Dizili Filmli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Community İzlemeniz için 5 Sebep

 
Uzun zamandır dizi yazmayışımın sebebi aslında izlemediğimden değil de şöyle gümbür gümbür her yerde paylaşmak istediğim oranı aşamamış olmalarıydı. Hepsi kendi alanında harika ama işte belli kriterlerim var n'apalım. Hoş bu yılın başından beri uzun sezonlu, eski yıllardan ve overrated türden diziler izliyorum. (birkaç tane haricinde) Bugün bahsedeceğim de onlardan biri. Normalde sitcomda çok anlatmam yani sitcomdur neticede ve sevilir sevilmez ama bir şekilde izlenir. İşte Community ile o algılar yıkılacaktır. (Bazı klasikleşen yapımlar gibi)

Hepsinden önce şu az önce söylediğim dizi kriterlerimi yazayım. En azından anlattıklarımı anlama konusunda yardımcı olur ve neyi neden eleştirdiğimi daha net görürsünüz. 

Kriterlerim; 

1. Dizinin IMDb puanı: Ki son yıllarda önemi kalmamış gibi görünse de yani bazı fanlar ve haterların istismarına yol açsa da hala oraya mutlaka bakıyorum. Dizinin 7 üstü puan alması kafi. 8 üstüyse koşa koşa açıyorum zaten. (bazıları hariç, bahsedeceğim)

2. Popülerlik: Dizinin popülerlik sonucunda her yerinde ayılıp bayılınması beni yo ru yor. Bugüne kadar tek izlediğim popüler dizi (yani popüler olduğu zamanda) LCDP idi. Onu da "enee bu popüler miymiş" diye sonradan fark etmiştim. Neyse dizi popüler olduğunda ister istemez kusma, bağırıp kaçma isteği geliyor. Ne kadar az bilinirse, ne kadar az bir seven kitlesi olursa artı puan gözümde. 

3. Belli türler: Öyle full sitcom izleyen biri gibi aramıyorum mesela dizileri. Bazı türler gözümde çok çekicidir. Mesela; dönem dizileri, savaş temalı ve tarihi diziler, eski yılların dizileri (1980-90 lı yıllardan itibaren günümüze gelenler), overrated/underrated diziler ki bunlar en sevdiklerimdir öyle tatlı bir azınlığı var ki diziyi izleyen hani iyi ki çoluk çocuğun eline kalmamış derim izledikçe, klasikleşen uzun soluklu çok sezonlu diziler. 

4. Oyuncular: Karakter seçimi her şeydir. İstediğiniz kadar dizideki karakterlerin tipine boyuna bosuna aldanın, orada önemli olan oyunculuktur ve kadronun birbiriyle uyumudur. Bunu da Friends gibi dizilerde görüyoruz işte. 

5. Platform: Ben netflix sevmediğimi çok söylemiştim. Tabii tercih meselesi. Bu yüzden dizinin hangi platformdan ya da kanaldan yayınlandığına dikkat ediyorum. Netflix'in harika dizileri var istisna tabii ama benim tercihim genelde HBO veya Amazon ağırlıklı oluyor. Daha sağlam yapımlar olduğunu düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın dizinin başlangıcına bakıyorum. Dizi yıllar önce yayınlanmış ama Netflix'e yeni gelmiş olanlar bu kıstasa girmiyor. 

6. Final sezonunun tatmini: Bazı diziler istediğimiz gibi bitmiyor ya ben ona çok kızıyorum işte. O kadar sevdirip bağra basıp neden bunu yapıyorsunuz ki? Şu an bahsedeceğim dizi de tatmin edemese bile dizinin teması bile her şeyiyle kabulümüz oluyor. 

Kriterlerimi de şöyle bir anlattığıma göre; gelelim "Neden Community İzlemelisiniz?" sorusunun cevabına. 



Community 

(2009-2015) IMDb Puanı: 8.5/10 


Konusu: Jeff Winger bir avukattır fakat sahte diploma ile hiç bitirmediği bir okulun mezunu gibi avukat olmuştur. Bu durum ortaya çıkınca kendisini Community College'de bulur. Orada Britta'yı görür hoşlanır ve sahte bir İspanyolca kursu imajı verir. Britta ise arkadaşlarını getirir, işte bizim asıl Community dediğimiz topluluk oluşmuş olur. Bu topluluk normalde asla bir araya gelmeyecek 7 kişiden oluşur ve aralarında okulu bitirmek için geçirdikleri zamanlarda bir arkadaşlık başlar. 

