Saglık/Güzellik,

Sleepy Ürünleri ile Tanışma

Mart 21, 2019 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Herkes merhaba :)
Bütün kızlar toplandık mı? Toplandıysak, şahane bir marka ile tanıştıracağım sizi güzeller... Yumuşacık, doğal ve içinizi rahatlatıp yaşamınızı kolaylaştıracak Sleepy'ye "merhaba" deyin.

Eruslu Sağlık Ürünlerinin markası Sleepy yerel bir marka olarak tanınıyor ve benim de şu sıralar oldukça dikkatimi çekiyordu. Bebek bezleri konusunda özellikle çok yaygın kullanıma sahip Sleepy ile ben de yeni yeni tanışıyorum denebilir aslında. Ve belirtmeden geçemem, iletişimleri çok zarif, kibar ve anlaşılabilir... Her markadan aslında bu güzel hareketleri görmek isteriz.

Geçenlerde de Gaziantep'ten dopdolu bir kargosunu aldığım markanın göndermiş olduğu kutunun içerisi gerçekten düşündüğümden daha fazlasıydı, sürpriz oldu. Sleepy; deneyimleyebilmem için her ürününden fazlaca göndermiş. Öncelikle bunun için ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum kendilerine. :)

Bu güzel kargoyu "yok yoktu" diye tanımlayacağım, çünkü gerçekten de bu şekildeydi. Aşağıda fotoğraflardan da göreceğiniz üzere bana gelen ürünler; üçlü pakette ıslak mendil, bir makyaj temizleme mendili, ultra hassas normal, uzun ve gece pedlerinin mini paketleri ile bunların yine aynı şekilde olup 30lu ekonomik paketleriydi.



Kesinlikle ince düşünülerek, bir kullanımlık tarzda değil de uzun süre kullanılabilecek ve tam deneyimleri aktarmayı sağlayacak bir şekilde hazırlanmıştı.

Aynı zamanda paketi açtığımda ekstra mutlu oldum, çünkü ıslak mendilleri zaten sürekli kullandıklarımdı. O yüzden Sleepy'nin denemediğim diğer ürünlerinde de memnun kalacağıma emindim. Ki öyle de oldu.

İsterseniz yorumlarıma geçelim...

Sleepy Islak Mendil;


Islak mendillerini çok severek kullandığımı belirtmiştim zaten az önce... Güzel bir temizlemeyici, iyi bir nemlilik hissi sağlayan. Hani bazı ıslak mendillerde koku çok kötüdür veya elinizi sildikten sonra yapışkan ve sulu bir his bırakır ya... Sleepy'nin ıslak mendillerinde kesinlikle bunu gözlemlemeyeceksiniz. Hem kokuları şahane, hem de ferahlatıp güzel temizliyor. 3 al 2 öde şeklinde paketlerde satıldığından da oldukça uygun bir fiyata sahip olmanız mümkün. Piyasaya baktığınızda parasını sonuna kadar hak ettiğini göreceksiniz. :) Fiyatı online markette; 10 tl.


Sleepy Makyaj Temizleme Mendili; 


Makyaj temizleme mendillerine karşı direncimi kıran üründür kendileri. Makyaj temizleyiciler jeller, tonikler, micellar sular olmadan tam olarak makyajımın temizlendiğini hissedemeyen ben, bu mendil ile önyargımı yıkıp geçtim. Hem çantanıza atıp kurtarıcı rolünü üstlenebilecek, hem de pratik oluşuyla beklentinizi karşılayacaktır. İçerisinde alkol, paraben bulunmaması büyük bir artı. Ben göz makyajımı temizlerken de, günlük hafif makyajda da uyguladım. Çok güzel temizledi, tahriş ve kızarıklık gibi sorunlar oluşturmadı. Ayrıca kokusu da bir harika! Salatalık kokusunu tamamen hissedebiliyorsunuz, asla yavan bir temizleme hissine kapılmıyorsunuz.

Genelde makyajımı temizledikten sonra yüzümü yıkama gereği hissederim, fakat bu mendilde buna gerek de duymadım. Paketin içerisinde 20 adet bulunuyor, fiyatı ise 12 tl. Fakat Sleepy'nin kendi online marketinde olan kampanyaya göre; 3lü paketi 30 tl'ye almanız da mümkün.



Sleepy Natural Kadın Pedleri;


En uzun anlatımı pedlere ayırmak istiyorum. Çünkü hassas ciltlere özel üretilen pedler, emici tanecikler sayesinde koku kontrolünü sağlıyor. Ses yapmayı önleyici olduğu kadar, çok beğenilen özelliği "paraben, parfüm, losyon, renklendirici desen içermeyen iç yüzey"e sahip oluşu takdiri hak ediyor. Sleepy pedleri; saf su ile dokunan yumuşak liflerden, emiciliğe sahip doğal bambu liflerinden ve kuruluğu arttıran doğal pamuk liflerinden oluşuyor.
Üstelik en dikkat çekici kısmı ise; vegan ve helal sertifikalarına sahip olması. Böylece içim çok daha rahat, güvenilir bir şekilde kullandım.

