Bakımlı

Bir Avuç Sağlık: Kakule

Aralık 09, 2017 Ruhuna Renk Kat 26 Yorumlar


Sağlıkla uyandığımız bir günden hepinize merhaba.👋
Çok şükür ki bir haftasonu daha sabah ışıklarına birlikte gözlerimizi açtık, aldığımız her nefese, yaşadığımız her saniyeye çokça şükür. Epeydir de yoktuk buralarda, özleşmişiz.🙏
Bugün sizlere, uzuuun bir aradan sonra yine bolca sağlık içeren bir içerik aktarmaya çalışacağız.
Adı: Kakule😍

Hindistan gibi sıcak ülkelerde yetişen, baharat ve zencefilgillerden olan bir bitki. İnternete baktığınızda kokusu karabibere benziyor deniyor, fakat bana göre tadı nasıl anlatsam hani naneli veya mentollü şekerler olur ya yediğinizde öyle bir etki bırakıyor. Ferahlatıyor gibi yani. Peki ya nelerde kullanılıyor kakule? Önce onlara bir bakalım.


Kullanım Alanları:


↬ İçindeki tohumları çiğnenebilir.
↬ Kahve, bitki çaylarında aroma olarak kullanılabilir.
↬ Pilav, tavuk, et pişirirken çeşitli yemeklerde baharat olarak tercih edilebilir.

Ne İşe Yarar?





Kakule, en önemli özellik olarak iyi bir kanser savar. Vücuttaki sağlıklı hücrelerin sayısını arttırıyor, kötü hücrelerle savaşıyor. Özellikle karaciğere göre oldukça etkili, kanser hücrelerinin karaciğerde birikmesine engel oluyor.
Sindirim ve gaz problemleri olanlar için de ideal. Yemeklerden sonra kakulenin kabuğunu çıkarıp içini yerseniz, bu sorunlarınız da ortadan kalkacaktır. Aynı zamanda mide bulantısı durumunda da etkili oluyor.
Aromatik kokusu ve tadı ile, ağız kokusunu önler, ferah bir nefes sağlar. Yine bazı araştırmalara ve uzmanlara göre de, solunum yolları içinde bir şifa kaynağı.

Benim en sevdiğim özelliklerinden biri ise; baş ağrısını geçirmesi ve odaklanmayı kolaylaştırması. Ne zaman başım ağrısa veya ders çalışacak, yazı yazacak, işle ilgilenecek olsam anında bir tane yiyor veya kahvemin içerisine atıyorum. İnanın, hem ağrı geçiyor, hem de yaptığım her şeye daha iyi konsantre oluyorum. Yalnız akşam yememeye dikkat ediyorum, malum çakraları açtığı için uyanık da bırakabiliyor. :) Bir de mutlu ediyor yahu, sanırım tadına olan sevgimden dolayı beni ekstra mutlu ediyor. Ama olsun sonuçta her türlü mutluluk veriyor mu, sonuç önemli. :)

Tabii ki her şey gibi onunda bir dozu var. Günde 2 yenebilir, ama maksimum 3ü aşmamak gerek. Bildiğim kadarıyla hamileler içinde dikkat edilmesi gerekiyor.
Tanelerini kahveniz pişerken kabuğunu açıp veya çayınızı demlerken hafifçe kabuk aralayarak ekleyebilirsiniz. O aroması her şeye değecektir.
İçerisindeki tohumlarını ezip toz haline getirerek de çeşitli yemeklerinizde aroma verici ve gaz önleyici olarak kullanabilirsiniz. Bir nevi kimyon gibi aslında, öyle düşünün. Zaten emin olun baskın bir tadı veya kokusu olmayacak. Hatta içinde varlığını bile çok hissetmiyorsunuz.

Biz denediğimiz kısımları ve özelliklerini sizinle paylaşıyoruz biliyorsunuz ki, yine de her zaman her yediğinizi mutlaka daha da detaylıca araştırın.
Umarız yararlı bir yazı olabilmiştir. Sevgilerle... ❤


26 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Okumalı

Her Güne Bir Nietzsche Kitap Yorumu

Kasım 10, 2017 Ruhuna Renk Kat 12 Yorumlar


Yine şahane bir kitap yorumu yazımızla herkese merhaba.📖
Öncelikle detay vermeden evvel, yine bu kitabında çekiliş ile hediye geldiğini söylemeden geçmek istemeyiz.🙈
Bu çekilişte yine instagram'da güzel bir sayfa ve kitabın yayınevinin ortaklığı ile oldu. Ben her ne kadar felsefe ile arası sıkı olan biri olmasam da, kitabı daha çekiliş döneminde gördüğümde çok istemiştim. Epey ününü duyuyor, fotoğraflarına rastlıyordum çünkü... Ve gerçekten de hem beklediğime, hem de o yorumlara değermiş. Tek kelime, bayıldım! Pena Yayınları'nın paketin içerisine bıraktığı kart ise o kadar hoş ki; "Her kitap bir yolculuk... Kitapların dünyasında macera dolu yolculuklar dileriz..." Sizce de şahane değil mi?