Konuyu böylece tanımladıktan sonra "Community izlemeniz için 5 sebep" anlatmaya geldi sıra. Ardından da şöyle bir yorumlayacağım izninizle. Neden izlemelisiniz?

Community İzlemeniz için 5 Sebep:


1. Arkadaşlık-Aile Duygusu: Dizinin işlediği en güzel tema bu. İlk başlarda belki birbirleriyle o kadar vakit geçirmiyorlardı, belki bu kadar iyi anlaşmıyorlardı ama ilk birkaç bölüm sonrası giderek oluşan aile olma hissini yaşıyorlar beraber. İyi kötü her anlarında birbirlerinin yanında oluyorlar, koruyup kolluyorlar. Ve gruplarına son sezonlarda başka yüzleri katmış olsalar da her zaman ana grup ile gerçek bir aile oluyorlar. Bu açıdan bize de arkadaşlık ilişkilerimize, romantik ilişkilerimize, aile ilişkilerimize de başka bir bakış açısı kazandırmayı ihmal etmiyorlar. 

Biraz Modern Family tadında da denebilir. Günün sonunda o sorun hallolmuş, konuşulmuş ve mutlu bir akşama girilmiş oluyor. Ve her şeyin aslında çözüme kavuşabileceği, dostlar arasında da her şeyin doğru ve mümkün olduğu gözüküyor.




2. İkonik Bölümler: Dizinin duygusu en güzel teması olsa da bu gözümde diğer dizileri sollatan harika bir detay. Özellikle Paintball bölümleri, Halloween, Yastık ve Yorgan Savaşı, Atari Video Oyunu bölümleri, Remedial Chaos Theory veya Noel Bölümleri başta olmak üzere akılda kalan pek çok ikon bölümlere sahip. Üstelik bu durum sadece bölümü değiştirmekle kalmıyor, dizi jeneriğini bile bölüme uyduruyor. Ama her zaman atari oyunu karakterlerine dönüşmüş olmaları en gözde sahnem olacak. NET!

Bir şekilde favori bölümler listenizi oluşturmaya yarayan bu duruma bayılıyorum. Hoş 5.sezon itibarıyla bunu çok göremesek de ilk 4 sezon ağzınıza layık bir izleme şöleni yaşatılıyor bu konuda. Şu görsele bakar mısınız? Bu karakterlerle bir bölüm boyunca gerçek bir video oyunu oynandı. Geçen emeği ve harcanan zamanı hayal edebiliyor musunuz? Tek kelime; mü kem mel.




3. Bazı Karakterlerin Oyunculuk Şovları: Özellikle Dekan Palton'un muhteşemliği der susarım. O her kostüme uyumuyla çalışma odasına girişi dillere destandır. Ki dizinin de Troy ve Abed karakterlerinden sonraki en favorisidir. İzlerken her oyuncuyu diziden çok gerçeği oynuyorlarmış gibi hissediyorsunuz, bu da kaliteli oyunculuklarının ispati bence.

Hiçbir karakter asla sırıtmıyor, sanki gerçek hayatlarında kameraya alınmış gibi davranıyorlar. Özellikle Abed'in belgesel yaptığı bölümlerde bu net anlaşılan bir durum.




4. Zaman Geçirmek için İdeal:
Çok daraltıcı, sıkıcı bir gün geçirdikten sonra rahatlamak, keyiflenmek için izlenecek dizilerden biri. Şahsen keyifsiz hissettiğim çoğu anda kahkaha attıracak kadar başarılı oldu kendisi. Zaten bölümlerin 20-25 dk. aralığında olması çerez gibi bitirmek için yapılmış sanki. Üstelik detaylara fark ederek izlerseniz birçok konuyu da tiye aldığını göreceksiniz. Bu her dizide olan bir şey değil. Takdir edilesi. İnceden inceden yapılanları her zaman sevmişimdir. 

Hem bir şeyler kap hem de zaman geçerken keyifli hal alsın. Oldu bu iş, aynen Community'deyiz!




5. Troy ve Abed: Troy and Abed in the mooorning! repliği hala kafamda dönüp durmakla beraber, Abed'in Troy'lu sezonlarda bolca "cool, coolcoolcool" diyor olması arkadaşlık ilişkim konusunda da benzetme yapmamı sağlamıştır. Birebir en yakın arkadaşıma ilişkime benziyorlar ya yani bu kadar olur. (Buradan toşum Hikmet'e mor kalpler :D) 3. maddede belirttiğim Troy ve Abed ikilisi gelmiş geçmiş en iyi kanka karakterler bence. En çok da tokalaşmaları gözlerden kalp çıkaran cinsten. Sırf onlar için bile dizi izlenir. 

