Gezmeli

Yalova D.C Coffee & Food

Mart 28, 2018 Ruhuna Renk Kat 10 Yorumlar


Herkese mer-ha-ba-lar! :)
Uzuun zamandır ne mekan ne de gezi yazısı paylaşmışım, ama bir siftah yapmanın zamanı gelmiş de geçiyormuş meğerse. Ben de instagram üzerinden bir anket yaptım ve oylamaya göre işte geldim buradayım. :) Hem de favori mekanlarımdan ve bana göre de kahveleri mükemmel olan yerlerden biri ile başlıyoruz...



Önce şunu söylemeliyim ki, burası bizim şubat ayında gerçekleştirdiğimiz Yalova Blogger Etkinliği'nin sponsor mekanıydı. O gün çok güzel bir etkinlik yaptık ve çok da eğlendik. Benim etkinlik de dahil olmak üzere, etkinlik önce ve sonrasında gidişim artık 5-6yı geçmiştir. Çünkü Yalova'da bulunan cafeler içerisinde oldukça kaliteli ve ben kahvelerini aşırı beğeniyorum. Hepsi mi güzel olur deseler, hepsi olur derim. :) Ama çaktırmayın, henüz tüm menüyü denemedim. Hedeflerim arasında kendisi. :)

ta-ta-ta-taaam bir cupcake gördük sanki :) www.instagram.com/mutlugunkurabiyecisi_asli 

İlk olarak kahvelerinden bahsettim oradan devam edeyim istiyorum. Bir düşüneyim, hangi kahveleri içtim bugüne kadar hımm? Flat White, Irish Cream Latte, Cortado, Türk Kahvesi... Tatlılardan ise; Tiramisu, D.C kurabiye. (tabii ki de, tiramisu delisinden ne beklerdiniz acaba😋) Yaz geldiğine göre de giderek soğuk içeceklere kayılabilir aslında.. Şimdiden canım çekti. :)



Benim bu tüm denediklerim çok leziz kahvelerdi, içlerinde en çok hangisi derseniz seçmem zor olur ama, Cortado diyebilirim. Tam ideal, ne sert ne aşırı yumuşak ve tatlı bir kahve. Herşeyi ile tam orta ayarda ve tam da benlikti. Kahvelerin lezzeti kadar sunumları da çok hoşuma gidiyor benim. Hepsi çok özenle yapılıyor. Cafenin şefi Deniz hanıma biraz röportaj usulü sorularımı yığmış olabilirim, ama kendisi her sorumu çok güzel cevapladı sizinle de detayları paylaşmak istiyorum hemen. :)

Burada Afrika'dan da İtalya'dan da kahve kullanılıyor. Ama ağırlıklı olarak İtalyan kahveleri var. 2 tip kahve demleme yöntemlerini uyguluyorlar; birincisi espresso makinelerinde hazırlanıyor, diğerleri ise (bize etkinlikte birebir de Chemex ile gösterilmişti) 3. nesil kahve demleme yöntemi oluyor.
Tatlıları konusunda da en çok merak edilen konu, tatlıların el yapımı ve taze olup olmadığı oluyor. D.C'de tatlılar Deniz şefimizin uğraşları ile her gün tazecik yapılıyor ve bizzat kendisi tarafından hazırlanıyor.

Gidecekler için ise ufak bir tüyo verelim; henüz deneme fırsatı bulamasak da D.C dendiğinde akla gelen ilk tatlı "oreolu cheesecake" oluyormuş, bizde dün öğrendik ilgimiz tamamen ona odaklandı. :)

O yüzden D.C için bir sürü kalp kalp kalp diyorum. :) ❤
Ayrıca fiyatları merak edenler için, menüdeki tüm fiyatlar öğrenciler için bile oldukça uygun ve zaten kahvelerini içtiğinizde, tatlı veya yemeklerini tercih ettiğinizde de "iyi ki buraya gelmişim" diyeceksiniz eminim ki...