Özellikle de sunum için şahane olmasına zaten diyecek pek bir şey kalmıyor. Felsefe'ye başlamak isteyenler, felsefeye ilgisi olanlar, Nietzsche'nin fikirleri nasılmış merak edenler için bulunmaz bir başlangıç kitabı. Her güne bir diyor 99 günde bitecek bir kitap ama. Ben hiç bir zaman, her güne birer okunabilecek kitapları okuyamadım denildiği gibi, tam tersi normal roman gibi alır elime öyle okurum istediğim sayfalar boyunca. Bu da aynısı oldu. 1 günde de bitti. Fakat bittiğine üzülmek demeyeyim de, baş ucu kitaplarım arasına yeni bir tane ekledim diye sevinç var üstümde.💓

Bir de ben genelde bu tarz kitapları şöyle yapıyorum, mesela o gün herhangi bir sayfasını açıyorum ve o sayfada yazanları kendime ilham olarak alıyorum. Sizde de bu durum var mı bilemiyorum ama, bu sebepten sanırım bir günde bitirmek çok üzmüyor beni, aksine o kitabın hep yanımda ve istediğim her an tekrar okunur halde olabileceğini bilmek inanılmaz rahatlatıyor.

Sizde merak ediyorsunuzdur bu kadar övgü var, içerik nasıl acaba diye?

İçeriğinde 99 bölüm, her bölüme özgü bir başlık, bazen bir hikaye bazen notlar ve Nietzsche'nin bu konuda ne düşündüğü ile kapanışı var.

Sizlere yine en beğendiklerimden derlemek istedim. Gelsin mi, gelsin o zaman.

Önce en favorim olan alıntı:

⥇ "Biraz nefretinizi hak eden düşmanınız olsun ancak sizde tiksinti yaratan düşmanınız hiç olmasın, insan düşmanıyla bile gurur duymalıdır."


⥇ "Hayatını başkalarının hayatlarıyla karşılaştırmaktan vazgeçen kişi kendininkinin düşündüğünden çok daha güzel olduğunu görür."


⥇  "Önümde yürüme, arkandan gelemeyebilirim.
Arkamdan yürüme, sana yol gösteremeyebilirim.
Yanımda yürü ki dost olalım."


⥇  "Uçmayı öğrenmek isteyen insan önce yürümeyi, koşmayı, tırmanmayı ve dans etmeyi öğrenmelidir; uçmak uçarak öğrenilmez."


Bunlar gibi çok alıntı yapabilirim, fakat kitabı alıp okumanız tavsiyemdir. Hayatınızı kolaylaştıracak, fikirlerinizi değiştirecek, yanlış yönleri doğruya çevirebilecek ender kitaplardan bence. Buradaki alıntılarsa genelde her bölümün en baş veya en son cümlesi. Özellikle en derin anlamlara sahip olanlarını seçtim. Epeyce spoiler vermeye gerek yok diye düşünüyoruz ki. :)

Her güne bir Shakespeare ve Kafka olarak da iki serisi olduğunu biliyorum. Onları da okumak hedeflerimizden biri haline geldi. Eğer onlar da benim olursa, yorumu buraya gelecektir biliyorsunuz ki. O zaman alanlara, merak edenlere şimdiden keyifli okumalar sevgili kitap kurtlarımız. Yeniden görüşürüz diyip kaçalım o halde. Hoş kalın.😊📚🐛

12 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Tarifli

Sofraların Vazgeçilmezi: Fora Zeytin

Kasım 06, 2017 Ruhuna Renk Kat 18 Yorumlar


Herkese mutlu haftalar! Kahvaltınızı henüz yapmadıysanız, sizi harika bir markayla tanıştırmak istiyorum sonra da bir koşu markete gitmek isteyebilirsiniz. :)

Bir kahvaltının olmazsa olmazı nedir dense, aklınıza neler gelir? Peynir, zeytin gibi değil mi? Peynir gibi zeytin de damak tadına hitap açısından bir kahvaltı sofrasının olmazsa olmazı. Zeytin tercih ederken de, yine beğenimize göre kırma, sele, çizik, yeşil gibi türlüsünden seçim yapıyoruz. Doğal hakkımız olarak da; lezzetinin üst seviyede olmasını bekliyoruz. Fora Zeytin, bu isteklerimizin hepsini karşılıyor. Geçtiğimiz hafta harika bir kargo ile güne başladım. Tıpkı sizinde bu yazımızı okurken başlayacağınız gibi... Kargo içerisinde Fora Zeytin'in şu ürünleri yer alıyordu:

❤ Çeşnili Siyah Zeytin Ezmesi
❤ Siyah Zeytin Ezmesi
❤ Yeşil Zeytin Ezmesi
❤ Yeşil Dilimli Zeytin
❤ Siyah Dilimli Zeytin

Bu güzel zeytinleri nasıl ve nerede kullandık, siz nelerde kullanabilirsiniz bunlara değinelim isterseniz...

Zeytin sadece kahvaltılarda değil, her öğünde rahatça kullanılabiliyor. Dilerseniz ekmeklerde, dilerseniz poğaça, salata, kumpir, pizza gibi yiyeceklerde kullanabilirsiniz. Denediklerimize gelirsek; tercihimiz ezmeler için, zeytin ezmeli ekmeklerden yana olurken; dilimli zeytinler için ise, hem zeytinli ekmek, hem karışık salata hem de pizzadan yanaydı.

Sunumlarına da bir göz atacak olursak... 😍






Peki yorumlarım ne yönde? 