Biliyorsunuz ki, ped kullanımı ne kadar önemli gözükmese de, içeriğine çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bu sebepten de; Sleepy natural ürünlerini aşırı tavsiye edebilirim. O doğallığı ve saflığı hissedebiliyorsunuz, üstelik gün boyu da rahat oluyorsunuz.
Normal ve uzun olanı 2mm süper inceyken, gece olanı 3mm inceliğinde üretilmiş.
Fiyatları eko paketlerin 15 tl, normal paketlerin ise 4.50 tl olarak online markette satışta bulunuyor.



Peki Sleepy ürünlerini nerede bulabilirsiniz?
Sleepy'nin kendi online marketinde bulabileceğiniz gibi, zincir mağazalarda, marketlerin çoğunluğunda bulabilirsiniz. Umarım ki, her yerde de en ön raflarda görmüş oluruz. :)

Yazımı da sonlandırmadan önce, kutunun içerisinden çıkan mektuplarını sizinle paylaşmak istiyorum. Çünkü benim çok hoşuma gitti.

Merhaba Değerli Dostumuz,
İçten bir sevgi ile size özel göndermiş olduğumuz hediye kutusundaki Sleepy Natural ürünlerini sağlıklı ve mutlu günlerde kullanmanızı dileriz.

İş, ev ya da okulda, hayatın ritmine ayak uydurmak derken günler geçip gidiyor... Ama tüm bu anlarda aslında tek bir şeyin peşinden gittiğimizin farkında mısın? Mutluluk!

Aslında her hareketimizi sonunda mutlu olmak için yapıyoruz. 

Durum böyle olunca malum günlerde de mutlu olmak istememiz #çokdoğal.

Evet ruh halimiz değişken oluyor, evet sancılar yaşanabiliyor ve evet bazen öyle bir oluyor ki kimseyle tek kelime bile konuşmak istemiyoruz. Ama tüm o günlerde bile aslında tek istediğimiz şey mutluluk.

Doğal bambudan elde edilen emici lifleri, saf su ile dokunmuş yumuşacık kanatları ve kuruluğu arttıran doğal pamuk lifleri ile Sleepy Natural, sizi doğal bir rahatlıkla buluşturuyor. Paraben, parfüm ve renklendirici desen içermeyen iç yüzeyiyle özel günlerinizi saf bir mutlulukla geçirmenize yardımcı oluyor. Sleepy Natural ayrıca, Vegan ve Helal sertifikalarıyla da doğal olarak güven veriyor.

Siz de takipçilerinize, sleepy.com.tr adresine girerek tüm Sleepy Natural ürünlerine kolayca sahip olabileceklerii ve tüm ürünler hakkında detaylı bilgi edinebileceklerini anlatırsanız, doğallığı ve mutluluğu, beraberce herkese yayma şansını yakalayabiliriz.

Doğallığı ve içtenliğiyle tanınan sevilen oyuncu Özge Özpirinççi ile yeni ve sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkmaya hazırlandığımız şu dönemde, tüm günlerinizi içinizden geldiği gibi yaşamanızı ve her anınızda gülümsemelerin olmasını diliyoruz.

Unutmayın, hayatı dolu dolu yaşadığımız sürece yüzümüzün gülmesi #çokdoğal.
Sizce de #çokdoğal değiller mi? :)  Özge Özpirinççi demişken de, instagram adreslerinde de reklamını izleyebilirsiniz. Özge Özpirinççi'yi çok severim, tam da markayla uyumlu bir yüz olmuş. :)
İnstagram: @sleepykizlarkulubu

Özetlemem gerekirse, tüm ürünlerini kullanın, kullandırtın. :) Teşekkürler Sleepy! :)



0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Saglık/Güzellik

Makeup Revolution Flawless 3 Far Paleti

Mart 15, 2019 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Hepinize merhaba güzeller!
Size geçenlerde olan Watsons indiriminden kaptığım bir güzelliği tanıtmak istedim. Kendisiyle ilk geldiği andan beri sevgi pıtırcığı olduk. Eminim sizinde sıkça adını duyduğunuz markalardan biridir.

Karşınızda Makeup Revolution London markası. Markanın far paletleri bu sıralar oldukça meşhur. Bende indirim kampanyasına denk gelip, hazırda elimde bulunan 3 far paletimi de tüketmişken alayım dedim.

