düşündüm. Ama bu durumu öyle suistimal edenler oldu ki...

İşte böyle derken, sonuç olarak kendime tatil izni verdim. Biraz daha durulup uzaktan seyrettim her şeyi. İyi ki de bunu yaptım diyorum çünkü; bir şeyler sizin için zorunluluk olmayınca anlıyorsunuz o şeyi ne kadar isteyip istemediğinizi. Bense bir süredir sırf birileri istiyor diye yapmıştım bir şeyleri ya da benden bekliyorlar diye... Aslında zaten insanlar hep bir şeyler bekler... Oysa bunun ne kadar yanlış olduğunu anlamam için böyle bir süre geçirmem gerekiyordu. Geçirdim, şimdi çok daha rahatım. 

Peki bu süreçten ne çıkarımlarım oldu dersiniz? 

Öncelikle ilk aşamam kesinlikle şuydu; "birisi istiyor olabilir ama ben istiyor muyum?" diye sordum kendime. Sonrasında; "gerçekte ne yapmak istiyorum?" diye sordum bu kez. Devamında da; "istediklerime ulaşmak için neler yapabilirim?" ,"bu ihtimaller gerçekten olası mı?" gibi sorular geldi. 

En önemli soru ise şu oldu her seferinde; "FARKIN NE?" 
Sahi farkımız ne? Gizli saklı kalmış bir yeteneğe mi sahibiz? Yoksa farkında olup geliştirme fırsatı bulamadığımız bir özelliğimiz mi var? Herkesten farklı bir bakış açımız mı var? Özgün bir şeyler mi yapıyoruz? 

Çoğumuz bu soruların cevaplarını kendine sormaya korkuyorken, çoğumuz da bu soruların üzerine cevaplarını hiç düşünmüyor. Aslında bunun sebebi ise; hazırcılık. Hazıra hızlı bir şekilde kavuşmayı, hazır olan şeyleri direkt alıp uygulamayı, hazır olan şeylerle uğraş vermeden ilgilenmeyi seviyoruz. Aslında bu kızılacak bir durum değil, çünkü hepimiz tüketiciyiz. İnsanız en önemlisi. Tüketmeyi, kısacık yaşamlarımızda bir şeyleri hızlandırıp kullanmayı istiyoruz. Çok da haksız sayılmayız. Ama hazırcılık kısmının olumsuz yönü var bunu fark etmiyoruz. Biraz da kendi zihnimizi çalıştırmak için çaba sarf etmiyoruz. "Birileri zaten hazırlamış ben neden uğraşayım ki?" diye düşünüyoruz. Bu tıpkı pandemi ile birlikte evde ekmek yapmayı öğrenmemiz gibi. Ekmek hep hazırdı, çıkıyor parasını veriyor sıcak bir şekilde alıp eve dönüyorduk. Oysa bazı şeylerden korktuk veya bazı zorunlulukların şartları değişti. Öğrendik. Şimdi bir şeyleri deniyor, kendimiz üretebiliyoruz. 

Buradan yola çıkıldığında şunu düşünüyorum; madem zorunda kalınca birçok şeye cesaret edebiliyoruz. Hayatımızda neden değişikliğe gitmeyelim? 

Hepimiz farklıyız. Hepimizin bambaşka karakteristik, fiziksel özellikleri var. Birimiz maviden hoşlanırken birimiz gri severiz. Sırf biri istiyor diye onun kalıbına uymak, sırf istiyoruz diye birini kalıbımıza uydurmak zorunda da değiliz! Hiçbirimiz birbirimize benzemiyoruz. Rengimiz, dilimiz, zevkimiz, huyumuz, hayalimiz ayrı. Bambaşka insanlarız işte. Bambaşka günler geçiriyor, bambaşka şeyleri düşünerek uyuyoruz. Doğadaki hiçbir şey birbirine benzemezken, biz birbirimize benzemek için savaşıyoruz.. Fotoğrafta ki iki yaprak birbirinin aynısı mı? Bu yüzden farkımızın da farkına varmamız gerekiyor aslında. Bugün bu yazıyı okuyan tüm renklilerden tek bir ricam olacak. Uzun uzun bu sorunun cevabını düşünün. Sizin cevabınız ne? Farklı yönünüzü biliyor musunuz? Bunun üzerine kafanızı yorun. Ciddi anlamda da yorulun. Kendi yolunuzdan ve özünüzden kaybolmadan, kendinize ait olabilecek yolda ilerleyin, araştırın yorulun pes etmeden uğraşın. Sonuçları olumsuz olsa bile denemekten korkmayın. En büyük pişmanlık; hiç denememiş olmaktır. Hayatınız hakkında kimsenin sözünü önde tutmayın, yaşadıklarınızı bir tek siz biliyor olacaksınız ve belki de birinin dediği yüzünden hayalinizden vazgeçeceksiniz. Kendi gününüzü kendi bildiğiniz, iyi hissettiğiniz şekilde geçirin. Hayatın tadını çıkarmayı hak ediyoruz. Bu hep aklınızın bir köşesinde "Kübra demişti" olarak kalsın. 