Aslında Pierce ve Troy karakterleri ilk başta çok yakın arkadaş eküri modunda hesaplanmış, ancak Troy (Donald Glover) ve Abed (Danny Pudi)'in gerçek hayatta da çok yakın arkadaş olmaları sebebiyle dizide daha gerçekçi olacağı düşünülmüş. Çook şükür diyorum ben buna. :)




-DİKKAT SPOİLER!- 

Dizide bazı çatlakların oluşması, Pierce karakteriyle senaristin arasında bitmek bilmeyen tartışmalar dizide önce senaristin değişimi, Pierce'in ayrılması, sonra müzik kariyerine ağırlık vermek isteyen Donald Glover'in (ki kendisinin şarkılarını çok severim) ayrılması yani Troy'un, sonra da son sezonda babasının rahatsızlığı ile diziden ayrılan Shirley ile sonuçlandı. Yani dizideki 7 kişilik kadronun 3ü gidince, her ne kadar Pierce için sevilmeyen karakter gözüyle bakılsa da -dizide o zıtlık olmalıydı diye düşünüyorum- dizide parçalanmış oldu. 4.sezon sonunda başlayan bu çatırdama reytinglere yansıdı. Ve son 2 sezon eskisi gibi hiç hissettirmedi. Hoş ben sadece Troy'un eksikliğini hissettim ama...

-SPOİLER SONU-

Dizide şu da var ki takdir ettiğim; ilk sezondan beri şu cümle vardı "6 sezon 1 film". Yani bu replikler içinde öylece sahnelerin muhabbetlerinde geçiyordu ve gerçekten de 6 sezonla şartlar değiştiğinde bile tamamladılar. Bu başarıdır. Çoğu dizi sorunlar oluştuğunda maalesef final bile yapmadan çekilebiliyordu. Community açısından bu geçerli değil. Şimdi de filmini bekliyoruz bakalım yayınlansa da özlem gidersek. 

Hem kısaca diziden bahsettim hem de çaktırmadan kendi yorumlarımı yaparak 5 sebebi sundum size ama tabii ki anlatacaklarım bununla bitmedi. 

Dizide neyi sevmeyebilirsiniz
Pierce karakterinin aykırı davranışları (ki kendisi böyle bir rolde olmak istemiyormuş bu yüzden çok tartışmış), ilk başlarda dönen cinsel şakalı muhabbetleri, ilk bölümlerde karakterlere alışmak konusunda zorlanabilirsiniz. Bakın zorlanırsınız diyorum, sevmezsiniz ve ilk sezonda bırakır gidersiniz demiyorum. Birazcık zorlanır ve alışırsınız sonrası da su gibi akar gider nasıl finallediğinize üzülürsünüz. 

Size tavsiyem bir an önce bu güzel diziye başlamanız ve overratedlar arasındaki en iyiyle tanışmanız yönünde olur. Şimdiden iyi seyirler dileyerek huzurlarınızdan ayrılıyorum. Keyifle kalınız. 🎬

Sıcacık Aşk Hikayeleri: Modern Love Dizi Yorumu

 

Yeni bir dizi yorumuyla merhaba diziseverlerim. Böylelikle yılın başlangıcını en sevdiğin naif dizi önerimle başlatmayı hedefledim. Bu kez Amazon Prime'da yeni yıla mutlaka izlenesi diyebileceğim en iyi dizilerden biriyle geldim. Gerçi Amazon deyince akan sular duruyor artık bende ama olsun, önereceklerim daha çoook nasılsa. Burada da Fleabag ile başlayan dizi yolculuğum, Modern Love ile devam etmişti. Hatta bu yolculuğuma sevdiğim beyi de kattım, hem eşlik etti hem de o da benimle aynı fikre sahip oldu. Sonuç olarak; Modern Love dizisini çok fazla sevdim ve gördüğünüz üzere anlatmak için buradayım. Gerçi bitirip gelemedim, biraz süreç uzadı ama mazur görünüz lütfen. :) 