Biraz da ortama bakalım.
Şu andan itibaren gördüğünüz kısımlar cafenin bahçe tarafından. Yazın daha açık bir alana dönüşüyordur, hatta ben de buraya güncelleme yapıp yazlık hallerini de sizinle paylaşabilirim. :) Dış manzarası çok güzel bence, bolca martı izleyebilirsiniz. :)





Gördüğünüz gibi oldukça ferah ve açık. Yoğunlukları saatlere göre değişiyor tabii, biz genelde @morduslerkitapligi sahibesi Gizem ile öğle sonrası gibi gidiyoruz ve kendi yerlerimize yerleşiyoruz. Resmen bir diğer evimiz gibi hissetmeye başladık. :) Açıkçası burada ders çalışmak veya iş yapmak da, şöyle bilgisayarları alıp ya da kitap alıp orada vakit geçirmekte güzel olabilir. Bunu da yapılacaklar listesine alayım ben iyisi mi. :)

Ve devam edelim, biraz da iç kısımlara geçelim. İç dekorasyon tam bir kahve dükkanı tarzında ve oldukça hoş düşünülmüş.










Gördüğünüz gibi içerisi de bu şekilde. Hatta dergiler okuyabileceğiniz, çeşitli oyunlar seçebileceğiniz bir alanı da mevcut. İçerisindeki kütüphaneden bahsetmiyorum bile. Benim için kesinlikle yüzlerce kalp uçuşturmaya sebep. Üstelik mekanın şu avantajı da bulunuyor, kalabalık gelenler için, etkinlik ve organizasyonlar için ideal. Hem atmosferi güzel, hem de öyle aşırı kalabalık gürültülü mekanlardan değil. Rahatça sohbet edebileceğiniz, huzurla kahvenizi içebileceğiniz bir yer. Burada aynı zamanda Take Away yani Al-Götür kahve seçeneği var. Bir nevi Starbucks, Caribou, Nero gibi yani. Bana kalırsa Starbucks kahvelerinden daha güzel.
Unutmadan da şunu dipnot geçelim, bazı günlerde cafede canlı müzikte yapılıyor. Sevenler için tercih edilebilir. :)

Dürüstçe söylemem gerekirse, Yalova'ya gelenler mutlaka görmüştür, cafedeki ortamlar belli, yer kısıtlı yiyecek içecek türü kısıtlı. Özellikle biz gençler bu konularda farklılık arıyoruz. Tamam kendi adıma Starbucks beklentim yok, fakat yeni şeyler denemek ortamdaki müşterilerine kadar özenli bir yerde olmayı tercih ediyorum. Bu açıdan baktığımda da D.C Coffee&Food önde geliyor.



Benim favorim olan fotoğrafı da sona bıraktım izninizle... :)
Yer tarifi yapmadan bitirmek olmazdı. Ulaşımı da çok kolay; Yalova Heykel'e geliyorsunuz, orada yol boyu mağazaların olduğu caddenin sonuna kadar yürüyorsunuz, karşınıza bir köprü ve Ptt şubesi çıkacak, işte tam o noktadan sola dönün ve dümdüz ilerlediğinizde ta taam. :) (Yine yol tarifi yapamadığım bir gün daha :) )

Yazımı sonlandırırken de hem etkinlik günü, hem de sonrasında ki gidişlerimizde bize güleryüzlülüğünü ve ilgisini eksik etmeyen başta cafenin güzel sahibesi Dila Hanım, şefimiz Deniz Hanım ve diğer tüm çalışan arkadaşlara koskocaman teşekkürler ediyoruz. Buradan görüp gidenler selamımı da iletin olur mu? 😍

10 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Dizili Filmli

The Good Place Dizi Yorumu

Mart 08, 2018 Ruhuna Renk Kat 30 Yorumlar


Merhaba renkli okurlarııım😍
Bugün size yeni bir dizi önerisi ve yorumu ile geldim. Diziyi ilk nereden gördüm, nasıl başladım hatırlayamasam da çerezlik ve saracak bir dizi arayışındaydım o kesin. :) Artık uzun zamandır takip edenler bilir ki; yabancı dizi her zaman "in" bende. Bu yüzden hala yeni bölümlerini takip ettiklerim gibi, yeni başladıklarım da oluyor. The Good Place de onlardan biri.