Önce ezmelerden başlamak isterim. Ben bir yeşil zeytin sever olduğum için yeşil zeytin ezmesini özellikle çok sevdim, çeşnili siyah zeytin ile normal siyah zeytin ezmesi farklı gibi görünse de hafif bir baharat dışında çok farklı bir tat almadım. Ama hepsi çok güzeldi. Bazıları zeytin yemiyor, sevmiyor ama ezmeleri rahatça tüketebiliyorlar. En çokta acelemizin olduğu durumlarda, kahvaltı yapacak vakit bile bulamadığımızda "ekmeğe sür, çık" fikri çok güzel. Ekmeklerde gördüğünüz gibi hem hamurun içine ezme koyduk, hem ezmeyi hazır ekmeğin üstüne sürdük. Size şunu söyleyebilirim ki; eğer evde poğaça, ekmek yapma marifetleriniz varsa; marifetiniz olmasa da merakınız varsa mutlaka ezmeleri hamura ekleyerek deneyebilirsiniz. Pastanelerde ki hazır zeytinli açmalar gibi olduklarını göreceksiniz.

Gelelim dilimli zeytinlere, onları da gördüğünüz gibi yine ekmek içerisinde salatada ve pizza da kullandık. Ben kendi fikrimi sunacak olursam dilimlilere ayrıca bayıldım. Yine en çok hangisini sevdiğimi söylememe gerek yok sanırım. Tabii ki de yeşil.💚 Ekmeklerde çok fazla tadını alamıyorsunuz, fakat salata ve pizza da muazzam oluyorlar. Özellikle karışık pizzanın olmazsa olmazlarından biri zeytinken, bu zeytinler pizzalarımız için bir harika!

Hani zeytinler de genelde tuz oranı yoğun gelir fazla yağlı olabilir ya, emin olun Fora Zeytin'de her şey dengeli. Çok güzel ürünleri var, isterseniz buradaki linklerinden de ürünlerine hızla ulaşabilirsiniz. Ama biliyorsunuz ki, burada denediklerimiz hakkında gerçek yorumlarımızı mutlaka sunuyoruz, denemediğimiz hiç bir şeyi de önermiyoruz. Buna güvenerek de tabii ki, marketlerde görür görmez alıp siz de deneyebilirsiniz. Pişman olmayacağınıza eminiz. :)

Balıkesir Havran'da zeytin üretme tesisleri bulunan Fora Zeytin, sadece ülkemizde değil dünya'nın 40 ayrı noktasına da zeytinlerini gönderiyor. Önerimiz; siz de geç kalmayın ve mutlaka Fora ile sofranızı farklı kılın. Hepinize sevgiler, deneyenlere tadanlara şimdiden afiyetler olsun.

Sizlerde denediyseniz, yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Yine ekmek ve pizza tarifi ilginizi çekerse yorumda belirtebilirsiniz. Belli mi olur? Belki tarifini yazmaya karar veririz.😊

18 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Tarifli,

Leziz Kurabiye Tarifi

Ekim 24, 2017 Ruhuna Renk Kat 14 Yorumlar


Herkese merhabalar, hemde en lezizinden. Neden leziz? Çünkü, bugün sizlere hem leziz, hem sağlıklı mükemmel bir tarif vereceğiz.😋 Hazırsanız, önce malzemelerle başlayalım:

🍪  1 çay bardağı yulaf ezmesi
🍪  1 çay bardağı tam buğday unu ve 1 çay bardağı çavdar unu (çavdar ununuz yoksa 2 çay bardağı tam buğday unu veya normal un ile de yapabilirsiniz)
🍪  2 yumurta
🍪  1/2 çay bardağı zeytin yağı
🍪  2 çorba kaşığı pekmez (istediğiniz pekmezi kullanabilirsiniz,damak tadınıza göre, biz karadut pekmezi kullandık.)
🍪  5-6 adet ceviz (ceviz sevmezseniz fındık veya badem de katabilirsiniz)
🍪  1 çay kaşığı tarçın, zencefil, zerdeçal, keçiboynuzu tozu
🍪  Kuru kayısı, kuru incir, kuru üzüm (kuru üzüm piştikten sonra yanar gibi oluyor bu yüzden isteğe bağlı diyelim)
🍪  1 çay kaşığı kabartma tozu

Hazırlanması: 

Unu, kabartma tozunu ve isteğinize göre ekleyeceğiniz tarçın, zencefil vs. baharatları bir kaba birlikte eleyerek karıştırın. Bir diğer tarafta ise yumurta, pekmez ve zeytinyağını ekleyerek karıştırın. İki karışımı birbirine ilave edin, mikserle çırpın. Kıvama geldiğinde ise, kaşık yardımıyla hamur halini alana kadar yavaşca karıştırmaya devam edin ve diğer yulaf ezmesi, ceviz, kuru kayısı gibi malzemeleri de (cevizi rondodan geçirip, kuru kayısıları minik şekillerde dilip) ekleyin.

Bir kaseye toz şeker dökün, esmer şekerde kullanabilirsiniz. Elinize hamurdan ufak parçalar koparıp alın ve diğer kasedeki şekerlere bulayıp, yağlı fırın tepsisine dizin. Önceden fırını ısıtın, 180 derecede yaklaşık 15-20 dakika aralığında çok kızarmadan pişirin. Fırından çıkarken kurabiye yumuşaktır, dinlendirdiğinizde ise sertleşecektir. O yüzden panik yok. :) Fırında fazla kalması hem yanıklaştıracak, hemde diş kesmeyecek hale getirecektir, aman dikkat. 

Ve sonuç ta-ta-ta-taam :)



Bu tatlı kurabiye tarifimizde dışı haricinde şeker kullanılmamasına rağmen yeterince tatlı tadı alacaksınız. Özellikle tatlı krizlerinizde bir adet yiyerek, çay saatleriniz içinde sağlıklı atıştırmalık haline getirebilirsiniz. Zaten içerisindekilere baktığınızda, oldukça sağlıklı olduğunu fark etmişsinizdir. O zaman deneyen herkese şimdiden afiyetler olsun.💘

Yeni tariflerimizde görüşmek üzere diyelim.🙌


14 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Önerili

Güzel Düşün, Güzel Olsun.