Sıcacık aşk hikayelerini, gerçek yaşanmışlıkları, uyarlamaları, okuyunca tebessüm ettiğiniz çiftleri seviyor musunuz? Cevabınız evet ise; bu dizi tam siz göre diyebilirim. Çünkü Modern Love The New York Times gazetesinin köşe yazılarında yayınlanan gerçek hikayelerin uyarlaması tadında bir mini dizi. Evet, ne yazık ki mini. :( Tek sezonluk, 8 bölümden oluşan dizi 30'ar dakika ile çerez gibi bitiyor ve daha doyamadan bir sonraki bölüme geçmiş buluyorsunuz kendinizi... Gazetede yayınlanması sizi korkutmasın, malum bizim gazetelerin komikli yazıları gibi değiller. Oldukça hoş ve naifler. Bu yüzden de herkes izlesin, herkes sevsin istiyorum. :)

Modern Love dizisini nasıl bulduğumu da anlatayım ki hep anlatırım bilirsiniz. Çok severek bahsettiğim bir dizinin mutlaka bir başlama hikayesi oluyor bende kısa da olsa. Bu diziye de Andrew Scott'lı bir arayış içerisindeyken denk geldim, üstüne bir de Anne Hathaway'i görünce önceliklilerimden biri olmuştu. Ki bu iki oyuncunun da hayranıyımdır. Özellikle Andrew Scott için ayrıca ilgiliyim, açıkçası her türden dram, komedi, gerilim gibi tarzlara çok yakıştığını ve iyi taşıdığını düşünüyorum. Çok kaliteli oyunculardan. 

Yeteri kadar da uzattığıma göre isterseniz Modern Love dizisinden konusundan, anlatılan hikayelerden ve gözümden değerlendirmesinden bahsedeyim. 


Modern Love Dizi Konusu:

Az önce de belirttiğim gibi The New York Times gazetesinde bulunan köşe yazılarından uyarlanmış dizi birçok aşk hikayesini anlatıyor bizlere. Ve öyle aşk hikayesi deyince hayalinizde canlandırdığınız vıcık vıcık durumlar, açık saçıklı sahneler, derin dramların burada hiç işi yok. Hepsini benim tabirimle naiflikle, sizin gözünüzden yorumlayacak olursam da sadelikle anlatmışlar. Daha doğrusu uyarlamışlar demeliyim. 

Her bölümün başlıkları ve kısaca içerikleri çok dikkatimi çekmişti. Örneğin; "Kapıcı esas adamınız olursa", "Aşk tanrınız meraklı bir gazeteci olursa", "Baba gibi gözükse ne olur, sonuçta sadece bir akşam yemeği öyle değil mi?" gibi enteresan bölüm başlıkları olunca, dedim "aha gene saçma şeyler mi gelecek yoksa?". Ama beni öyle bir yanılttı ki adeta Amazon yüzüme "ben Netflix değilim!" diye çarptı. :D

Şimdi güldük eğlendik de bir önceki cümlemde şaka yapmıyordum. :) Ciddi anlamda Amazon dizilerini izledikçe Netflix'ten kat be kat sağlam ve kaliteli olduğunu görüyorum. Netflix'te ki sürekli yaş sınırlı sahneler, hatta biz yetişkinler için bile fazla olan sahneler vs. kaldırılması zor oluyor, üst üste geldiklerinde. O yüzden biri benim için araç birisi ise keyifli geçirdiğim vakit platformu olarak adlandırılacak bundan sonra.

Neyse burada da ufak atarımı yaptığıma göre devam edelim. Ne diyorduk? Evet, baktım ki Modern Love'un içeriği bambaşka, şahane. Hem de ilk bölümden kalbe taht kuran cinsten. Böyle güzel hikayelerin yaşanmış olması ne hoş... 

Benim en sevdiğim 3 bölüm var. 1,7 ve final bölümü olan 8 gerçekten de içime işledi. 1.bölüm kapıcı olarak bahsi geçen bölüm adı. Oradaki Guzmin abi gerçekten her aileye gereken bir abiydi bence, Maggi'yi koruması ve özellikle onun son bölümde "ben hep senin gözlerine bakıyordum" demesi içime işledi desem yeridir. Hatta bugüne kadar izlediğim tüm diziler içinde favorim bile diyebilirim. 7.bölüm Andrew Scott'un olduğu bölümdü ama bana göre en keyifli ve aşktan çok aile, arkadaşlık temasıyla keyif alınandı. 8.bölüm zaten finaldi ama finalin ilk yarısının bir hikaye, diğer yarısının da tüm karakterlerin bağlanması olduğunu görmek çok iyi hissettirdi. O kadar dokunaklıydı ki normal hikayesi de etkilenmeme sebepti. 

Her bölüm de işlenen temalar da özenle seçilmiş gibi geldi bana. Bazısında yalnız olmamak, bazısında unutulmayan aşklar, bazısında kurtarılan evlilik, ikinci bahar, bipolar gibi konular mevcut. Yani aslında "hayatın içinden" de denebilir. 