Önceki kullandığım markalar, wet'n wild, city color ve golden rose olmuştu. Ve artık çok daha kaliteli bir far paleti almam gerektiğinin farkındaydım. Çünkü normalde bir far bir rimel ile göz makyajı yapıp, hafif bir görünüme sahip olmayı seviyorum. Yani sık kullanıyorum. (Her ne kadar tüm malzemeleri kullanıyor da olsam) Bu yüzden, bu palete şans vermek istedim. Hem kendimi de biraz göz makyajı konusunda geliştirsem fena olmazdı.



Gördüğünüz gibi, birbirinden güzel 32 tona sahip bir palet Makeup Revolution Flawless 3 .  Genelde günlük makyaj için kullanılabilecek toprak ve bakır tonlarından oluşan bu doğal görünümlü far paleti, her anlamda kurtarıcınız olabilir.
Normal fiyatı yanlış hatırlamıyorsam; 90 tl iken ben 55'e alarak kendimce minimal bir mutluluk yaşadım. Kaliteli ve uzun süre giden bir malzeme olduğunda aldığım fiyatın da çok önemi kalmıyor aslında bende. Hani bakıp bakıp "değdi" diyebiliyorsunuz.

Sizlere swatch yaparak asıl tonlarını da göstermek isterdim, fakat bu konuda tam bir yeteneksizlik abidesiyim. Ama tonlar fotoğrafta gördüğünüz canlılığa sahip. Pigmentasyon yoğun, kalıcılığı uzun. Benim için tek avantajı biraz tozutması aslında. Çok olmasa da biraz bile olması üzüyor. Fakat diğer özelliklerine baktığımda mutlu mesut kullanabileceğimin taahhüdünü verebilirim.

Gölgeli, dumanlı göz makyajlarınızda olduğu gibi, sade bir renkle veya sırf aydınlatmak için bile kullanım sağlayabilirsiniz.
Çoğunluğu mat renklerden oluşması da benim için avantaj, ne yazık ki çok parıldayan farların görüntüsü beni rahatsız ediyor. Flawless 3 paletinde mat renklerle birlikte bulunan ışıltılı tonlar, hiç rahatsız etmeyen pırıltılara sahip. O açıdan da gözde hafif görünümü destekliyor.

En başta bulunan tonları özellikle aydınlatma kısımlarında kullanıyorum. Size de tavsiye ederim.
Eğer günlük makyaj da çarpıcı olmaktan çok duru bir görünüş arayışındaysanız, bu bebek tam size göre olabilir! Fakat indirim dönemlerini takip etmenizi öneririm. Fiyatları %50'ye varan bir düşüş gösteriyor. Hatta farklı bir marka değilse, Makeup Revolution markasında şu sıralar 1 alana 1 bedava kampanyası da olabilir. Biraz kurcalayın iyisi mi... :)

Aynı zamanda söylemeden geçemem, kendisinin içerisinde bir aynasının da bulunması harika olmuş. Keşke profesyonel bir paletken bir de fırça iliştirselermiş yanına. Neyse bende bulmuşken bulamayayım. :))

Benim yorumum bu şekildeydi, birbirinden farklı tonlara sahip far paletlerine de bakabilirsiniz. Umarım yazı da faydalı olur. Güzelliklerle dolu bir gün diliyorum!

👁️💋

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Kitap/Dergi

Bi' Arkadaşın Başına Gelmiş Kitap Yorumu

Mart 08, 2019 Ruhuna Renk Kat 2 Comments


Hepimizin bir "arkadaşımın başına gelmiş, ondan soruyorum" durumu olmuştur. Kimseye anlatmadığımız, fikir istediğimiz, belki sıkıldığımız belki çekindiğimiz... Bir şekilde birimizin, birilerinin başına geliyor. Şimdi hazırsanız tam da bu nokta da yeni bitirdiğim kitabımın yorumuna geçeceğim...

Öncelikle bu kitap yine bir çekiliş ganimetim oluyor. Kısa hikayelerden ve anılardan oluşan kitaplar hep ilgimi çektiği için kazandığımda da aynı mutluluğu yaşamıştım. Ve yanıltmadı...



Kitap birçok mecradan tanıdığımız ünlü isimlerin anlatımlarından oluşuyor. Yüreğinize de öyle güzel dokunuyor ki...
Sayfalarda hem güldüm, hem çok üzüldüm... Derin düşüncelere girebildiğiniz de oluyor, ama kesinlikle bir sonraki hikayeye atlamadan da duramıyorsunuz.

Size içlerinden en beğendiğim hikayeyi de alıntılayarak kısaca anlatabilirim.