Ekim 17, 2017 Ruhuna Renk Kat 26 Yorumlar


Ne zaman aklımızdan kötü bir şey geçirsek, hep gerçekleşiyor değil mi? Hatta bazen "keşke başka şey isteseymişim" diyoruz, çünkü aslında dilimizden geçenleri fark etmeden savurup, gerçekleşmesini izliyoruz. 
Bazen hayatın kendisine, çizilen o yola bile engel olmak istiyoruz. Bazense hayata karşı bir şey yapılamayacağı düşüncesiyle sessizce köşemizde felaket senaryolarımızla meşgul olabiliyoruz. Aslında kendimize acıyoruz, kendimize üzülüyoruz. Yaptığımız tek şey bu. Oturduğumuz yerde kalıp bugünün şanssızı yerine koymak mı istiyoruz sahi kendimizi? İstediğimiz bu olmamalı, bunlar olmamalı...

Şimdi açalım penceremizi...



Karşımızda nefis bir manzara var, gözlerinizi mutlu ettirircesine bakın o manzaraya... İçinize derin bir nefes çekin ve yavaşca verin o nefesi yeniden... 
Ufukta ne görüyorsunuz? 
Her uyandığınız sabah, baktığınızda ileriye ne görerek başlıyorsunuz güne? 

Hiç birimizin hayatı dört dörtlük değil. Hiç birimiz mükemmel ötesi anlar yaşamıyoruz. Hepimizin kendine göre büyük veya küçük sorunları var, hepimizde irili ufaklı dertler var. Bizim seçimimiz olan bir çok şeye sahibiz veya seçimlerimizden dolayı sahip olamıyoruz. Parmak izlerimize saç tellerimize kadar farklı olan insanlarken hayatlarımızın da birbirimize benzemesi mi gerekir? Tabii ki, hayır. Çünkü hepimiz farklıyız. 
Bugün birimizin başına gelen dert yarın diğerimize uğrayabilir. Şimdi biriyle paylaştığımız sevincimiz sonrasında başka birine geçebilir. Her saniyemiz bile farklıyken, her saniye kötümser mi olmak istiyoruz? Asıl konu burada başlıyor.

Hayatınızda ne olursa olsun, başınıza ne gelirse gelsin "hayattan, kendinizden ve inandıklarınızdan" vaz-geç-me-yin!

Neden vazgeçiyoruz? 


Çünkü karşımıza çıkan olumsuzluklar, tüm engeller bizi ileriye taşımak konusunda hep geriye çekiyor. Artık yapamayacağımıza, başaramayacağımıza, güzel günlerin asla gelmeyeceğine inanıyoruz. Bir kez kötü oldu mu, bundan sonraki her olanın kötü devam edeceğine şartlandırıyoruz kendimizi, aklımızı. Mutlu olduktan sonra bile, "kesin şimdi kötü bir şey olacak" diye düşünceye yer açıyoruz aklımızda. Ve hep vazgeçiyoruz, mutlu olmaktan bile. Çünkü kötüyü düşünüp, bardaktaki boş tarafa üzülüyoruz ve kötüleri buyur ediyoruz hayatımıza...
Oysa güzel günler var, güzel şeyler var. Yok değil bunlar, yok sayamayız. Gözyaşlarımız acıdan olsa bile en sonunda mutluluktan sebepte akacak. Bunları es geçiyoruz. Her anımız, her varlığımız şükür sebebiyken; onları öylece tüketiyoruz. "Neden ben?" diye sızlanıp, olmayınca bir çocuğun alınmayan oyuncaktaki haline bürünüp küsebiliyoruz.

Bir kitap okuyorum bu sıralar, orada bir cümle ilgimi çekmişti insan arada da "mutsuzluğu deneyimleyebilmeli" diye. Çünkü mutsuzluklardan sonra gelen her mutluluğun tadı da bal gibi olacaktır. Her olumsuzlukta, mutsuzlukta çökmek veya isyan etmek yerine bir de bu açıdan mı baksak ne dersiniz?

Haydi bugün güzel bakmaya başlayalım, güzel düşünüp güzel olan her şeyi çağıralım kendimize. Gelecekler çünkü, çağırırsak çağırmayı bilirsek tüm güzellikler yanı başımıza gelecek... 



26 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Bizden

Gelecek Vadediyoruz❣️

Ekim 11, 2017 Ruhuna Renk Kat 30 Yorumlar


Herkese Ekim ayından bol enerjili bir merhaba... :)
Yaklaşık iki hafta öncesinde şahane bir mail alarak yeniden kutlamalara başlamıştık, buralara yansıtmamız yeni oldu tabi. 🎈

İnternet dünyası çok farklı, her yeniliğe ayak uydurmak her gelişmeyi takip etmek lazım ki ne işimizi unutalım ne de unutulup gidelim. Biz 1 sene 5 aydır burada çok güzel anlara şahit oluyor ve sizlerle de bolca paylaşıyoruz. Sanıyoruz ki;  birinci senemiz bize uğurlu geldi, 2017 bize bir çok şansı da elinden tutarak getirdi. Önce yeni ismimiz, yeni tasarımımız, Hürriyet Yazarkafe kabulümüz, Google derken şimdiyse yine böyle güzel bir şans olan GVEB ile birlikteyiz. Aslında bu bizim için hepsinin üzerinde bir fırsat, çünkü liste içerisinde kaliteye ve etkileyiciliğe sahip bir çok blog ile ortak bir yerde bulunmak çok eşsiz bir duygu. Maili alır almaz, nasıl heyecanlandık, sevinçten ne yapacağımızı nasıl şaşırdık anlatabilir miyiz inanın bilemiyoruz.