Modern Love IMDb'de 8.0 puana sahip ve bence bu bir dizi için oldukça iyi bir puan. Hatta daha fazlasını bile hak ediyordu diyorum bazı bazı. Bu diziye benzer olarak Netflix'in Easy dizisi öneriliyor bazı yerlerde, fakat ben onun kapağına bakınca külot gördüğüm için şimdiden önyargılıyım. Yine de listemde ola ki izlersem mutlaka yorumlar kısaca da olsa bahsederim. 

Modern Love için söyleyebileceğim özet şeyler ise; kesinlikle oyunculukların, anlatılan hikayelerin oldukça iyi ve yalın olması diyebilirim. Karmaşık bir sürükleyicilikten ziyade izleyenine dokunan hatta kendi ilişkisini gözden geçirten, içe işleyen bir hissi var. Bu sebepten en sevdiğim dizilerin başında gelmekte. Mutlaka izlenmeli diyorum, listelere eklensin!

İzleyenlerin kısa bir yorumunu da alırım tabii, isterseniz yorumlarda buluşabiliriz. Şimdiden herkese keyifli huzurlu izlemeler diler ve harika bir dizi bırakarak huzurlarınızdan ayrılırım. Tekrar görüşürüz! Hoş kalın!

* Not: Kapak fotoğrafı https://weareroyale.com/case-studies/modern-love/ adresinden alıntıdır. Çok çok hoşuma gittiğini ve farklı geldiğini söylemek isterim. 

Yeşilçam Film İzleme Etkinliği #1

 

Herkese merhaba canımlar! Size çok hoş bir etkinlik getirdim. Bu kez eski günlere gidiyoruz, eski filmleri izleyerek yeri geliyor hüzünleniyor yeri geliyor duygulanıp mutlu oluyoruz. Hem ne varsa eskilerde var değil mi? Biraz nostalji havası aldı mı insan, çoğu şeyin kıymetini anlar hale geliyor aslında. 

Misal ben 90'lar çocuğuyum. Yani tam olarak yaşayan doya doya taso oynayıp, yumiyum yiyen, pokemonla ay savaşçısı izleyen, seksekle ip atlamayı bilen bir nesilde yetiştim. Hatta bunları tam anlamıyla sonuna kadar sömüren bir nesille. :) Ki bu sebepten de çokça özlerim, sırf çocukluğumu bir kez böylesine yaşayabilmeyi özgürce bisiklet turu yaptığım sokakları.. 

Her halükarda bu etkinliğin bize iyi geleceğini düşündüm. Hem birlikte izleyip birlikte güler eğleniriz fikri oldukça cazip geldi. Açıkçası yerli dizi ve filmlerin çok da tatmin etmediği günümüzde, eskiye dönük olmak hep +1 bende. Resmen bu yazıyı yazarken de arka fonda "bu ne dünya kardeşim seven sevenee" çalıyor. İnanılmaz bir heyecan var. 

Şimdi isterseniz lafı çok dolandırmadan etkinlik detaylarına geçeyim. Öncelikle etkinlik için instagramda bir anket yaptım, birlikte izlemek isteyenlerin yüksek sayıda olması çok şaşırttı bunu da eklemem gerek. :) Sonrasında filmleri belirledim ki bu filmler listenin 1.sinde yer alanlar. Çünkü oldukça fazla film var ve ilk etkinlik bittikten sonra ikinciyi de devam ettirmeyi çok istiyorum. En ama en çok sevilen, beğenilen top 10 listesini de böylece hazırlamış oldum. 

Filmlerimiz sizin oylarınızla beraber (en çok oy alandan aza doğru) şu sıralamada izlenecek; 


1. Selvi Boylum Al Yazmalım
İzlenecek Gün: 28 Kasım Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

2. Çöpçüler Kralı
İzlenecek Gün: 5 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

3. Gülen Gözler
İzlenecek Gün: 12 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

4. Ah Nerede
İzlenecek Gün: 19 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

5. Bizim Aile
İzlenecek Gün: 26 Aralık Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

6. Hababam Sınıfı Uyanıyor
İzlenecek Gün: 2 Ocak Cumartesi (2021)
Saat: 20:00-22:00

7. Neşeli Günler
İzlenecek Gün: 9 Ocak Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

8. Tosun Paşa
İzlenecek Gün: 16 Ocak Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

9. Şaban Oğlu Şaban
İzlenecek Gün: 23 Ocak Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

10. Köyden İndim Şehire
İzlenecek Gün: 30 Ocak Cumartesi
Saat: 20:00-22:00

Ve böylelikle son filmimizi de Ocak ayının sonunda bitiriyoruz. Tabii biz instagramda böyle başlangıç yaptığımız için, sonradan katılmak isteyenler kendi tarihlerini oluşturabilir. Aynı zamanda buradan da detaylıca ufak yorumlarını girmek istiyorum filmleri izledikçe. Çünkü konularını unuttuğumuz gibi, kısa kısa da aklınızda bulunacak bazı notlar eklemek mantıklı geliyor bana. 