Arkadaşım çok yalancı biri oldu çıktı, anne.
Artık çok akıllandım, kimseye güvenmiyorum, kimseye inanmıyorum korkmayın deyip, yine hemen herkese kapılarını sonuna kadar açıp, hayatının merkezi yapmak, tekrar tekrar kırılıp başa dönmek alışkanlık haline gelmiş, anne.
...
Eskiden yazmak en büyük hayaliymiş anne, ama onu da o zamanlar alt etmişler. "Yazamazsın sen. Yapamazsın sen. Beceremezsin sen. Sen sen sen..." Çok kırmışlar yani, anne.
Şimdi bir yerlerde yazıyormuş. Hayallerim var, diyormuş, amaçlarım var, hedeflerim var. Ama, kendime olan güvenimi kazanıyorum aslında diyemiyormuş, anne. "Yapamazsın" dediklerinde, ezilen ruhumu tamir ediyorum. Bak nasıl yapıyorum, görsün istiyorum da diyememiş hiç...
 ...
Anne, yalan söylemek çok kötü bir şey di mi?
Ben hep doğruyu söyleyeceğim, anne...
Anne! Kızın sana yalan söylüyor, anne!
Bu hikayeyi "arkadaşım" adıyla anlatan kişi, aslında çoğumuzun hislerini aktarmış. Nelerle, ne için, nasıl savaştığımızı bizden başka kimse bilmiyor aslına bakarsak... Bazen, çevremiz üzülmesin diye içe attıklarımız, bazense "iyi" olduğumuza dair geçiştirmelerimizle ömür geçiriyoruz. Yine de her zaman her şeyin güzel olacağına dair inancımız yüksek!

Bi' Arkadaşın Başına Gelmiş kitabı her kadının yüreğine dokunacak, "benim de başıma gelmişti" hatta özür diliyorum "arkadaşımın da başına gelmişti" diyerek okunacak.
Her sayfasında bir parça kendinizden kesitler bulabileceğiniz bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Aynı zamanda aldığınız kitap Kansersiz Yaşam Derneği'ne de Kanserli Çocuklarımız Gülsün diye destek olmakta...
Hep birlikte, destek olalım ne dersiniz?

Umarım yorumumu da beğenmişsinizdir, yorumlarda buluşabiliriz? :)

2 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Dizi/Film

Baby Dizi Yorumu

Şubat 19, 2019 Ruhuna Renk Kat 6 Comments


Herkese selam!
İçimde saçma bir "beybi beybi uuu" ritmiyle geldim buraya. Çünkü Baby adlı bir dizi yorumu getirdim sizlere. Hem de İtalyanca!😍
Biliyorsunuz ki farklı dizileri, popüler ya da popüler ayırt etmeden seviyorum. Baby dizisi de hazır çok duyulmamışken hemen anlatmak istedim. Belki hakkında bir fikriniz olur sonra da karşılıklı yorumlaşarak izleriz?



Netflix son zamanlarda olan popülaritesini daha da arttırdı. Youtube da bir şeylere bakınırken tesadüfen reklamda denk geldiğim Baby dizisi ise Netflix'in yenilerinden...
Sizi çok fazla bekletmeden konusuna geçmek istiyorum. Fakat bundan da önce şunu belirtmek isterim. Dizi bir teenage görüntüsü sergilese de minik de olsa gerçek yaşamı yakalayabiliyorsunuz, çünkü hikaye 2014 yılında yaşanan gerçek olaylardan esinlenilmiş. O yüzden önyargılı olmamanızı ve içeriğinde ki düşündürücü kısımlara odaklanmanızı öneriyorum.

Baby dizimizin yorumu ise şu şekilde;
Chiara ve Ludovica lise yaşantısına devam eden oldukça zengin iki aile kızıdır. Chiara eğitim için belge hazırlamaya çalışırken, Ludovica'da komik gibi görünecek ama tuvalette ağlama denemesi yaparken tanışırlar. Sonrasında ise hep birbirlerini çekecek dostlukları olur.
Başlangıcımız böyle ama asıl mevzulara gelelim bunlar kolay kısmı...
Chiara mutsuz ve çarpık bir aşk hayatı ile savaşırken, bir yandan da ailesinde ki kötüleşmeyle yüzleşir. Ludovica'nın annesi kızının okulundan çok başka kişileri önemsemektedir, babasıyla arası kötüden öte babası onu kızı olarak bile görmemektedir, Ludo deseniz aşk hayatı okulda alay konusu olmasına ve ağır travmatik anlar yaşamasına sebep olmaktadır.
Kızlarımız dışında ise; aynı okula gelen Damiano uyum sorunu yaşamakta, toparlanmakta ve sert görünümünü Chiara'ya aşık olarak düzeltmeye çalışmaktadır. Ta ki gider Chiara'nın yakın arkadaşı Camilla ile sevgili olana dek. Camilla'nın erkek kardeşi ile de Chiara derken, öf durun ya! Bir türlü kimse sevdiği ile olamaz, herkesin hayatı da çok beter bir haldedir. Bizim iki kız ise bu buhranlı dönemlerden kaçmak için yeraltı dünyası olarak tabir edebileceğimiz kısma girerler. İlk anda eğlenirlerken, işler çığrından çıkmaya başlar. Tüm olay döngüsünün seyri değişir. Yeraltından Fiore Ludo'ya aşkından deliliklerin hepsini yapar, hatta aklınıza gelmeyecek şeyleri dahi... Damiano'da bu döngüdedir. Aslında hepsinin kaderi bir noktada toplanmıştır.