Şimdi ben size sorup bu zinciri başlattım, sıra sizin kendinize sormanızda. Yol sizin, hayat sizin nasıl eşlik edeceğiniz ise yine size kaldı. 

Umarım hem iç dökmeli hem mottolu bu yazı da ruhunuza renk katabilmiştir. Yeni, enerjik, ne istediğimizi bildiğimiz günlere hep bir ağızdan: Merhaba! deme vakti.🍀


Ruhunarenkkat Habit Tracker (Günlük Hedef / Alışkanlık Çizelgesi)


Herkese bol motivasyonlu, bol ilhamlı günler canım renkli okuyucularım! Umarım her geçen gün biraz daha iyi hissetmeye yakınlaşıyorsunuzdur. Hatta umarım burada birlikte kutlayacağımız birçok hayalin gerçekliğe dönüştüğü ana eşlik ederiz.

Bugün size yine instagram da çooook sorulan, herkese elimden geldiğince anlatmaya çalıştığım ve başta kendim olmak üzere yapan birçok kişide büyük etkilerini gördüğüm bir şeyi yapacağız. İster çizin, ister yazı sonunda ki linke tıklayarak yazdırılabilir halinin çıktısını indirip baskısını alın. Ay başında söz verdiğim gibi size özel tasarladım, size özel yazdım. Faydası dokuna! :)



Habit Tracker yani Bullet Journal'lerin vazgeçilmezi, ajandaların Türkçe ismiyle alışkanlık çizelgesi veya alışkanlık takip çizelgesi hayatımı o kadar kolaylaştırdı ki, size övüne övüne anlatmaya hazır hissediyorum kendimi. Fotoğraflarda görmüş olduğunuz çizelgeler ise, benim henüz tam bu işin içerisine derinlemesine girmeden önce kendi elcağızımla hazırladığım tablolar. Yamuk çizimlerimi vs göz önünde tutmazsak her halinden memnunum. :) Ayı da bitirirken topladım son 3 ayın raporlarını geldim buralara. :) Mart ayındaki düşüşün sebebini ise hepimiz biliyoruz... :(

Önce sırasıyla sorularınızın cevabından başlamak istiyorum. 3 aylık bir süreç sonrası atlamadan anlatmak hedefim. Ama şimdiden uyarayım çoook uzun ve detaylı bir yazı olacak. :)

Habit Tracker Nedir?


Habit tracker yani alışkanlık takip çizelgesi; belirli hedefler belirleyip bunları yaptıkça, uyguladıkça boyamanızı veya tik atmanızı sağlıyor. Böylelikle eksiklerinizi, biten ay içerisinde ne kadar artı veya eksi yön bulunduğunu görebiliyorsunuz. Habit tracker, özellikle bir plan yapmasına rağmen tamamlamakta uygulamakta zorluk çekenlerin çok kolay hayatına katabileceği bir çizelge.

Yine kendimden örneklendirmem gerekirse;
Normalde ajanda tutabilenlere, her şeyini planlayıp bir defterde süslü püslü oluşturabilmesine özenirim. Fakat 2020 başlarken yine aldığım kararlardan biri de, çalışmama haftayı, günleri hatta saatleri verimli geçirmeme yarayabilecek bir çizelge oluşturmaktı. Geçtiğimiz yıl çok fazla her şeye üşenip, açıkçası da fazlasıyla depresif hal sergileyince (buna inanmazsınız biliyorum ama sonranın konusu olsun bu da) ve yeni yılında bir şekilde içimde "her şeyin harika olacağı" hissini oluşturmasıyla tamamen kendime göre herhangi bir örneğe bakmadan, hatta asıl isminin ne olduğunu dahi bilmeden bir tablo oluşturdum. Üstelik adını da kendimce "günlük hedef çizelgem" olarak koydum.