Başrollerini Kristen Bell ve Ted Danson paylaşıyor. Aslında benim gözümde çok daha fazla başrolü var. Hepsi de birbirinden harika. Ben onlara "ekip gibi ekip" adını koydum. :)

Gelelim dizinin konusuna ve detaylarına;
Eleanor Shellstrop ölür ve gözünü açtığında karşısında "Everything is fine" yani "herşey yolunda" yazan duvarı görür. Aslında hiçbir şey yolunda değildir. Ve olaylar başlar. Michael adlı -sözde- mimar ile tanışır ve "iyi yer" e ait olduğunu öğrenir, daha doğrusu sanar. Sonra yine -sözde- ruh eşi Chidi ile tanışıp, kendisinin iyi yere ait olmadığını bilir onu da sırrına ortak eder. Derkeeen Tahani ve Jianyu adlı komşularıyla tanışmaları sağlanır ve bu dörtlü tam bir çete olur. Aslında hepsi kötü yere aittir. Fakat ortalarda bir yanlışlık vardır. Birçok badire atlatmalarına rağmen, yine de ekip ruhundan vazgeçmezler. Dizisinin son yayınlanan sezonunda da Michael ve insan görünümlü robot (her ne kadar inkar etse de ) Janet'da onların ekibine katılır.
Neler oldu, sezonlarda neler yaşandı çok detaya girmeyeceğim spoiler vermeyi sevmem malum. :)

Ama fikrimi söyleyecek olursam; dizi başarılı olmuş. 2 sezon ve toplamda 26 bölümden oluşuyor. Dediğim gibi çerezlik ve bence bir o kadar da eğlenceli. Aslında bazen tek düze gidiyor gibi, karakterlerin hepsi çok iyi olduğu için de izlemeye devam ediyorsunuz. Açıkçası 6 karakterin 6sıda onlardan başkası olamazdı, yakışmazdı. Benim favorim Jianyu. Saf bir kişilik olmasına rağmen, en komik haller de ondan çıkıyor. :) Tahani'ye ilk başta ısınamamıştım, özellikle İngiliz aksanını hiç sevmem, ama onda güzel durmuş ve artık sevimli geliyor. Yani Tahani ile de barış antlaşması imzaladım. :) Chidi için çok diyecek bir şey yok, sıcak bir karakter olmasına öyle de kararsızlığı yüzünden baya delirtti beni. :) Eleanor da harika ve değişimiyle epey şaşırtan biri oldu. Üstelik kafası da zehir gibi. :)

3.sezonu çekiliyormuş sanırım, onayı almış ama nasıl olur pek tahmin yürütemiyorum. Evet sonuçlanmadan kritik noktada bitti fakat senaryosu nasıl ilerler merak içindeyim. Ve şunu da belirtmeden geçemiyorum, dizilerim içinden özellikle Friends'i bitirdiğimde baya hüzünlenmiştim, çünkü dizileri izledikçe bir bağ oluşuyor sanki ve karakterler ile geçiyor anınız. Bu dizinin sezon finalinde de üzüldüm. Severek yapılan her şeyin sonucu bu oluyor sanırım. :) Neyse haydi 3.sezon gel, bekliyorum. :)

Sizde değişiklik arayışındaysanız fakat kısa süreli olsun da istiyorsanız The Good Place'e şans verebilirsiniz. İzleyenler veya izleyecek olanların yorumları nedir acaba?😏😎