İşte takıldığım nokta buradan sonrası. Çünkü buradan sonrası kopuk. Zaten 6 bölümü olan bir sezonda öyle basit bir sezon finali yapmışlar ki... Anlayamıyorsunuz, ne olmuş ne bitmiş heyecan da duyamıyorsunuz.
Dizinin avantajı bana göre şu; içinde oldukça çok mesaj alabilirsiniz. Ebeveyn olmanın getirdikleri, sorumluluklar, her ne kadar liseden mezun olacak dahi olsa hala genç ve henüz netleşememiş halleriyle ne yapacaklarını bilmeyen çocuklar, en çok da çocuklarınızı korumanız gereken o karanlık dünyalar. Gerçek hikaye oluşu, dizinin amacının da bu olduğunu net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Evet fazlasıyla çarpık ve ergen ilişkiler mevcut, ama bunlarla nasıl başa çıkılabileceği de mevcut.
Aslında anlamamız, anlamanız gereken şu; sorunlar içinizde büyüdükçe büyüyor ve onlardan ya kaçacak ya da üstlerine gideceksiniz. Kaçtığınızda bunlar olabiliyor. Özellikle aile içinde hiçbir şeyden kaçmamak gerekiyor. Sanırım hep atlanan nokta bu...

Cinsel istismara, bir kadının kullanılmasına herhangi bir sorun sebep olmamalı! Belki bu konuları da çok konuşuyoruz ama bir dizi aracılığıyla fark edebilirsiniz ne kadar berbat bir şey olduğunu!
Bu diziyle birlikte sanırım dava açılmış, özendirdiği hakkında... Bunu da çok doğru bulmadım. Anlatılanlar gerçek bir olaydan çıktığı için ben yine de herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek hayatta bir kez daha neden karşılaşılmasın? Neden şimdiden önlem alınmasın? Yanlış hareketleri diziden çekmedikçe bir sorun olduğunu düşünmüyorum...

Bildiğim kadarıyla 2.sezonu da hazırlık aşamasında... Bu biraz sevindirici. Fakat yeterli değil.

Diziyi çerezlik gibi izleyebilirsiniz, mükemmel dedirtmeyeceği gibi "üf bu ne kapa" da dedirtmez. Ortasında kalırsınız, yine de sonunu merak edip devamını getirirsiniz.

Karakterlere gelecek olursam favorim; Ludo! La Casa De Papel'den Tokyo karakterine benzetmeye çalışmışlar, fakat Tokyo'yu sevmezken Ludo'ya bayıldım. Duru bir güzelliği var, doğal bir oyunculuğu var. Hiçbir şekilde yapmacıklık sezmiyorsunuz ve eğlenceli olduğu kadar yaralı oluşu da onun tarafında olmam için bir sürü sebepten biriydi...

Dizinin beğendiğim bir alıntısını da paylaşmak istiyorum.
"Harika bir akvaryuma batırılmışız, ama denizi özlüyoruz. O yüzden, hayatta kalmak için bize gizli bir hayat lazım."

Bunlar dışındaysa; her şey bir yana, dizinin müzikleri bir yana diyorum!
Aşağıda bıraktığım linkte Spotify hesabımdan oluşturduğum Baby dizisinin çalma listesine erişebilirsiniz.

Baby Dizisi Soundtrack 

Yeni bir dizi yorumunu daha an itibariyle bitirmiş bulunuyorum. Umarım beğenirsinz veya izlemişseniz fikir alışverişi yaparız. Müzikler için özellikle yorum bekliyorum ona göre! :)
Kendinize iyi bakın, sonraki dizi de görüşmek üzere. ☆



6 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Saglık/Güzellik

Denebunu Exclusive Kutu Açılımı

Şubat 13, 2019 Ruhuna Renk Kat 12 Comments


Herkese merhaba canlar!
Çoook geciktirdiğim, ha yazdım ha yazacağım dediğim yazıya sonunda gelmiş bulunuyorum. Hali hazırda ücretsiz olan Denebunu Şubat kutusu kavuşmamı yaşamışken, ücretli olan Exclusive deneyimimden ve ürünlerle alakalı fikirlerimden de bahsetmem gerektiğini düşündüm.

