Dizili Filmli

İzlemeniz Gereken 5 Dizi Önerisi #4

Ekim 15, 2020 Ruhuna Renk Kat 6 Yorumlar


Yepyeni bir dizi serisiyle mer-ha-ba! 3 seriden aldığım tatlı yorumlara bakılırsa her şey yolunda, bu serilerin bol bol devamı da gelecek. :) Fakat film önerisi isteyenler için Instagram adresimde ki öne çıkanlarımı önereceğim. Her ay başı film listesi yaparak sunmaya başladım. 10'ar filmi liste olarak paylaşmaktayım. (İlgilenenler buraya tıklayarak listelerime ulaşabilir)

Bu yazıda size benim çok sevdiğim 5 kadın dizisini anlatacağım. Sıkı durun, çünkü bu kadınlar en güçlü hikayelere sahipler ve oldukça ilham veriyorlar. İzlediğiniz zaman ya aralarındaki arkadaşlığa, ya hayallerini gerçekleştirme yolculuklarına ya da ne yaşarsa yaşasın güçlü olan karakterlerine hayran kalıyorsunuz. 

Eminim izledikleriniz ve bildiklerinizde vardır ama dilerseniz her bir müthiş ötesi dizimin yorumlarına başlayalım. Tabii kadın dizilerini listeleyebilmek de epey zor oldu benim için, daha fazlası izlenecekler içinde hâlâ bekler konumda kaldı. 



1. Selfmade: Madam C.J. Walker

Imdb Puanı: (7,4/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,4/10)

Sarah ablamızın tontiş halleriyle bizi hemen kendisine bağlayan Selfmade tam bir kadın gücü hikayesi. 4 bölümlük mini dizi olarak yayınlanan Selfmade'in konusu ise şu şekilde; Sarah Breedlove kocası tarafından hor görülen, manevi şiddete maruz kalıp terk edilen bir kadındır. Saçları dökülmektedir, öyle ki bu durum onu utanca sürüklemektedir. Aynı zamanda çamaşır yıkayan Sarah, kocasının gittiği sırada evine gelen bir kadınla tanışır. Addie Monroe adlı bu kadın saç bakım yağı satan biridir ve Sarah'a ev işlerinde yardım etmesi karşılığı bakım ürününü vermektedir. Bu ürünün satışıyla ilgili Sarah gerçek gözlemlerini olası müşterilere aktarmak istediğinde Addie tarafından incitilir ve kendi işini kurma kararı alır. Böylece aralarında büyük bir sürtüşme başlayacaktır. Sonrası ise tamamen gerçeğe dayalı bir yaşanmışlık örgüsü olacaktır. 

Sarah C.J. Walker olduktan sonraki yaşadıkları, yaşamının sonuna kadar kızıyla ailesiyle ordan oraya sürüklenip, neler yaptığı gözlerimizin önünde. Oyunculuklar o kadar güzel ki hem diziye kapılıyor hem de ablamızı seviyorsunuz. Tam yerinde bir finalle de son bulan Selfmade her kadının izlemesi ve kendi hayalleri için çıkarımda bulunması gereken bir dizi. 



2. Girlboss

Imdb Puanı: (7/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,5/10)

Girlboss neredeyse kimsenin duymadığı, popülerliğe ulaşamadan yayınına son verilmiş bir sezonluk çerez dizi. Açıkçası böylesi daha güzel. Of herkes LCDP gibi abanınca ben biraz hoşlanmıyorum ne yalan söyleyeyim, popülerliğin de dozunu abartmak başka bir şey... 

Girlboss dizisi benim için oldukça eğlenceli, yine güçlendirici, ama bir o kadar da keyifliydi. Sanıyorum ki başlangıcı itibariyle çok hoşuma gittiğindendir ki Sophia karakterine çok bağlandım. Hatta birinci sezon sonunda devam edilmeme kararına üzüldüm. Fakat sonrasında düşününce aslında dizi tam yerinde ve akılda soru bırakmadan bitmiş, yani tadında. O yüzden gönlümüz rahat, konusuna gelebiliriz. 