30 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Önerili

Çocuk Değil Birey Yetiştirmek İsteyen Ebeveynler İçin Montessori Eğitiminin Önemi

Mart 04, 2018 Ruhuna Renk Kat 18 Yorumlar



Uzmanlar tarafından yapılan açıklamalarda; ebeveynlerin bilinçsiz bir şekilde çocuk sahibi olduklarını, her şeyden önce topluma bir birey kazandırdıklarını ve bu sebeple çocuklarının eğitiminde oldukça titiz davranmaları gerektiğini belirtiliyor. Bu anlamda konuya ilişkin araştırmalar gerçekleştiren ebeveynlerin karşısına ise ilk olarak İtalyan bilim insanı ve eğitimci Maria Montessori çıkıyor.

fotoğraf: https://unsplash.com/photos/f0rdHx5P8sQ

Peki Maria Montessori Kimdir ve Montessori Eğitimi Nedir?


Okul öncesi eğitimde ve üniversitelerde işlenen derslerin büyük çoğunluğunun fikir sahibi olan Montessori, İtalya’nın ilk kadın doktoru ünvanını aldıktan sonra; her çocuğun, kendine özgü bir gelişime sahip, bireysel bir kişilik olduğunu ve kendi kapasitesi doğrultusunda öğrenebileceğini savundu.

Kısa bir süre içerisinde büyük yankı getiren bu tez, ardından “Montessori Nedir?” sorularının da kulaktan kulağa yayılmasına sebebiyet verdi. Montessori uzun bir süreçte gerçekleştirdiği bu çalışmasında; bilgiyi ezberden kurtarıp, her yaşta çocuğun anlayabileceği bir düzeyde somutlaştırdı ve bunu bütünlük içinde aktaracak bir yöntem ve yıllar sonra “Montessori Materyalleri” olarak anılacak olan materyaller dizisini geliştirdi.

Montessori Etkinlikleri ve Montessori Oyuncaklarının Önemi


Hayal gücünün oldukça güçlü olduğu ve çocukların gelişime en çok açık olduğu dönemde Montessori oyuncakları; çocuklara dünyayı keşfetmek için fırsatlar yaratırken, hayal dünyalarını istedikleri gibi kullanmalarına ve bu sayede kendilerini geliştirmelerine olanak sağlıyor.

Bir çok ailenin bilinçsiz bir şekilde “Çocuk evde oynasın!” diye aldığı bu oyuncaklar ise herkes tarafından bilinmesine rağmen ne işe yaradığı ise hala kavranabilmiş değil. Bu oyuncaklar somuttan soyuta aşamalı bir biçimde düzenlenmiş ve çocuğun hata yapmasına büyük ölçüde olanak sağlıyor. Montessori oyuncakları ile oynayan çocukların gözetim görevini üstelenen öğretmenler ve ebeveynlerden ise çocuklara yaptıkları hataları belirtmemeleri, aksine çocuğun hatasını kendisinin bulup düzeltmesini beklemeleri istemiyor. Bu sayede de çocuk, doğruyu kendisi keşfedebilme imkanı buluyor.

saca çocuğun “eşleştirme” kavramını öğrenmesini sağlamak için; sarı parçaları sarı kutuya, mavi parçaları mavi kutuya, kırmızı parçaları kırmıza kutuya, yeşil parçaları yeşil kutuya koyması hedeflenir.

Türkiye’de Montessori Eğitiminin Fazla Bilinmemesinin Nedeni


Bir çok ailenin Montessori materyalleri içerisinde yer alan Montessori oyuncaklarını çocuklarına alması ancak ne işe yaradığını bilmemesi ve çocuklarına ne gibi bir artı sağladığını kavrayamamasının en büyük nedeni olarak, yapılan araştırmalara göre, Montessori programını özümseyen eğitimcilerin ve Türkiye’de bu eğitimi almış öğretmenlerin bulunmasının zor ve sayılarının az olması olarak gösteriliyor.


18 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