Dizili Filmli

Yılın En İyi Filmi: Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum

Ekim 05, 2020 Ruhuna Renk Kat 2 Yorumlar

 

Merhaba renkliler! Bir film yorumuyla karşınıza gelmek istedim bu kez, üstelik Eylül ayının da üstünden geçmeye başlamışken arayı uzatmayayım dedim. Kendimi film konusunda yorum yapacak ve sinematografik bakış açısıyla eleştirecek kadar yetkin görmesem de artık bir şekilde bazı şeylere dikkat ettiğimin farkındayım. Çekim, oyunculuk, sahne detayları benim algılarıma girmiş bulunuyor. Bu sebepten çok iddialı bir yapımı anlatmak için kolları sıvadım, geçtim bilgisayar başına. 

Her ne kadar böylesine kalite akan bir filmi kendi acemiliğim ve basitleştirilmiş dilimle anlatacak da olsam, umuyorum ki izlemek isteyenler için bir fikir verebilir etki yaratacaktır. 

I'm Thinking of Ending Things yani nam-ı diğer Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum şu an yılın en iyi filmlerinden olarak anılıyor. Bunun yayınlanacağını gördüğüm sırada henüz en iyilerden olduğunu da bilmeden, konusu ve fragmanı bir şekilde kendine çekmişti hızlı bir şekilde filmi beklemeye almıştım. Yayınlandıktan sonra birkaç yerde izlemeye başlayanlara, öneri sayfalarına denk geldim ve herkes filmin "kafa yakan" olduğunu söylüyordu. Buna kesinlikle katıldığımı da belirteyim. Ama bunlar haricinde; uyku getiren, kasvetli, melankolik, sıkıcı, ne izlediğinin anlaşılmadığını söyleyen kitle de epey çok. Sanıyorum ki film yayınlanır yayınlanmaz bu kitle sebebiyle IMDB puanı oldukça düşük kalmış. 6,9 puan ne arkadaşlar bi' saçmalamayın yahu! Üstelik ilk başta 8,8'ken bu düşüşü kimse beklemiyordur sanırım. 

Filmi anlatmadan önce bunları söylüyorum ki filme karşı ne beklentinizi yükseltin, ne de herkes kötü yorum yapmış salla moduna girin. Sadece izleyin, sonrasını mutlaka konuşuruz zaten. 

İzledikten sonra Instagram'da kısa bir yorumunu paylaştığımda dediğim gibi, filmi olumsuz-sıkıcı ağırlıklı yorumları dikkate alarak izlerseniz evet bitmek bilmez olacaktır. Bir hikaye, olay, aksiyon, hareket beklememelisiniz. Ama filmi anlamak, detaylarda kaybolmak, o durağanlıktan yüzlerce hareket çıkarmak olursa amacınız tadına doyulmayacaktır. Aslında biraz göreceli de demek mümkün. Fakat bu görecelilik dışında şunu diyebiliyorum; ben böyle filmleri hiç sevmedim bugüne kadar. Oysa bu bambaşka! Her kelimesinde, her sahnesinde kayboldum. Pür dikkat izlemek dedikleri tam olarak.

Dilerseniz bu kadar heyecan yarattıktan sonra artık konuyu anlatmaya da başlayayım. Yalnız tek bir uyarım var bundan sonrasında açıklayıcı olmak adına çok fazla spoiler bulunuyor. Dikkat edelim! 

--spoiler uyarısı--

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum Konusu: 

Jake ve Lucy 6-7 haftalık sevgilidir, Oklahoma'ya Jake'in ailesinin yanına giderler. Fakat hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İlk başlarda normal bir ilişki, normal bir yolculuk ve normal bir aile yemeği olarak görülse de sonrasında kesit kesit oluşturulan sahneler, kıyafetlerin değişmesi, mesleklerin değişmesi, diyalogların ve anne ile babanın değişmesi gibi birçok unsur bu hikayenin aslında birçok katmandan geçtiğini gösteriyor. Psikolojik açıdan derine inmek de denebilir. 

Filmin sonuna kadar izleyenlerin bazılarının fark ettiği bu katman olayı ise şu şekilde işleniyor. Aslında Jake karakteri yaşamının son anlarını yaşayan biridir ve Lucy karakteri ise Jake'in hayatından geçen, iz bırakan kadın karakterleri temsil etmektedir. Örneğin; Lucy aslında Louisa iken telefonunun ekranına Lucy çağrısı gelir, ardından televizyon ekranında yaşlı Jake'in izlediği Yvonne karakteri yine çağrı olarak yansır. Tahmin edilebilir olan şey; burada tasvir edilen o kadın her kimse bir şekilde Jake ile tanışmıştır. Ve Jake son anlarında -filmin sonunda göreceksiniz- film şeridi gibi hayatını düşünürken evlendiği kadınla benzetilen dans sahnesi de onun hayalinde bu anları tekrar tekrar yaşadığını gösterecektir bize. 