Sophia biraz aylak, haşarı ve tabiri caizse fırlama bir kızımızdır. Tam olarak bir iş tutturamamış, ne yapacağını bilmeyen kirasını ödeyememesine rağmen hedefi de olmayandır. Tesadüfen girdiği bir vintage mağazası hayatını değiştirecektir. Burada müthiş bir ceket fark eder ama satan kişiye bu ceketi alırken asıl değerinin bu olmadığını söyler. Ve ardından ceketini gidip ebay mağazasında satışa koyar derken 10 dolarlık ceket oldu mu size 600 dolar. ^^ Fark eder ki aslında bu işi yapabilir ve kendi dükkanını açma yolunda ilerlemesini izlemeye başlarız. 

Başına bir sürü komik şey geliyor, hatta bazen Sophia'ya kızıyor bazen de üzülüyoruz. Ama hep bir şekilde toparlanıp kendi usulüne göre her şeyi hallediyor. O sebepten Girlboss'u çok seveceğinizi düşünmekteyim. Girlboss aynı adlı kitaptan uyarlama, ama başlangıçta bile diyor ki; burada olanlar gevşek anlatımdır. Yani bariz bir şekilde tema hep fırlama karakterlik. :)

Aynı zamanda sadece iş değil Sophia'nın arkadaşlıkları, komşulukları, iş dünyasında karşılaştığı kişileri, ilişkisini de görüyoruz. İzleyelim, sonuyla da mutlu olalım derim.


3. Unorthodox


Imdb Puanı: (8,1/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (10/10)

Uzun uzun şuradaki yazımda anlattığım, sevmelere sarmalara doyamadığım biricik dizim oluyor kendisi. Burada da kısaca bahsedeyim ama detaylı yorumunu okuyun derim.

Esty Yahudi Hasidik cemiyetindendir ve orada bulunan bir çocuk ile evlendirilir. Fakat en başından beri başka bir dünya hayali olan Esty evliliğinde çocuk baskısı, psikolojik bir çöküş sonrası soluğu Almanya'da alır. Orada ise yepyeni, özgür ve bol müzikli yaşamı başlar. Geçmişiyse bir türlü peşini bırakmaz, en sonunda ise bunla yüzleşir ve mutlu huzurlu bir sonla bize veda eder. Oyunculukların kalitesinden tutun, kurguya, hikayenin çekiciliğine ve herkese karşı empati yaptıran özelliğine bakıldığında "mükemmel" demek doğru!

Netflix'in şaşırtıcı derecede kaliteli yaptığı bir yapım olan Unorthodox 4 bölümlük bir mini dizi. İnsan izledikçe bitsin istemiyor, ama bir yandan da konu o kadar net ki uzamasının da bir faydası yok. Gerçek hayattan alınan ve bazı yerleri değişime uğrayarak aktarılan Unorthodox bana göre müthiş bir etkileyiciliğe sahip. Imdb puanı neden bu kadar düşük bilemiyorum ama benim gözümden puanını görüyorsunuz. 

İliklerime kadar derin etki gösteren dizimdir, tek geçemem ama mesela When They See Us etkileyişiyle yarışır diyebilirim. Mutlaka ama mutlaka izleyin. 


4. Dead to Me


Imdb Puanı: (8,1/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,9/10)

Dead to Me için biraz kaba tabir edeceğim giriş cümlesi seçmiştim aslına bakarsanız (ilk başta lütfedip yüzüne bakmadığınız sonradan popi yaptığınız diyecektim kiii), ama bundan vazgeçip ilkten kimsenin haberinin olmadığı sonrasındaysa popülerlik patlaması yaşayan bir dizi diyebilirim. 

Detaylı yazısında bahsettiğim Dead to Me 'yi buradan okuyabilirsiniz. Ama yine bahsedeceğim; Jennifer evli ve iki çocuk annesidir, eşini araba çarpıp kaçmış ve eşi de orada ölmüştür. Judy ise nişanlısı tarafından terk edilen biridir. İkisi yas grubu adlı bir terapide tanışır ve sonrasında arkadaşlıktan çok birbirine dostluk yaparlar. Fakat arada öyle gizemli durumlar vardır ki, bilinmeyenler yavaş yavaş çözülecektir. 