Ayrıca etkinlik olması gözünüzü korkutmasın, her filme katılabileceğiniz gibi bazılarına denk gelemezseniz de hiç sorun değil. Yeter ki beraber izleyelim. :)

Maksadımız şu stresli ve zor geçen günlerimizde biraz da olsa neşelenmek ve uğraşlarımızla keyfimizi yerin getirmek. Buradan da katılmak isteyen olur diye yazıyı yayınlamaya karar verdim. Umarım ki sevilir ve çok kalabalık bir kitle halinde cumartesi akşamları yeşilçam hasretimizi gideririz hep birlikte... 

O halde şimdiden hepinize keyifli izlemeler diliyor ve instagramımda da etkinliği takip etmek isteyenler için şuracığa linki bırakıyorum. 

Instagram'da Yeşilçam Film İzleme Etkinliği: buraya tıklayabilirsiniz. 

Bir de ufak bir not: 
Listede bulunan tüm filmler Youtube'da Arzu Film'in restorasyonlu yayınlanmış haliyle bulunuyor. Oldukça canlı ve kaliteli izlemek için aklınızda bulunsun. Çokça sevgiler, 2. seride tekrar görüşmek üzere ^.^

İzlemeniz Gereken 5 Dizi Önerisi #4


Yepyeni bir dizi serisiyle mer-ha-ba! 3 seriden aldığım tatlı yorumlara bakılırsa her şey yolunda, bu serilerin bol bol devamı da gelecek. :) Fakat film önerisi isteyenler için Instagram adresimde ki öne çıkanlarımı önereceğim. Her ay başı film listesi yaparak sunmaya başladım. 10'ar filmi liste olarak paylaşmaktayım. (İlgilenenler buraya tıklayarak listelerime ulaşabilir)

Bu yazıda size benim çok sevdiğim 5 kadın dizisini anlatacağım. Sıkı durun, çünkü bu kadınlar en güçlü hikayelere sahipler ve oldukça ilham veriyorlar. İzlediğiniz zaman ya aralarındaki arkadaşlığa, ya hayallerini gerçekleştirme yolculuklarına ya da ne yaşarsa yaşasın güçlü olan karakterlerine hayran kalıyorsunuz. 

Eminim izledikleriniz ve bildiklerinizde vardır ama dilerseniz her bir müthiş ötesi dizimin yorumlarına başlayalım. Tabii kadın dizilerini listeleyebilmek de epey zor oldu benim için, daha fazlası izlenecekler içinde hâlâ bekler konumda kaldı. 



1. Selfmade: Madam C.J. Walker

Imdb Puanı: (7,4/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,4/10)

Sarah ablamızın tontiş halleriyle bizi hemen kendisine bağlayan Selfmade tam bir kadın gücü hikayesi. 4 bölümlük mini dizi olarak yayınlanan Selfmade'in konusu ise şu şekilde; Sarah Breedlove kocası tarafından hor görülen, manevi şiddete maruz kalıp terk edilen bir kadındır. Saçları dökülmektedir, öyle ki bu durum onu utanca sürüklemektedir. Aynı zamanda çamaşır yıkayan Sarah, kocasının gittiği sırada evine gelen bir kadınla tanışır. Addie Monroe adlı bu kadın saç bakım yağı satan biridir ve Sarah'a ev işlerinde yardım etmesi karşılığı bakım ürününü vermektedir. Bu ürünün satışıyla ilgili Sarah gerçek gözlemlerini olası müşterilere aktarmak istediğinde Addie tarafından incitilir ve kendi işini kurma kararı alır. Böylece aralarında büyük bir sürtüşme başlayacaktır. Sonrası ise tamamen gerçeğe dayalı bir yaşanmışlık örgüsü olacaktır. 