Hazırsanız, öncelikle kutunun tamamını anlatarak ve ne kadar ücretle sahip olduğumdan bahsederek başlayalım.
Öncelikle fotoğrafta görmüş olduğunuz kutu Denebunu Exclusive Daisy kutusu. Bu kutu şu an satışta değil ne yazık ki ve bende Kasım ayında olan "çılgın cuma" kapsamında sahip olmuştum. Gerçekten de çok çılgın bir fiyata aldım. Tam istediğim, deneyimlemek istediğim şekildeydi. Kutunun normal fiyatı yaklaşık 120-130 TL civarıydı sanırım. Ama benim aldığım fiyat taaaam 29.90 TL'ydi. 🙈

Ve şimdi iyi ki de o an kaçırmamışım diyorum.
Kutunun içeriğine geçelim en iyisi... İçerikte ki hangi ürünleri ne kadar denemek istediğimi de böyle daha rahat anlatabilirim size.



Evet gördüğünüz üzere sol baştan güzellikleri sayarak başlamak istiyorum. Bu sıralamayla da tek tek anlatımını yapalım.

- Loreal Paris Colorista Hair Makeup Copper Hair 30 ml
- La Roche-Posay Toleriane Caring Wash 50 ml ♥️ (Özellikle kalp koyuyorum, sebebini anlayacaksınız.)
- Vichy İdeal Duş Jeli Mineral Yağlı 100 ml
- Vichy Slow Age Gündüz Bakım Kremi 15 ml

Loreal Paris Colorista Hair Makeup


Çok merak ettiğim, acaba hangi renk yaptırsam diye düşündüğüm bir boyayı bu kutu sayesinde deneme fırsatı buldum. Bir aralar saçımda değişiklik yapmayı fakat tamamını boyamaya asla kıyamayacağım için uçlarına bir renk değişimi düşünüyordum. Loreal'in Colorista serisi de hep bu açıdan dikkatimi çekiyordu. Ama minnacık ve incecik bir saçım olunca da az tırsmıyor değildim. "Ya saçımdan akmazsa" , "ya yanarsa" vs. gibi...

Öncelikle bu ürünle bu fikrimden eser kalmadığını söyleyebilirim. Bana göre tek avantajı; saçınızı yıkadığınız anda akıp gitmesiyken, dezavantajları liste liste uzuyor. (Bu konuda gerçekten üzgünüm.) Nedir bu dezavantajlar diye soruyor gibisiniz. Kendi deneyimlerime göre yola çıkacağım, her zaman söylediğim gibi bana iyi olan size iyi olmayabilir. Ama benim fikrimce; boya saçı çok fazla kurutuyor, kuru saçlar serum gibi ürünler kullansın diye çok yorumunu okumuştum ama kuru olmayan saçım bile keçe gibi oldu ne yazık ki... Saçlarım açık kumral tonda olmasına rağmen, kırmızı renk bende soğan kabuğumsu farklı bir tona büründü. Üzdü. Saçımı kuruttuktan sonra fırçamda kalan boya, hatta yerlere toz gibi dökülen boya kalıntılarından hiç hoşlanamadım.
Yani ya ürünü çok daha açık ton saçlarınızda uygulayacaksınız, ya kuaför salonundaymışcasına yerlere örtü gibi teçhizatlı olacaksınız ya da nemlendiricilere gömeceksiniz uygulama sonrasında... Ve bunlar bana çok uğraştırıcı geldi. Neyse ki hevesimi aldım. Yine de tanışmak güzeldi seninle colorista! Ayrı bir hava kattığı kesin. Üstelik herhangi bir bulaşma sorunu da yapmıyor. Normal halde fiyatı 39.90 tl.

La Roche-Posay Toleriane Caring Wash


Benim canım canım canım La Roche'cum! Çok severim markayı. Hiç tereddüt etmediğim, şüpheyle böyle "iyi midir" gibi sorgulamalara girişmediğim tek marka! Çünkü kendisiyle tatlı bir geçmişimiz var.
Zamanın birinde sivilce tedavisi gören bir Kübra vardı... Her şey böyle başladı. Tedaviyi uygulayanlar biliyordur, cildiniz hassasken öyle her önünüze geleni kullanamazsınız. O sıralar hassas kelimesi bile hafif kalıyor. Benim doktorum da La Roche önermişti, ani flaş denen kızarma durumlarına ve rahatlatma amacına uygun bir termal su ile başlattı. O termal suyu alın! Aldırın! Diğer markalar da şu sıralar çıkartıyor ama, Roche denedikten sonra vazgeçemeyeceğinizi zaten yıllar önce sunmuştu...