Dizinin sevdiğim yönleri arasında; kadının gücünü, erkeklere karşı tavrını, hakkını savunmayı ve davranışlarını göstermesi sayılabilir. Aynı zamanda kara mizah türünden sayıldığı için bence türünü çok güzel örneklendirmiş. Açık ara Jen rolünü seviyor olsam da dengeler aslında ara ara değişiyor. Mutlaka izlenmeli diyebileceğim güzel dizilerden kendisi. Bir de söylemeden geçemem; her sezonunda çıtayı yükselten dizilerden ve çok daha iyi olacaklar eminim.



5. Most Beautiful Thing


Imdb Puanı: (7,9/10)
Ruhunarenkkat Puanı: (7,5/10)

Ve gelelim son dizi önerimize; Coisa Mas Linda yani Most Beautiful Thing tam bir lightroom dizisi. :) Yanii benim o çok sevdiğim turuncular, turkuazlar, soft renkler burada ve kendine ait farklı havasını çok net hissettiriyor. Valeria dizisini izledikten sonra her ne kadar korkmuş olsam da Most Beautiful Thing onun gibi değil diyebilirim. 

Şu yaş sınırı bulunan ve apaçık gösterilmekten çekinilmeyen sahneler beni çok rahatsız eder, Valeria bu yüzden midemi bulandırmıştı. O bir dizi değildi çünkü... Ama Most Beautiful Thing kesinlikle öyle değil ve birkaç sahne bulunsa da o derece sizi rahatsız etmiyor, hani dizinin akışını olayların devamını merak ediyorsunuz öyle diyebilirim. 

Aynı zamanda dizi 1950 Rio de Jenerio'da geçince her şey nostalji, tam delirmelik. :) Konusuna gelirsem; Maria Luiza bir çocuk annesidir ve kocası tarafından parası da alınarak terk edilmiştir. Sao Paulo'da yaşarken kendini Rio'da bulur ve macerası başlar. Kocasının işletmesine gittiğinde terk edildiğini öğrenir, orada dizinin ana karakterlerinden olan Adelia ile tanışır, bir nevi hayatı kurtarılır daha sonra gençlik arkadaşı Ligia ve onun eltisi rolündeki Thereza'da aralarına katılır. Bossa nova müziği, deniz, yeni bir yaşam tüm kızların ilgisini çeker. Adelia ile Maria müzik kulübü kurarlar, işte ondan sonrası herkes için bir kaostur aslında...

Erkek egemenliği, kadınlara fiziki ve manevi taciz, küçümserlik her şeyiyle ince ince dokunmuştur. Yüreğinizin acıdığı yerler de neşelenip gururlandığınız yerler de olacaktır. Tüm kızlar için farklı bir hayat hikayesi mevcutken, tek bir noktada toparlanır. 2. sezonu her ne kadar tam pembe dizi havası verse de yine heyecanından bir şey azaltmadı.



Kadın gücünün temel alındığı, dostluğun ön planda olduğu bir 5 dizi önerimin de böylelikle sonuna geliyorum. Tabii ruhunarenkkat klişesi bir sıralama da yapmasam olmaz. İçlerinden en sevdiklerimi büyükten küçüğe şöyle bir sıralayabilirim; Unorthodox > Dead to Me > Girlboss > Most Beautiful Thing > Selfmade. 
Bir sonraki yazımın spoilerını vermiyorum ama bu kez. O da sürpriz olsun. Ama şöyle okkalı bir şeyler olur diyeyim, bakacağız. ^^ 
Şimdiden hepinize de keyifli izlemeler dileyerek ses etmeden kaçıyorum. Seviliyorsunuz!

6 yorum:

  1. Ah harika bir yayın olmuş <3 En alttakinden başlayacağım izlemeye hemen.. çok teşekkürler diziler için :) Sevgiler,

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Şimdiden keyifli seyirler dileyeyim o zaman ^^ Umarım çokça seversin, yorum için ben teşekkür ederim, sevgiler :) <3

      Sil
  2. Kadın hikayelerini seviyorum bu dizileri de izlememiştim. Teşekkürler. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kadın hikayelerinin ardındaki mesajlar hele ki <3 İzlersen eğer keyifli seyirler olsun şimdiden ^^

      Sil
  3. Hiç birini bilmiyorum bakalım sırayla başlayacağım teşekkür ederiz. dün gece
    Emily in Parise başladım , o bitsin öyle artık.

    YanıtlayınSil
  4. Önerilerinizi bir yere not aldım en yakın zamanda başlayacağım

    YanıtlayınSil

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