Açıkçası önceleri içimizin giderek baktığı bir listeyken şimdi orada yer alıyoruz, onur ve gurur duyuyoruz. Ve bir kez daha "iyi ki!" diyoruz.



Emin olun bu mecrada emeklerinizin karşılığını maddi veya manevi bir şekilde alıyorsunuz. İşin aslı, öyle yazmak için yazmak değil de; insanlarla bildiklerinizi paylaşmak, içinizdekileri doğru aktarmak için yazdığınızda, sonuç yerine amaca odaklandığınızda olmayacak hiç bir şey yok. Siz samimi olun, yazdıklarınız size ne kadar para kazandıracak hesabına düşmeyin, özgün olun, paylaşın ki gerisi gelsin. İnandıktan sonra her şey mümkün.

Bunca zamandır sizinle bir aile gibi olduk, yeri geliyor duygularınıza ortak oluyoruz, yeri geliyor dostlarla sohbet eder gibi muhabbet ediyoruz. Bu yüzden "Kübra yaptı, Nisa yaptı" değil de, "biz yaptık, okuyucularımız yaptı, hepimizin başarısı" demek daha güzel bizim için. Çünkü biliyoruz siz bizim yanımızda olmasaydınız, buralara kadar gelemezdik belki de.
Şimdi haydi birlikte gelecek vadetmemizi kutlayalım. 🎉

En başta evrengunlugu.net sahibi Evren Bey ile değerlendirme ekibinde yer alan özel jüriye sonsuz teşekkürlerimizi sunarız. Sizi yanıltmayacağımıza, her gün her an gelişeceğimize emin olabilirsiniz. Bir umut ışığı daha doğdu içimize sayenizde, var olun efenim. 😇🙏 Bu arada Evren Bey'in bloguna mutlaka göz atmalı özellikle de keyifli Youtube canlı yayın sohbetlerini izlemenizi tavsiye ediyoruz.

17 Kasım'da İstanbul Kadir Has Üniversitesi'nde gerçekleştirilecek 2017 Blog Yazarları Çalıştayı'na da bir aksiliğimiz çıkmazsa, Ruhunarenkkat ekibi olarak katılacağız. Detaylara yine bu linkten ulaşabilirsiniz. "İnterneti bloglar kurtaracak" sloganıyla hep iyiye, hep daha iyiye!

Dileriz ki biz bloggerlar olarak, medyanın her alanında daha çok ön plana çıkabilir, youtuber, vlogerlar ile aynı önemde yer alabilecek düzeyde oluruz.
Ruhunarenkkat'ın iki sahibesi olarak, bize bu fırsatı verdiğiniz ve yazmaya daha da teşvik ettiğiniz için çok teşekkürler!

30 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Dr. Oetker,

Dr. Oetker'in Yeni Ürünlerini Denedik

Ağustos 30, 2017 Ruhuna Renk Kat 28 Yorumlar


Mükemmel bir marka ile sizleri buluşturalım o halde. Öncelikle Dr. Oetker gerçekten bendeniz Kübra'nızda yeri başka olan bir marka, birinci sebebi tariflerinin her türlü tam yüzde yüz olması. Hangi ürününü deniyor olursanız olun, kesinlikle tariften ekstra bir şey katmanıza gerek yok. Çünkü dört dörtlük yapıyorlar her şeyin hakkını veriyorlar, hatta öyle bir yapıyorlar ki pastaneden çıkmışcasına tarifler hazırlıyoruz.😊 Benimle aynı mutfağa girme imkanı yakalayan yakın çevrem çok iyi bilir ki tatlılarda, pastalarda asla başka bir marka arayışına girmem. Dr. Oetker kalmamışsa onu bulana kadar market market dolaşabilirim. 🙈 İkinci sebebi ise, bloggerlara gerçekten önem vermeleri. Kendileriyle iletişim halinde olduktan sonra size desteğini gösterebilecek bir firma. 🙌

Kargom geldiğinde çok heyecanlandım, kendimi tatlılardan oluşan bir havuzda hayal etmeye başladım. 😍

⇝ Peki kutudan neler çıktı? 



❤ 1 paket Kekburger
❤ 1 paket Brownili Puding
❤ 1 paket Köstebek Cupcake
❤ 1 paket Fondü
ve çeşitli tarif dergileri. 

İşte benim gözlerimden kalpler uçuşturan Dr. Oetker'in en yeni ve en gözdem olan ürünleri.
Şimdiden uyarayım bu yazı son derece can çektirici ve büyüleyici olabilir. :)

Yalnız başlamadan önce söyleyeyim, instagram adresimden de yapım aşamalarını story aracılığı ile paylaşmıştım ne yazık ki bazılarını kaydetmeyi unuttuğum için elimdeki fotoğrafları sunacağım size.

💙 Kekburger

İki kek arası sütlü nefis bir krema ve karşınızda Kekburger!
Yapması çok eğlenceli, fakat şeklen tutturması da biraz dikkat isteyen bir tatlı. Ben biraz hızlı yapmış da olabilirim.🙈

Atıştırmalık sandviç tadında, ama tatlı olduğu için de tatlı ihtiyaçlarını ve tatlı krizlerini şipşak çözebileceğini düşünüyorum. Benim için oluşan durum böyleydi.