Geçen yıl bilirsiniz ki ajanda satışı yaptım Shop hesabımızla. Bu ajanda bende de tetiklenir diye düşünürken, yine ajandamı yarıda bıraktım. O yüzden bu tablo, zinciri kırma tablosu ve mod renklerim hepsi hem göz önümde hem de daha çok hevesli olmamı sağladı. Bu sebepten ki alışkanlık takip çizelgesi, hayatıma bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. Üstelik kendimi eskisinden daha motive ve canlı hissediyorum.

Habit Tracker 'ın Hayatınıza Faydaları:


Gerçekleştirmek istediğiniz minimal hedefleri belirlemenizi ve sürekli onları hatırlayıp bir şekilde uygulamaya geçmenizi sağlar. Böylelikle hedefleriniz her zaman gözünüzün gördüğü noktada durup size bir göz kırpar. :)

Ay sonunda kendinize öz eleştiri yapabilmenizi sağlar. Eksik ve tam olan yönlerinizi görebilirsiniz. Bu şekilde doğru veya yanlış hedeflerinizi ayırt edebilirsiniz.

 İlk anda minimal olarak belirlediğiniz hedefi eğer ki zorlanarak tamamladıysanız, dozunu ne kadar arttırmanız gerektiğini görürsünüz. Kendi bünyenize ve günlük alışkanlıklarınıza göre daha da minimalleştirebilirsiniz.

♡ Sınırlarınızı ve yapabileceğinizin daha fazlasını görmenizi sağlar. Zor geldiyse, "gücüm yok, benden bu kadar" demek yerine, "zorlandım ama, biraz daha hafifletip sonraki ay tekrar deneyeyim" diyeceksiniz. (Örneğin; her gün 30 dk kitap okumak yerine, bir sonraki ay 20 dk okumayı denemek gibi) Kolay geldiyse, yeni bir hedef ekleyebileceğiniz gibi var olan hedefinizi minik bir boyutta arttırabileceksiniz. (Örneğin; 5 dk kitap okumak yerine bir sonraki ay 10 dk okumayı denemek gibi.)

En çok da mutlu olmanızı sağlar. Ciddi söylüyorum ki, yaptığınız her şeyin hayatınıza katkısı çok olacağı için, size iyi geldiğini ve kendinize gurur duyduğunuzu hissedeceksiniz.

5 Adımda Habit Tracker Yapalım 


Yine internet detoksunda olduğu gibi (okumayanlar da buraya tıklayarak ulaşabilir) sizin için Günlük Hedef Çizelgesi yapımını kolaylaştıracağım. Bu sebepten 5 adımda uygulanabilir bir Habit Tracker sahibi olacaksınız. 

Öncelikle malzemeler: Kağıt, kalem ve seçeceğiniz bir sürü boya kalemi. :)

1. Adım: 


Bir kağıda gün içinde yapmak istediğiniz hedeflerin listesini çıkarın. Benim örnek çizelgemdeki gibi düşünün, aslında günlük olabilecek ama hayatınıza katkı sağlatacak. Eğitimden, işe, ev ve özel yaşama her şey olabilir. 

Hedeflerinizi de minimal tutmaya, başlangıç aşamasında çok ciddi sorumluluktan ziyade alışmaya çalıştığınızı unutmamaya özen gösterin. 

2. Adım: 

Yazmış olduğunuz hedefleri ve yapmak istediğiniz şeyleri, günlük, haftalık ve aylık sıraya ayırabilirsiniz. Ben günlük ve haftalık olarak tercih ediyorum. Ama günlük olarak yapılması tavsiyemdir, Mart ayında günlük olana neredeyse tamamen geçtiğimi çünkü daha kolay ve takip edilebilir olduğunu söylemeliyim. Haftalık da ise blog yayını, internet detoksu gibi noktalar sebebiyle kullanıyorum. Bunu kendinize bir post-it e bile not edebilirsiniz. 

O yüzden günlük olan hedeflerinizi, mutlaka her gün yapacağınız hedefleri belirleyin.

3. Adım: 

Eğer kendi çiziminizle yapmak istiyorsanız (ki bu madde bunun içindir); her hedefiniz için aydaki gün sayılarına göre benim çizimlerimdeki tarzda bir kareli tablo oluşturun. 