Sarah C.J. Walker olduktan sonraki yaşadıkları, yaşamının sonuna kadar kızıyla ailesiyle ordan oraya sürüklenip, neler yaptığı gözlerimizin önünde. Oyunculuklar o kadar güzel ki hem diziye kapılıyor hem de ablamızı seviyorsunuz. Tam yerinde bir finalle de son bulan Selfmade her kadının izlemesi ve kendi hayalleri için çıkarımda bulunması gereken bir dizi. 



2. Girlboss

Imdb Puanı: (7/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,5/10)

Girlboss neredeyse kimsenin duymadığı, popülerliğe ulaşamadan yayınına son verilmiş bir sezonluk çerez dizi. Açıkçası böylesi daha güzel. Of herkes LCDP gibi abanınca ben biraz hoşlanmıyorum ne yalan söyleyeyim, popülerliğin de dozunu abartmak başka bir şey... 

Girlboss dizisi benim için oldukça eğlenceli, yine güçlendirici, ama bir o kadar da keyifliydi. Sanıyorum ki başlangıcı itibariyle çok hoşuma gittiğindendir ki Sophia karakterine çok bağlandım. Hatta birinci sezon sonunda devam edilmeme kararına üzüldüm. Fakat sonrasında düşününce aslında dizi tam yerinde ve akılda soru bırakmadan bitmiş, yani tadında. O yüzden gönlümüz rahat, konusuna gelebiliriz. 

Sophia biraz aylak, haşarı ve tabiri caizse fırlama bir kızımızdır. Tam olarak bir iş tutturamamış, ne yapacağını bilmeyen kirasını ödeyememesine rağmen hedefi de olmayandır. Tesadüfen girdiği bir vintage mağazası hayatını değiştirecektir. Burada müthiş bir ceket fark eder ama satan kişiye bu ceketi alırken asıl değerinin bu olmadığını söyler. Ve ardından ceketini gidip ebay mağazasında satışa koyar derken 10 dolarlık ceket oldu mu size 600 dolar. ^^ Fark eder ki aslında bu işi yapabilir ve kendi dükkanını açma yolunda ilerlemesini izlemeye başlarız. 

Başına bir sürü komik şey geliyor, hatta bazen Sophia'ya kızıyor bazen de üzülüyoruz. Ama hep bir şekilde toparlanıp kendi usulüne göre her şeyi hallediyor. O sebepten Girlboss'u çok seveceğinizi düşünmekteyim. Girlboss aynı adlı kitaptan uyarlama, ama başlangıçta bile diyor ki; burada olanlar gevşek anlatımdır. Yani bariz bir şekilde tema hep fırlama karakterlik. :)

Aynı zamanda sadece iş değil Sophia'nın arkadaşlıkları, komşulukları, iş dünyasında karşılaştığı kişileri, ilişkisini de görüyoruz. İzleyelim, sonuyla da mutlu olalım derim.


3. Unorthodox


Imdb Puanı: (8,1/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (10/10)

Uzun uzun şuradaki yazımda anlattığım, sevmelere sarmalara doyamadığım biricik dizim oluyor kendisi. Burada da kısaca bahsedeyim ama detaylı yorumunu okuyun derim.

Esty Yahudi Hasidik cemiyetindendir ve orada bulunan bir çocuk ile evlendirilir. Fakat en başından beri başka bir dünya hayali olan Esty evliliğinde çocuk baskısı, psikolojik bir çöküş sonrası soluğu Almanya'da alır. Orada ise yepyeni, özgür ve bol müzikli yaşamı başlar. Geçmişiyse bir türlü peşini bırakmaz, en sonunda ise bunla yüzleşir ve mutlu huzurlu bir sonla bize veda eder. Oyunculukların kalitesinden tutun, kurguya, hikayenin çekiciliğine ve herkese karşı empati yaptıran özelliğine bakıldığında "mükemmel" demek doğru!

Netflix'in şaşırtıcı derecede kaliteli yaptığı bir yapım olan Unorthodox 4 bölümlük bir mini dizi. İnsan izledikçe bitsin istemiyor, ama bir yandan da konu o kadar net ki uzamasının da bir faydası yok. Gerçek hayattan alınan ve bazı yerleri değişime uğrayarak aktarılan Unorthodox bana göre müthiş bir etkileyiciliğe sahip. Imdb puanı neden bu kadar düşük bilemiyorum ama benim gözümden puanını görüyorsunuz. 

İliklerime kadar derin etki gösteren dizimdir, tek geçemem ama mesela When They See Us etkileyişiyle yarışır diyebilirim. Mutlaka ama mutlaka izleyin. 


4. Dead to Me


Imdb Puanı: (8,1/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,9/10)

Dead to Me için biraz kaba tabir edeceğim giriş cümlesi seçmiştim aslına bakarsanız (ilk başta lütfedip yüzüne bakmadığınız sonradan popi yaptığınız diyecektim kiii), ama bundan vazgeçip ilkten kimsenin haberinin olmadığı sonrasındaysa popülerlik patlaması yaşayan bir dizi diyebilirim. 

Detaylı yazısında bahsettiğim Dead to Me 'yi buradan okuyabilirsiniz. Ama yine bahsedeceğim; Jennifer evli ve iki çocuk annesidir, eşini araba çarpıp kaçmış ve eşi de orada ölmüştür. Judy ise nişanlısı tarafından terk edilen biridir. İkisi yas grubu adlı bir terapide tanışır ve sonrasında arkadaşlıktan çok birbirine dostluk yaparlar. Fakat arada öyle gizemli durumlar vardır ki, bilinmeyenler yavaş yavaş çözülecektir. 

Dizinin sevdiğim yönleri arasında; kadının gücünü, erkeklere karşı tavrını, hakkını savunmayı ve davranışlarını göstermesi sayılabilir. Aynı zamanda kara mizah türünden sayıldığı için bence türünü çok güzel örneklendirmiş. Açık ara Jen rolünü seviyor olsam da dengeler aslında ara ara değişiyor. Mutlaka izlenmeli diyebileceğim güzel dizilerden kendisi. Bir de söylemeden geçemem; her sezonunda çıtayı yükselten dizilerden ve çok daha iyi olacaklar eminim.



5. Most Beautiful Thing


Imdb Puanı: (7,9/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,5/10)

Ve gelelim son dizi önerimize; Coisa Mas Linda yani Most Beautiful Thing tam bir lightroom dizisi. :) Yanii benim o çok sevdiğim turuncular, turkuazlar, soft renkler burada ve kendine ait farklı havasını çok net hissettiriyor. Valeria dizisini izledikten sonra her ne kadar korkmuş olsam da Most Beautiful Thing onun gibi değil diyebilirim. 

Şu yaş sınırı bulunan ve apaçık gösterilmekten çekinilmeyen sahneler beni çok rahatsız eder, Valeria bu yüzden midemi bulandırmıştı. O bir dizi değildi çünkü... Ama Most Beautiful Thing kesinlikle öyle değil ve birkaç sahne bulunsa da o derece sizi rahatsız etmiyor, hani dizinin akışını olayların devamını merak ediyorsunuz öyle diyebilirim. 

Aynı zamanda dizi 1950 Rio de Jenerio'da geçince her şey nostalji, tam delirmelik. :) Konusuna gelirsem; Maria Luiza bir çocuk annesidir ve kocası tarafından parası da alınarak terk edilmiştir. Sao Paulo'da yaşarken kendini Rio'da bulur ve macerası başlar. Kocasının işletmesine gittiğinde terk edildiğini öğrenir, orada dizinin ana karakterlerinden olan Adelia ile tanışır, bir nevi hayatı kurtarılır daha sonra gençlik arkadaşı Ligia ve onun eltisi rolündeki Thereza'da aralarına katılır. Bossa nova müziği, deniz, yeni bir yaşam tüm kızların ilgisini çeker. Adelia ile Maria müzik kulübü kurarlar, işte ondan sonrası herkes için bir kaostur aslında...

Erkek egemenliği, kadınlara fiziki ve manevi taciz, küçümserlik her şeyiyle ince ince dokunmuştur. Yüreğinizin acıdığı yerler de neşelenip gururlandığınız yerler de olacaktır. Tüm kızlar için farklı bir hayat hikayesi mevcutken, tek bir noktada toparlanır. 2. sezonu her ne kadar tam pembe dizi havası verse de yine heyecanından bir şey azaltmadı.



Kadın gücünün temel alındığı, dostluğun ön planda olduğu bir 5 dizi önerimin de böylelikle sonuna geliyorum. Tabii ruhunarenkkat klişesi bir sıralama da yapmasam olmaz. İçlerinden en sevdiklerimi büyükten küçüğe şöyle bir sıralayabilirim; Unorthodox > Dead to Me > Girlboss > Most Beautiful Thing > Selfmade. 
Bir sonraki yazımın spoilerını vermiyorum ama bu kez. O da sürpriz olsun. Ama şöyle okkalı bir şeyler olur diyeyim, bakacağız. ^^ 
Şimdiden hepinize de keyifli izlemeler dileyerek ses etmeden kaçıyorum. Seviliyorsunuz!