Görüntüsü ise bu şekildeydi. Yanına sade süt veya tarçınlı süt ile içmenizi tavsiye ederim, şahane bir şekilde dengeliyorlar birbirlerini. Tadı da görüntüsünden nefis, hem hafif hem de kakao ve çikolata ihtiyacınızı karşılıyor.
Paket içerisinde pişirme kağıdı, kek ve krema karışımı bulunmaktadır. Zaten tarifi kutuda yazılan şekilde harfi harfiyen uyduladığınızda sonuç aynı fotoğraftaki gibi oluyor. Süslemek için ben hindistan cevizi ve damla çikolatalar kullandım. Sizlerde droetker.com adresinden farklı çeşitlerine bakabilir, zorlanırsanız videolu tarifini de izleyebilirsiniz.

💚 Brownili Puding

Tariflerdeki en basitlerden birisi. Hepimizin mutfağında hem kek hem de puding pişirdiğimiz oluyor. Hatta en sık ve pratik tatlılarımızdan. Peki ya ikisinin bir araya gelmesine ne dersiniz? Hem de yoğun mu yoğun bir çikolata tadıyla...



Gördüğünüz gibi bir tatlı çıkıyor ortaya. Ben biraz sunum konusunda acemiyim, ilerleme kaydetmeye çalışıyorum. Umarım görüntüsünü beğenmişsinizdir. 🙈😇 En altta pudingi, üstte de brownisi ile nefis bir şey. Üstelik brownisinin içerisinde çikolata parçacıklarını da hissedeceksiniz. Yapımı ilk başta da dediğim gibi oldukça basit, puding karışımını tencerede pişiriyorsunuz, tepsiye döküyorsunuz, o soğumadayken bir yandan da browniyi hazırlıyor soğuyan puding tepsisine döküyor ve öylece fırına veriyorsunuz. Sonuç ise ta-ta-ta-taam. Çikolata aşıkları için öneririm, hatta üstüne de dondurma koyabilir farklı bir tadım yaşayabilirsiniz. 💚

💛 Köstebek Cupcake 

Benim favorim! En ama en lezzetli tatlım kesinlikle bu. Yapımı biraz emek istiyor, vakit alabiliyor ama kesinlikle bu emeğinize değecek. Nasıl anlatsam nereden başlasam bilemiyorum ama, keki ayrı lezzetli, arasındaki muz ayrı tat ve kremasındaki muz aroması kalp ben diyebilirim. Köstebek pasta deneyenler bilir o da harikadır, ama cupcake formundayken çok daha başka.

Yine instagram story'lerinde aşama aşama paylaştım. Paket içeriğinde ise; 10 adet cupcake kalıbı (renklerine bayıldım), un ve krema karışımı, bir de çikolata parçacıkları bulunuyor. Yani herşey Dr. Oetker tarafından düşünülmüş ve paketin içerisine konulmuş.






Görünce yine canım çekti yalnız. 💛 Mutlaka denemelisiniz, eminim sizde ben kadar seveceksiniz. Aşk yaşıyorum da ben biraz kendisiyle. Sen bir harikasın Dr. Oetker!

Ve gelelim paketin içerisindeki son tatlımıza...

💜 Fondü


Son denenen lezzet ise bu güzellik oluyor. Yapması çok pratik, çikolata ihtiyacını minicik bir molayla giderebilecek bir tatlı.




Gördüğünüz gibi ben marshmallow, muz, fındık ve çikolata parçaları ile denedim. Marshmallowları kızartarak karamelize de edebilirsiniz. Aslında ben bir iki tane o şekilde de denedim harika oluyor, fakat fotoğraf çekerken dayanamayıp yedim. 🙈 Kızartmasanızbile tadı enfes oluyor. Evde pratik bir şekilde kendi fondüsünü hazırlamak isteyenler için, hem fiyat olarak hem de zaman açısından çok uygun. Tadına diyecek lafım olmadığını tahmin edersiniz. 💘😋


Görüldüğü gibi benim şahane Dr. Oetker kargom ve içeriği bu şekildeydi. Kah sunum yapma çalışmalarımla, kah tadımları gerçekten düşündüğüm şekilde dile getirmeye çalışmamla başarılı olduğumu düşünüyorum. Bir kez daha en sevdiğim markaya teşekkürler. Şimdiden deneyen herkese de afiyet bal şeker olsun.

Sizinde önerileriniz varsa, yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Hoş kalın, tatlı kalın.💞😍


28 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤

Bakımlı

Hayatınıza Katmanız Gereken 3 Bitkisel Yağ #1

Ağustos 26, 2017 Ruhuna Renk Kat 32 Yorumlar


Herkese yeniden merhaba, mutlu günler olsun.🙋🌿
Yine ilkini başlatacağımız bir yazı ile sizlerleyiz. Bugünkü sağlık temalı konu ise; hayatınıza katmanız gereken 3 bitkisel yağ olacak. Onları anlatmaya başlamadan önce, bu konuya olan yatkınlığımdan bahsetmek isterim.
Annem buradan okuyorsa bir kez daha teşekkürlerimi sunar, minnoş yanaklarından öperim.😇 Kendisi bitkisel olan her şeyle oldukça ilgilidir, bu açıdan da benimde ilgimi çeken ve hayatıma kattığım bir çok şey oldu. Yiyeceklerden içeceklere, yağlara kadar annem sayesinde bu kadar bilgi sahibiyim. Övünmek gibi olmasın ama, doktorların bilir-miş gibi yaptığı bazı şeyleri annem daha iyi biliyor. Doktor olsaydın on numara olurdun aşkitom!💗
Gerçeklere dönecek olursak, artık yaşam öyle bir hale geldi ki neredeyse hayatımızın her alanında hazır gıdalara, hazır ürünlere merak salmış durumdayız. (zararlı olduklarını bile bile) Yine bunlar dışında rahatsızlıklarımızda bile ilaçlardan medet umar, onlar olmadan asla diyecek haldeyiz. İşte alternatif tıp dediklerini bu yönden seviyorum, çünkü her ne kadar yapay yaşıyor olsakta bitkilerle doğala kaçmak da mümkün.
Tabii ki şunu da söylemem gerek, her şeyde de bitkisel çözümlere kaçılmaması gerekiyor. Bazı rahatsızlıkların tedavisi için daha fazlası şart.

Keşke her şey, herkes çiçeklerden, yapraklardan, doğadan yarar sağlayabilse!


Şimdi sizlere önerdiğim 3 yağdan bahsederek, konuya giriş yapmak istiyorum. Burada denemediğim, bilgi sahibi olmadığım hiçbir şeyden bahsetmiyorum biliyorsunuz ki. Bu bitki yağlarını da yine bizzat kendimin deneyip, yıllardır uyguladığım şekliyle sizlere anlatmak isterim. O zaman gelin başlayalım. 😊

⇝ Çam Terebentin Yağı


Kokusuna bayıldığım yağlardan birisi. Hatta en favorisi. Benim özellikle kullandığım alan, saç için... Biliyorsunuz ki, kullandığımız şampuanlar için ne kadar katkısız dense bile illaki içlerinde maddeleri epeyce bulunuyor. Bizlerde kötünün iyisi diyerek, daha az katkı maddesi içerenini almaya çalışıyoruz. Zaten şampuanın köpürmeyeni makbulmüş, ama ben köpürmediğinde nedense saçlarımın temizlenmediğini düşünüyorum. Bu köpürmede içeriklerden dolayı oluyor. 

Peki şampuanlardaki zararlı etkileri nasıl azaltabilir, içeriğini biraz daha nasıl iyileştirebiliriz?
Cevap basit; Çam Terebentin yağı ile...

Benim kullandığım şekliyle anlatayım; şampuanınızın yarısına bir kapaklık çam terebentin yağı ilave ediyorsunuz ve çalkalıyorsunuz, düzenli olarak kullanıyorsunuz. İşte bu kadar basit. Böylece zararlı etkiler azalıyor, hatta yararları daha çok görmeye başlıyorsunuz. 
Yaklaşık 2 senedir uyguladığım ve kesinlikle vazgeçemeyeceğim bir yağ. Saçları gürleştiriyor, dökülmeleri azaltıyor (tabii kansızlığınız vb. varsa dökülmeleriniz devam edecektir ama şiddeti azalacaktır), aynı zamanda yumuşatıyor, ekstra bir parlaklık sağlıyor. Üstelik saçınıza onun kokusu değdiği an mutlu olabiliyorsunuz.😁🙈 Bir yan etki, tahriş durumu yapmadı. Yine de hassas ciltler şampuanın içerisine dolum dolum boşaltmasınlar, dediğim gibi max. 1 kapak dökmek yetiyor. 

Böylece en azından saçlarım katkıdan uzak diye mutluyum.
Bu arada fiyatı da markadan markaya değişmekle birlikte; 7-12 TL. arasında bulabilirsiniz.

⇝ Hindistan Cevizi Yağı

Gelelim favori yağlarımdan ikincisine. Hindistan Cevizi yağının adını eminim ki, tüm Gratis'ci Watsons'cu arkadaşlarım duymuştur. İlk başlarda popüler olmayan bu ürün, şimdilerde epey tercih edilir ve her yerde kolayca bulunur hale geldi. Bende ilk olarak Aslı Özdel'in saç bakım ürünleri videosunda duyarak almış ve denemiştim. Yine bu yağ ile de 2 yıldır ciddi bir birlikteliğimiz var.😁

Hindistan Cevizi yağı, dolapta durdukça bildiğiniz dondurma gibi kaskatı duran ama sıcak ortamda bildiğiniz sıvı yağ kıvamına kadar dönebilen bir yağ. Ben buzdolabında saklıyor, kullanmadan bir yarım saat kadar önce dışarı çıkarıp eriyebilir ve saça uygulanabilir kıvama gelişini bekliyorum. 

Nasıl mı kullanıyorum?
Göz kararı bir-iki yemek kaşığı kadar hindistan cevizi yağını buzdolabından çıkarıyorum. Oda sıcaklığında yumuşadığında ise kuru olan saçımın her teline masaj yaparak uyguluyorum. 15-30 dakika arası kafamda bir havlu veya bone yardımıyla bekletiyorum, hava sıcaksa bunları takmanıza bile gerek yok. Ardından önce ılık suyla saçımı yağdan arındırıyor, daha sonra da şampuanımla normal yıkıyorum. Tüm işlem bu kadar. Ardından canlı görünümlü, parlak ve yumuş yumuş saçlar.
Bu maske işlemini haftada veya iki haftada bir yapıyorum, bu kadarı da yeterli oluyor. Saçlarınızda elektriklenme problemi varsa bir çay kaşığından az alarak elinizde eritip, saçlarınızın üstüne hafifçe "pıt pıt" dokundurabilirsiniz. Elektriklenme giderilecektir, ama çok aşırısı saçı yağlı gösterebilir. Aklınızda hem çam terebentin hem de hindistan cevizi yağı için bir soru oluşmuş olabilir. Saçları yağlı gösteriyor mu diye? Kesinlikle hayır, eğerki bolca kullanmıyorsanız yani ölçülüyseniz asla yağlı izlenim oluşturmuyorlar. Ee ne demişler her şeyin azı karar, çoğu zarar. Denge şart. :)

Saç dışında hindistan cevizinin tahmin edemeyeceğiniz kadar çok yararı var. Ama yine benim kullandığım diğer bir alanı ise, cilt oluyor. El, yüz ve ayak bakımı için de bir harika. Her gece olmasa da gün aşırı uyguladığınızda, elinizin yüzünüzün ve ayaklarınızın pamuk gibi olduğunu göreceksiniz. Ama biraz fazla yağlı geleceği için her gece diyemiyorum, özellikle de evliyseniz. 🙈

Bu yağın fiyatı ise, indirimlere denk gelirseniz 20 TL.'ye kadar düşüyor, normalde 30-35 aralığında. Çok pahalı diyeceksiniz, ama emin olun bu kavanoz size minimum 3-4 ay yetecektir.

⇝ Susam Yağı

Vee son favori yağıma geldik. Susam yağı; cilt, el/tırnak ve vücut bakımında bir profesyonel diyorum. Aynı zamanda da ağrı kesici olarak da çok etkili bir yağ. 

Hemen size kullandığım alanları da anlatayım;
- Cilt: Sivilceniz varsa, akne meyilli bir cilde sahipseniz tamam doğru yağdasınız. Her gece yatmadan 10-15 dakika önce sivilcenizin olduğu bölgeye masaj ile sürün bir kaç damla size fazlasıyla yetecektir. Sabah uyandığınızda o sivilceler hafiflemiş olacak. İsterseniz, tüm yüze de uygulayabilir yumuşak ve pürüzlerden arınmış bir şekilde gözünüzü açabilirsiniz. 
-El/Tırnak: Manikür ve pedikürden sonra krem yerine bu kullanılabilir. Özellikle yine gece kullanılmasını tavsiye ederim. Neden hep gece diyeceksiniz? Çünkü gece biz uyurken vücudumuz kendini yeniliyor, biz güzel yatarsak onunda işini bir nebze kolaylaştırıyoruz. Yüz maskeleriniz bile gece yapıldığında çok güzel sonuçlar verecektir. El ve ayak tırnaklarınız içinde uyguladığınızda, düzenli kullanım sonrası tırnaklarınızın ne kadar düzgün, güçlü ve kırılmadan çabucak uzadığını gözlemleyeceksiniz. Sadece tırnaklarınızın üstüne ve etlerine ovuşturarak yapmanız gerekiyor, hepsi bu. Ayrıca ojelerden dolayı oluşan sararmalarında azaldığını fark edebilirsiniz.
-Vücut: Vücuttaki çatlakları, selülitleri de azaltıyor. Portakal kabuğu görünümü her kadının korkulu rüyası, işte susam yağı sayesinde bundanda harika bir şekilde yararlanabilirsiniz. İster yatmadan önce, ister duş sonrası bir kaç damla çatlak görünümlü bölgelere yuvarlak masaj hareketleriyle sürmeniz yeterli. 
-Ağrı Kesici: Bayanların şiddetli adet ağrıları için önerdiğim bir yağ. Karnınızın saat yönüne doğru masaj şeklinde uyguladığınızda ve üstüne de bir atkı vb. bir şey sararsanız 10-15 dakika içerisinde o ağrıdan eser kalmadığını göreceksiniz. Sadece ağrı çok şiddetlendiğinde süresi uzayabiliyor, siz ağrıyı hisseder hissetmez yağı sürün en hızlı etki için. Aynı zamanda bu özelliğini bir talihsizliğimle daha tescilledim🙈 Kış döneminde şiddetli bir rüzgar sebebiyle ufak çaplı bir çene sorunu yaşadım. Yüz felci olduğumu sananlar da oldu, ama değilmiş sadece aşırı soğuma ve sonrasında aşırı gevşeme sebebiyle kütürdetmişim birazcık. (Tabi bana çenen düşük ya ondan oldu kesin diyen yakın çevremede buradan selam olsun.)💁 İyileşme sürecinde çenemi açarken ağrı çok oluyordu, yine annemin "susam yağı da keser ağrıyı e kullansana" önerisiyle bir de bu aşamada denedim. Sonuç olarak ise hem kasılan çenemi rahatlattı, hem ağrımı azalttı. Susam yağı sen nelere kadirmişsin ya dedim kendimce. Yine diğer ağrılar içinde kullanılabilecek yağlardan bir tanesi. 

Fiyatına gelecek olursam; 11 TL. (yine markalara göre değişiklik gösterebilir.)

Anlayacağınız, mutlaka deneyin diyebileceğim 3 yağ bu şekilde. Epey detaylıca ve uzuun uzun anlatmaya çalıştım. Yardımcı olabildiysem ne mutlu. Hayatınıza katacağınız daha çok yağ olduğu için, benim hayatımdaki ilk 3'le başladım. Devamı da gelecek.

Bu noktaya kadar okuduysanız, çok teşekkürler. Bir sonraki yazımızda görüşürüz diyelim o halde. Hoşça kalın.💞


32 yorum:

Sizin fikirlerinizi de merak ediyorum ^^ ❤