Lucy'nin diyalogları bile aslında Jake'in beyninde kendi kurgusunda ve hatırladığı gibi oluşmaktadır. Başlangıçta bulunan Lucy'nin söylediği (kameralara bakarak, vurgulanmak isteyerek) şiir Jake'in yaşam özetidir. Yalnız bir ev, kimsenin beklemediği bir eş... Tahminime göre eşinden koparılan veya eşi öldürülen bu adamın yaşadığı yalnızlığın bir göstergesiydi bu şiir. 

Anne ile baba sahneleri eminim birçok kişiyi etkileyenlerdendir. Jake'in anne ve babasını hastayken, yaşlandığında, öldüğünde ve çok gençken görüyoruz. Oysa bu haller arasında pişmanlığı daha çok görüyoruz. Bir şeylerin eksildiği aile ortamında yaşam sona ererken dahi Jake'in içinden bir türlü atamadığı izler vardır. 

Dondurmacıda, okulda, çiftlikte yaşananlar her biri benliğin parçasıdır. Geride kalan, çocukluktan gençlikten kalanların parçasından oluşur. Hatta şöyle ki çiftlikte yaşananlar o kadar onun parçasıdır ki bir şekilde kaçtıkları da onlar olmuştur. Jake kuzunun, domuzun ölümünden bile kaçmaktadır, konuşmak istememektedir. Lise sahnesinde sonlanan film zaten Jake'in vedasıyla her şeyi karlar altında bırakmaktadır. Ama şüphesiz ki "müzikal" gibi görmek yerine final sahnesinde ki dans, saha ve gerçek yaşamdan bitiş kısımları çok şiirsel geldi bana. Bir ölümün kederini üstümde taşıdım desem yeridir. 

Yorumum: 

Benim için metafor dolu bir yolculuk niyetinde olan Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum tüm övgüleri de hak ediyor. Film bittikten sonra uzun süre düşündüm ardından, çok fazla da analiz videosu izledim. Fakat içimdeki tekrar izleme isteğini bir türlü bastıramadım. 

Ki ben durağan filmlerde yorulur, sürekli dakikaya bakarken her cümlenin özümsenmesini istedim. Zaten Iain Reid kitabı olan I'm Thinking of Ending Things okuma listeme girdi şimdiden, şüphem yok ki birçok anlam bulacağım. 

Çekimler, kamera açıları, o kamera kadrajında ki kasvetli hava bile o kadar güzel ayarlanmış ki... Karakterlerin de başarılı olduğunu düşünüyorum, aksiyon olmadığı için belki o basit gelecektir göze ama benim için yeterliydi. Konusuna anlatmak istediklerine zaten diyecek hiçbir şeyim yok.. Hatta bunun için seçtiğim en güzel alıntıyı da buraya bırakmak isterim.

"Bazen düşünceler hakikate ve gerçekliğe eylemden daha yakındır. Her şeyi söyleyip yapabilirsin ama sahte bir düşünce üretemezsin."

Filmde en takdir ettiğim ve teşekkür edebileceğim nokta da şuydu; kültüre, felsefeye ve sanata doyurdu.Diyaloglar içerisinde felsefe, fizik, astronomi, insan bilimi gibi birçok konuya değiniyorlar. Onların sohbetini izlemek çok güzeldi benim için. 

Özetlemem gerekirse; film herkese hitap edebilen bir yapıya sahip değil, fakat bir olay örgüsünden çok koskoca bir anlam ifade eden ve düşünmeye sevk edebilen bir yapıda. O yüzden bunu dikkate almanızı öneririm. Ben ilk izleyişim sonrası birkaç kez daha izleyeceğime eminim. Eğer ki fark ettiğim detaylar olursa mutlaka buraya da eklerim. Şimdilik söyleyebileceklerim bu kadar aslında. :) 

Umarım yorumum fikir edinmenizi sağlar, şimdiden keyifli izlemeler. Hoş kalın renklilerim!

2 yorum:

  1. Çok uzun uzun okuyamadım yazını, henüz filmi izlemediğimden. Oldukça merak ettiğim filmlerden ve nedense ilk fragmanını izlediğimden bu yana seveceğim hissine kapıldığım bir film. Tabi ki beklentimi yükseltmeden izleyeceğim ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fragmanı kesinlikle ilgi çekici umarım izleyince de aynı şekilde beklentiyi karşılamış olur :) Keyifli seyirler diliyorum çokça ^^

      Sil

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