Bu kutumda ise; Temizleme jeli ile tanıştım. Her ürününü mü çok severim ya hu! Sevdim...
Makyajı tam temizledi, herhangi bir alerjik sorun ya da kuruluk rahatsızlık hissi oluşturmadı. Övgüyü sonuna kadar hak edenlerden... Çok anlatabileceğim özelliği yok aslında, temizleme jeli sonuçta ama günlük kullanım için ideal. Ben sadece akşamları uyguladım ve her uygulamamda cildim yumuşacık oldu. Üstelik temizleme özelliği de gözle görülürden fazlası... Düzenli kullanımda çok daha iyi hale getireceğinden şüpheniz olmasın. Normal fiyatı 200 ml boyutuyla, 69.90 tl. Ve 200 ml size bir aydan fazla gidecektir. Ben günde tek sefer kullanmama rağmen o kadar bereketli ki... Yine sevdiğim özelliklerinden birisi de, parfümlü olmaması. Cilt ürünlerinde yoğun kokuların bulunmasından sizde hoşlanmıyorsanız. doğru üründesiniz.

Elimde olan bakım ürünlerini bitirdiğimde tüm cilt bakım serimi La Roche'a çevirmeyi planlıyorum. Hassas ve akneli ciltlere özel serileri tam benlik! Tüm cilt tiplerine uygun doğru ürünleri onda bulabilirsiniz. Bizzat kefilim.

Vichy Mineral Yağlı İdeal Duş Jeli


Yine mineral yağı, mineralli termal su ve shea yağı içeren bu duş jeli ilgimi çekmişti. Kutunun hediyesi sayılan bu duş jeli ,  çok fazla bir etki vermedi açıkçası. Hani "duş jeli işte en fazla ne beklenir" denebilir, ama içeriğine bakıldığında daha çok beklenti oluyor. Az köpüren, hafif kokulu ve çok iyi dedirtmeyen standart bir jeldi bana göre. Nemlendirme özelliğinden bahsediliyordu, buna rağmen nem hissini de çok alamadım.

Bu sebepten yorumum bu kadar oldu ve normal de piyasa fiyatı da; 35 tl. Ciltten cilde değişiklik gösterebileceğinden dolayı, denemek isteyenlere de olumsuz bir yargı sunmak istemem.

Vichy Slow Age Gündüz Bakım Kremi


Aşırı merak ettiğim ikinci ürün Vichy'den gündüz bakım kremiydi. Aslında bu kremi annemin kullanmasını istedim ve size de onun yorumlarını aktaracağım.
Öncelikle annem krem uygulamalarında, içeriğine çok dikkat edenlerden... Bu sebepten de vichy tam not aldı kendisinden. Uzmanlara göre 20'li yaşlardan da kendimize bakmamız gerekiyor ama, ben bu ürünün bana şu an için çok geleceğini düşünerek kullanmadım.

Hafif yapılı, hoş bir kokusu olan kremlerden. Aynı zamanda içerisinde hyalüronik asit ve gliserin içerdiği için cildi ferahlatıcı, yaşlanma belirtilerini ve günlük yorgunluklarını azaltıcı etkiye sahip. Vaatlerini karşıladığını da söylemek gerekiyor.
SPF30 koruması da bulunduğundan cildi tam anlamıyla koruyor. Tek yapmanız gereken temiz cildinize uygulamak. Ama göz çevrenize dikkat! Biliyorsunuz ki göz çevresi ürünleri her zaman farklı olmalı.

Piyasa fiyatı 50 ml boyutuyla 179.90 tl ye geliyor. Yeterli mi derseniz, uzun ve düzenli kullanım sonucunda harcamanıza değeceğini söyleyebilirim. Daha doğrusu annem söyleyebilir. :) (Bittiğinde yenisinin alınacağının garantisini aldım)

Kısacası tüm kutuyu özetlemem gerekirse hatta puanlama yaparsam;

> Saç boyası; 5/10
> Temizleme Jeli; 10/10
> Duş jeli; 5/10
> Bakım Kremi; 9/10 şeklinde diyebilirim.

Denebunu'nun exclusive kutularını da takipte kalmanızı öneririm. Şahane orijinal boy ürünler çok uygun fiyatlara sizin olabilir.
Birkaç gün öncesinde 2018'in enleri seçiminde de %20 indirim kazanmıştım fakat, istediğim Loreal Paris XL Ön Lansman Kutusu tükenmişti. İçerisinde yer alan yeni eyeliner ve rimeli gözümün önünde bitti. Bu da biraz dram sayılabilir.