Eğer benim tasarladığım Habit Tracker çıktısını kullanacaksanız da, zaten hazırsınız hedeflerinizi oraya işleyin ve başlayalım. :)

4. Adım: 

Hedefler listelere geçirildi, çizelgeler tamam. Öyleyse şimdi her gün işaretlemeye başlayabilirsiniz. İsterseniz ile isterseniz boyalarla işaretlemeniz yapın. Boyalarla yapmak sizi ekstra motive eder. O renklerin bir önceki günle bütünleştiğini görmek insanı nasıl mutlu ediyor tarif etmem mümkün değil. Sevdiğiniz renkleri seçin ve başlayın. Her hedef için farklı renk! 

Örneğin; bende gördüğünüz "Her gün bitki çayı içmek, içtikçe boya. Her gün dizi veya film izlemek, izlediysen boya." gibi... Eğer yapmadıysanız o günü boş bırakın, emin olun boş bırakmanız da hiç sorun değil. 

Ama diyelim ki boşluklarda büyük bir uzunluk var yani 5 gün art arda bir hedefi yapmamış, 2 gün yapmış, 7 gün daha yapmamışsınız. O zaman ya belirlediğiniz hedef ilk aşamada büyüktür, ya her gün yapmak için uygun değildir gün içindeki aktivite ve meşguliyetiniz sizi engelliyordur ya da yeteri kadar motivasyon olmamışsınızdır. 

Böyle durumlarda çizelgeyi bir kenara bırakmayın. Onun yerine ne olursa olsun ayın bitişine kadar her şeye devam etmeye çalışın ve bir sonraki ay değişim yapın. 

5. Adım: 

Diyelim ki ay bitti, yeni bir çizelge vakti. Önce 4.adımda da biraz bahsettiğim gibi hedefinizin boşluklarını iyi değerlendirin. Çok güçlü gördüğünüz mesela full yaptığınız hedefe sonraki ayda da devam edin, ister dozunu arttırın ister sabit bırakın ama daimi olsun. Böylece bir rutin gibi görmeye başlarsınız. 

Ve sonraki ay için alışkanlık çizelgenizi şöyle bir önünüze alın, yapamadıklarınızı neden yapamadığınızı, yaptıklarınızda da ne kadar iyi olduğunuzu fark edin. Böylelikle sonraki ay için yeni hedefler oluşturun. 

Eğer kolay geliyorsa ve bu çizelge size günlük rutinlerde kolaylık ve alışkanlık kazandırdıysa, ek hedef ekleyebilir yine yavaş yavaş adımlarla ilerleyebilirsiniz. 

Adımları bitirdikten sonra size verebileceğim en önemli tavsiye şu; asla bırakmamanız. Çünkü bıraktığınız her gün hatta şu da var "neyse bugün yapmadım yarın iki katını yapar işaretlerim" düşüncesi YANLIŞ! Ne olursa olsun o günün işini o gün yapın. Saat 00:00 itibariyle başlayıp sonraki günün 00:00 'ı le bitecek bir işi ertesi güne ERTELEMEYİN! O gün yapamıyorsanız da üzülüp, pişman olmak pes etmek yerine; artık devam edebilecek şekilde ilerlemeyi deneyin. "Bugün yapamadım ama..." ile başlatmayın cümleleri. Ertesi gün olduğunda "Dün yapamamıştım ama bugünün hedefini tamamladım, artık daha iyi olabilirim" diyin. 

Umarım tüm bu anlattıklarım fayda sağlar ve Nisan ayı itibariyle size iyi geldiğimi bilirim. Lütfen deneyenleriniz olursa bana mailden veya instagramda DM'den fotoğraf göndermeyi unutmayın. Çünkü gördükçe çoook mutlu oluyorum. Sizin için hazırladığım tasarımı da aşağıdaki renkli yazıdan linke tıklayarak indirebilir ve çıktısını alıp kolaylıkla kullanabilirsiniz. Hepinize yeni aya tatlı hazırlıklar ve renkli günler. 🌈

*Ruhunarenkkat tarafından oluşturulmuştur. Tüm hakları saklıdır.

Yenilenmenin İlk Adımı: Bahar Listesi


Mart ayı geldi, cemreler düştü havalar ısınmaya başladı derken kendimiz için de bir tazelenme hareketi başlatmamız gerekiyor diye düşündüm ve yine koşa koşa buraya geldim. Instagram'da bir liste oluşturdum ve gelen yorumlar üzerine epey de sevildi. :)

Geçenlerde tasarladığım bahar rutini listesi için hayatımızdaki temel noktalardan yola çıktım. Aslına da bakarsanız, hayatınıza katmanızı çok isteyeceğim şeyleri ekledim. Hele ki şu ılık, hafif rüzgarlı, üstlerde hala montların ceketlerin olduğu ara sıra yağmurlu bahar havaları kalp ben durumu mevcutken içimdeki keyifli Kübra'yı size tarif etmem zorlaşıyor.



İsterseniz çok konudan sapıp farklı muhabbetlere geçiş yapmadan, ana temamızdan ilerleyeyim. BAHAR GELİYOR! Ve ben de diyorum ki; o zaman tazelenelim, yenilenelim ve yepyeni bir sen ortaya çıksın! Haydi şimdi bahar listemizin detaylarına bakalım.

Öncelikle bu listeyi Ruhunarenkkat instagram hesabının motivasyon öne çıkanlarından tıklayarak ulaşabilir, ay sonunda tamamlama listesine yaptıklarınıza tik atarak gönderebilirsiniz. Yazı sonunda ise; sizin için tasarladığım baskı alınabilir, yine gözünüzün göreceği bir noktada duvara, masanıza vs. yapıştırabileceğiniz pdf halini bırakıyorum. Umarım bahar hepimize bol şifalı gelir.🙏

Bahar Rutini Listesi Nedir?


Vücudumuz ve yılın genel olarak enerji dönümleri için ara ara dinlenmek, arınıp tazelenmek şart hale geliyor. Bu sebepten de kendimize bahar aylarında özellikle de sonbahar başlangıcı ve ilkbahar başlangıcı gibi dönemlerde bir rutin listesi oluşturmamız, ruhumuza iyi gelecektir.

Bahar rutini listesi, kendinizi iyi hissettirecek birçok rutinin bulunduğu, aynı zamanda 21 gün kadar kadar kısa bir süre boyunca uyguladıktan sonra artık sonraki günlük yaşamınızda günlük olarak eklenebilecek rutinleri ortaya çıkartan bir liste. Ki biliyorsunuz ki; beynimiz bir alışkanlığa dönüşebilmek için 21 güne ihtiyaç duyuyor. Bence bu listedeki birçok şey kolay yoldan böylelikle hayatımıza adapte olacaktır. Hali hazırda ayın bitmesine de 21 gün kalmışken...

Dilerseniz, listede bir iki cümleyle neler yer alıyor ondan bahsedelim.

15 Maddelik Bahar Listesi:


☐ Önce kendini sev:
Artık ilk işimizin kendimizi sevmek olduğunu biliyoruzdur. Kendimizle barışık, huyumuzla fiziki özelliklerimizle kendimizi bir bütün olarak sevmemiz gerekiyor. Her sabah aynada kendinize şöyle bir bakın ve öpücük atın. Ne de güzelsiniz!

☐ Her gün pencereyi aç ve ortamını havalandır:
Özellikle kışın kapalı alanlardan neredeyse hiç çıkmadık, ama ona rağmen her gün rutin haline getirdiğim bir şey var. Kış soğuk demeden, camlarımı şöyle bir açıp en azından 5 dakika içerideki kirli havanın dışarı çıkmasını ve bulunduğum odanın temizlenmesini sağlamak. Annelerden kızlarına geçen rutinlerde bugün. :) Kışın o soğukta açmasını hiç anlamazdım, "üşüyorum ama nedeeen" derdim. Şimdiyse ondan önce davranıp açıyorum, aynı havayı solumayın.

☐ Bol bol yürüyüşe çık, kendini sahile göl kenarına at:
Üşenmeyin, havanın durumuna göre giyin rahat kıyafetlerinizi şöyle bir deniz havası göl huzuru içinize çekmeye gidin. Suyun dinginliği ruha şifadır.

☐ Günde en az 2 lt. su iç:
Bunu çok unutuyoruz! Hatta gün içinde içtiğimiz kahve, çay, meyve suları onun yerine geçer sanıyoruz. Hayır, suyu saf haliyle için. Dengelenin, vücudunuzdaki canlanmayı hissedin. Onun çok ihtiyacı var, emin olabilirsiniz.

☐ Doğa gezintisine çık, toprağa dokun:
İşler güçler, keyifler derken elimizde hep teknolojik aletler var. Şimdi hepsini bir kenara bırakın, dışarı çıkıp çimlere oturun, elinizi toprağa sürün. Negatif yükleriniz toprağa aksın.

☐ Her gün hayatındaki bir şey için teşekkür ve şükür et:
Bu ay ile birlikte hayatıma giren ve size de mutlaka önereceğim bir rutin. Akşam küçük bir deftere veya kağıda, o gün başınızdan geçenleri hissettiklerinizi düşünerek bir olumlama notu çıkarın. Daha doğrusu bir şey için o güne teşekkür edin ve yazın. Hem geriye dönüp baktığınızda teşekkürleriniz, şükürleriniz iyi hissettirecek hem de yazarak o an daha ferah hissedeceksiniz. Minicik mutluluklar, kocaman güzelliklere sebep olur.

☐ Günde en az 5 dk. nefes alma egzersizi yap:
Meditasyona, yogaya zaman bulamıyorsanız kendinizin meditasyon uzmanı olun. Rahat bir ortamda oturun, hoş kokular, loş ışık eşliğinde derin nefes alıp verme egzersizleri yapın. İyi enerjiler yüklensin bedeninize...

☐ Ruhuna iyi gelen müzikleri dinle, dans et: 
Özellikle akşam saatlerinde çok yoğun, ağır şarkılar yerine daha sakin şarkılar dinleyin. İçinizden geliyorsa dans edin, sevdiceğiniz varsa elini tutup dansa kaldırın. Müzik ruhun gıdasıdır diye boşa denmemiş. :)

☐ Sosyalleş, cafeden çık açıkhava etkinliklerine katıl:
Evde oturup, kendinle vakit geçirmek güzel. Ama arada sohbet arkadaşları, açıkhava da gerçekleşen keyifli aktivitelere de katılmak şart. Biraz sosyallik enerjini yükseltir. Gün sonunda yorulsan da önemli değil, keyifliydi. :)

☐ Ailenle birlikte verimli (internetten uzak) vakit geçir:
Şu maddenin üstüne basa basa söylüyorum ki, artık günümüzün çoğu internet ve telefon başında geçiyor. Oysa eskiden öyle miydi? Cidden büyüklerimizin neden böyle dediğini artık daha iyi anlıyorum. :) Ailenizle yüz yüze olduğunuz ortam en güzeli, ister sohbet edin ister televizyon izleyin. Ama hep beraber birkaç verimli saatiniz olsun. Aile; instagramda atılan son posttan daha önce gelir.

☐ Tam peeling zamanı! Kendine bahar bakımı yap:
En başta da dediğim gibi yenilenme zamanını değerlendirmek gerek. Bakım malzemeleri ortaya çıksın, cildimizi yeni bir mevsime hazırlıyoruz.

☐ Haftada en az 1 gün internet detoksu yap: 
Ben bunu uzun uzuuun şu yazımda anlattım. Mutlaka okuyun ve "haftada en az 1 gün telefonu elinizden bırakın" :)

☐ Bahar temizliği yap, bulunduğun ortamı arındır:
Odanı veya evini, ofis masanı şöyle bir temizlemenin, toplamanın vakti gelmedi mi? Yaymıyoruz, her şeyi daha düzenli ve en azından bir sonraki dağıtmaya kadar ferah hale getiriyoruz. :)

☐ Sokak hayvanlarını besle ve sev:
Onların da sevgiye muhtaç olduğunu unutmamalıyız. Sevemiyor, dokunamıyor, korkuyorsak bir kap su bir kap yiyecek de olur. Yeter ki unutmayalım.

☐ Bir tohum bırak toprağa, bir fidan veya çiçek dik:
Tam zamanı şimdi, bir tohum atıp ardından yazla birlikte yeşillenişini, çiçeklenmesini izlemek harika... Şimdi toprakla uğraşalım ve bir çiçek dikelim mesela. Ne iyi gelecek...

Ve bu listeyi göz önünde bir yere asıp ✔️ atmak için aşağıdaki bağlantıdan indirme işlemini gerçekleştirebilirsiniz. Şimdiden hepinize keyifli çiçekli mevsimler dilerim. Motivasyonlu yazıların devamı gelsin istiyorsanız, evet gelecek. :) Hoş kalın, çiçekler benden size.💐

Ruhunarenkkat Bahar Listesi