Tavsiyelerim de bu şekildeyken her anınızın güzel ve bakımlı geçmesini dilerim.
Görüşmek üzere. ✨🌟

12 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Duyurular

Biraz Sohbet: Ruhunarenkkat Geri Döndü!

Şubat 11, 2019 Ruhuna Renk Kat 12 Comments


Herkese uzunca bir Mer-ha-baaaaaa!
Uzun zamandır sendromsuz pazartesi temalı yazı yazmıyordum. Hatta şöyle demeliyim; son aylarda göstermelik yazdığım yazılar haricinde burada "hiç" yoktum. Ve bu hiç olamama durumu o kadar kötü ki; burada olmak isteyip buna ayıracak vaktinizin bile kalmamasıyla sonuçlanıyor. Elinizdense bir şey gelmiyor.

Bugün instagramımda da uzun zamandan sonrasının ilk postunu paylaştım ve orada da dediğim gibi, "düzen mi yoksa düzensizlik mi yoruyor insanı?" bu konu hala tartışmaya açık...
Mutlu olduğunuz bir düzen oluşturduğunuzda, her şeyi çok daha severek yapmaya başlıyorsunuz. Ama huzurunuz bir kere kaçtığında geri döndüremiyorsunuz... Bende böyle yeniden geldim aslında buralara, ruhunarenkkat ın sadece bir blog ismi olmadığının farkında olarak...

Bu yazıyı hazırlamaya başlamadan önce eski yazılara baktım, ilkten ne çok hüzünle gelmiştim buralara dedim kendime... Şimdiyse sizinle bir şeyler paylaşmak, yeri geldiğinde sesimizi duyurmak yeri geldiğinde fikirlerimizi çoğaltmak çok daha güzel bir hale geldi. Uzun zamandır özlenen bir dosta kavuşmak gibi!



Şu geçtiğimiz aylar bana çok şey kattı. Şimdi bir şeylerin daha çok farkında olsam da kafamı netleştirmem ve eski enerjimi yükseltmem biraz zaman alacak... O yüzden beni mazur görünüz.

Basit bir örnekle başlayayım...
Yaptığım işte bundan sonra kesin şartım; motive edici olması... Minicik dahi olsa bir şeylerden motive olabiliyorsanız, her güne çok daha yeni bir enerjiyle başlamanız da kolaylaşıyor. En azından stres yükünüz hafifliyor, mecburiyetten çok severek yapılan bir işe dönüşüyor. Yani kısacası; şu an her ne işle meşgul oluyorsanız olun o işte sizi mutlu eden detayların olmasına özen gösterin.
Yakın zamanda çalıştığım yerde bu konuda ki en büyük avantajım; bir ömür seveceğim adamla tanışmak, ardından da 2. ailem diyebileceğim dostlar edinmek oldu. O yüzden sonlar kötü hissettirse de, çok daha güzel başlangıçlara adım atmak en güzeliymiş onu anladım...

Blogda yepyeni bir başlangıç seçmem de böyle gelişti işte...
Bununla birlikte fotoğrafta gördüğünüz ajanda ve bir çok planner, defter ürününün satışını da instagram üstünden @shop.ruhunarenkkat adresiyle yapmaya başladık...(Yazı sonunda linkini bıraktım) Bu da yine güzel başlangıçlardan. :) Detaylı bir tanıtım yazısını da birkaç güne kalmadan yayınlıyor olacağım. Desteğiniz her şeyden çok önemli.

Hayallerim çoktu, artık daha da çoğaldı ve her birini gerçekleştirmek isteyen biri olarak buradayım.
Şubat başından beri yapılacak listemi oluşturmaya başladım, o liste uzayıp gittikçe ne kadar da "ötelediğim" şeyin olduğunu fark ettim. Bu korkunç bence, sakın ola ki yapmayın!
Çünkü o arayı ne kadar uzatırsanız daha çok uzuyor, artık hiçbirine yetişemeyecek hale gelebiliyorsunuz. (Tecrübeyle sabit) Yapmak istediklerinizin bir listesini hemen çıkarın ve zamanında yapmaya başlayın. Hayatı ertelemeyin.

Geri dönüş sohbeti yerine yine tavsiyeler vermiş oldum ama, sizlerin de bu keyif ve düşünme dönemimde bana önerebileceğiniz kitaplar, diziler, müzikler, hatta herhangi bir şey hakkında tavsiyelerinizi merakla beklemedeyim. Hatta "şunlardan bahsetmelisin" veya "şöyle yazıyordun, yeniden yazmalısın" dediğiniz şeyler varsa seve seve listeme ekleyebilirim.

Artık daha sık görüşmek üzere diyerek yazımı sonlandırayım. Kutlamalar başlasın! Ruhunarenkkat geri döndü! 🎈

❤️ İnstagram: Shop & Blog


12 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz