Dizi/Film,

Limonata Tadında Film Maratonu-Film Yorumları #2

Ağustos 06, 2018 Ruhuna Renk Kat 14 Comments


Herkese merhaba film kurtlarım benim :)

Maraton devam ediyorken, izlediğim filmlerin 5'er 5'er yorumlarını yapacağımı söylemiştim. Şimdi ayın ilk yazısında yeni seri ile devam edeyim. Bu yazıda sırayla; Ayla, Dangal, Doctor Strange, La La Land ve Blade Runner 2049'u konuşacağız. Çok uzatmadan başlayalım, keza yazı epey uzun olacak biliyorsunuz ki. :)


6. Ayla (⭐⭐⭐⭐⭐)


5 yıldızın 5'i de feda olsun diyerek başlamak istiyorum. Olsun, vallahi helal olsun! Böyle güzel bir kadro, gerçek bir hikayeyi böyle güzel perdeye aktarma, o duygular o hisler gerçekten bir film bu kadar mükemmel olabilir. O kadar çok ağladım, o kadar çok içimde tüm duyguları hissettim ki tarif etmem mümkün değil.



İzlemeyenler için kısaca anlatmam gerekirse; Süleyman isimli astsubay, savaş için Güney Kore'ye gittiğinde küçük bir Koreli yetim kız bulur ve onu yanına alır. Ardından da olaylar gelişir. Küçük kız onunla konuşmaya başlar, onunla güler, korktuğunda onun elini tutar ve herkesin en kıymetlisi haline gelir. Süleyman'a ise Baba demeye başlar. Süleyman eve dönmesi gerektiğinde bile kızı bırakamaz, bavulunda götürmeye çalışır. Fakat nafile. O sırada Süleyman sözünü yerine getirmeye çalışır, onu tekrar geri almaya ve 50 yılı devirir. Neyseki sonu mutluydu, yoksa ben ağlamamı asla durduramayacaktım. Ve Süleyman karakterinin hem genç hem de yaşlı halini canlandıran İsmail Hacıoğlu ve Çetin Tekindor öyle mükemmel oyunculuk sergilemişler ki bir kez daha ikisine hayran kaldım. Hele küçük koreli kız, ya sen nasıl bir ponçiktin Ayla! :) Ama en favori karakterim Ali Atay'dı şüphesiz. Eminim ki çoğu kişide bu görüştedir. :)

Daha da detaylara inmeden kendi yorumuma gelirsek, filmi neredeyse kusursuz buldum. Sadece o 50 yıl hızlı geçildi ve arada bazı detaylar kopuktu. Yine de bunlar güzelliğine asla gölge düşürmemiş. Ve bunlar dışında filmde savaşın acımasızlığını bir kez daha kötü bir şekilde anlıyorsunuz. Üstüne de gerçek hikaye oluşuyla derinden sarsılıyorsunuz. Eğer sizde izlemeye geç kalan azınlıktaysanız daha fazla beklemeyin derim, hemen bugün izleyin.


7. Dangal (⭐⭐⭐⭐)


Aamir Khan! der susarım. Hiçbir filmi kötü olmadığı gibi, filmlerde olan rolleri o kadar gerçekçi ki hikayeleri birebir yaşamış gibi. Ghajini, 3 İdiots filmlerinden sonra Dangal'da tam bir Khan klasiklerine girdi gözümde.

Bu kadar övgüyle başlayıp 1 yıldızı neden kırdığımı söyleyerek konusundan bahsetmek istiyorum. Filmde biraz zorlandığım tek bölüm müsabakaları bir olimpiyatı oturmuşum izliyormuş gibi hissetmemdi. Onun dışında konusu, verdiği mesajlar, oyunculuklar, uyarlanış harika! Zaten sonunda gerçek hikaye oluşunu öğrendim, ay ben şok ben iptal yani. Gerçeği uyarlamak gerçekten çok zor bir iş, bunu hakkıyla yerine getirmek de takdirlik bir durum. O yüzden helal olsun der, üstüne bir de alkışlarım.



Mahavir Singh Phogat eskiden güreş tutkusu yarıda kalmış bir babadır. Ülkesine altın madalya kazandırmak ve bu yüzden de bir erkek çocuğu olsun çok ister. Ama 4 çocuğunun 4ü de erkek doğunca, o da hayalindeki olimpiyatta marşını dinletmek, bayrağını göğe yükseltmekten vazgeçer. Derkeeen, bir olay iki büyük kızına yani Geeta ve Babita'ya bakış açısını değiştirir. Ve kızları bir güreşçi olarak yetiştirmeye başlar. Kızlar kimi zaman pes eder, mızmızlanırlar ama sonundaki değişimi görünce çok şaşıracağınıza eminim. Hem baba gibi bir baba göreceksiniz izlerken hem de oldukça keyiflenecek, hatta kahkahalara boğulacak, yeri gelince de hüzünleneceksiniz. Ama en önemlisi de şu "erkek işi o kız yapamaz, kız beceremez" algılarını değiştirecek.

Bir de içinden beğendiğim repliği sizinle paylaşmak isterim;
Boğulmakta olan bir insan için tek bir dal parçası bile umut olmaya yeter derler.

Ben oldukça etkilendim, severek de izledim. Müzikleri de şahaneydi, onları da tek tek indirdim. :) Size de o yüzden tavsiye ederim. Mutlaka listenize alın ve geciktirmeden izleyin.

8. Doctor Strange (⭐⭐⭐⭐)


Ben tam bir Marvel hayranıyım! Neredeyse tüm film ve kahramanlarını aşırı seviyorum. Şu ana kadar izlediklerim içinde de beğenmediğim çıkmadı. Doctor Strange'de yine beğendiklerim içerisinde yerini almayı başardı.

Doktor Stephen Strange başarılı bir cerrahken, geçirdiği trafik kazası sonucu ellerinde sinir hasarları oluşur ve eskisi gibi hareket edemez hale gelir. Tabii bu haldeyken de çevresinden de kopar, tüm tedaviler de fayda etmeyince Ancient One isimli birinin bu tür şeyleri iyileştirip tedavi edebildiğini öğrenir. Tibet' e gider. Ama orada olay başkadır. Büyü ile güçlü olmayı öğrenir. İlk başta kibirli tavrından dolayı zorlansa da sonrasında tam bir baş olur ve diğer güçlerle savaşacak hale gelir. Devam filmi de geliyormuş zaten. O açıdan oldukça iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü filmde kesinlikle sıkılmıyorsunuz, hatta gülüp eğlendiğiniz kısımlarda çok. E zaten Benedict Cumberbatch var başrolde, beğenmemek mümkün mü? :)



Madem övdün 1 yıldız neden kırıldı diye soracak olursanız; bir ara zaman olgusunu şaşırtıp karanlık kısımla karşı karşıya gelmişti ve o animasyon tadındaki kısımlar beni çekmedi. Yine de izlenebilecek ve daha ilk dakikasından saracak bir film bence.
Bir de ben böyle egoist, kibirli karakterleri önce gıcık bulup sonra fazlasıyla sempatik gördüğüm için Doctor Strange de favorim oldu. Ama en favorim her daim Iron Man. :)))

9. La La Land-Aşıklar Şehri (⭐⭐⭐⭐)


İzleme sebebim listemde olması olsa da, Ryan Gosling'in başrol oluşu da büyük bir sebepti. Ve umduğumu bu yönde buldum. Ama film beni çok ortada bıraktı. O yüzden önce konusundan sonra da yorumumdan bahsetmek istiyorum.

Başrollerimiz; Ryan Gosling Sebastian adlı bir müzisyenken, Emma Stone Mia adında bir baristadır. Daha doğrusu oyuncu olmak isteyen bir baristadır. Sürekli seçmelere gitmektedir fakat hep olumsuz dönüşler almaktadır. Sebastian ise caz müzik kulübünü kurmak istemekte, insanların artık tarzlarının değişmesiyle ve tek başına cazı yeniden yaşatma çabasıyla yorgundur. İkilinin yolları tesadüflerle bol bol kesişir ve tanışırlar. Ardından da güzel bir çift olurlar ve hayalleri için birbirlerine destek olarak çabalamaya başlarlar. Fakat bir süre sonra bir hayal yok oldu, bir hayal de değişti derken aralarında kopukluklar başlar. Sonucunda ise hayat ikisini de farklı noktaya sürükler. Yani oscarlarla dolu filmimiz bu.



Ben romantik ve müzikal tarzda filmleri çok tercih etmediğim için, ilkten şüpheyle başlamıştım. Hadi romantik bazen iyi oluyor da, müzikal hiç benlik değildir. Bu film önyargılarımı yıktı diyemem, ama hoştu. Çünkü karşınızda mükemmel derecede uyumlu bir çift var. Her filmde bu kısmı yakalamak oldukça zordur. La La Land'da Ryan ve Emma'nın uyumları tam olmuş, bunu izlemekten zevk alıyorsunuz. Ama, tek yıldızımı kırdıran mevzulara geçecek olursam... Birincisi; müzik ve dans kısımları çok olduğu için bazı zamanlarda "of pof" çektiğim doğru. İkincisi; filmin sonu öyle bir oldu bittiye getirilmiş ki, senarist "ne yazsam ya, neyse böyle olsun bari" deyip klişeyi yapıştırmış gibi. Ne ara 5 seneye atladık, o 5 sene neler oldu da bunlar o hale geldi, her soru ce-vap-sız! Bu yüzden bir yıldız kaydı gökten senin için La La Land'cığım. Yine de film zaman kaybı değil, özellikle başlangıç sahnesi epey keyifliydi. Güzeldir, iyidir, hoştur, izlenir.

Bir de orada John Legend'i görmek, şarkısını dinlemek müthiş ya. Ayrıca +1 o yüzden.

10. Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı (⭐⭐)


Yine bir Ryan Gosling filmi olan Blade Runner, benden hiç geçerli not alamadı. Nedeeeen? Sıkıcı, yavaş, ağır ve bilim kurgu olmasına rağmen iç daraltıcı. 2.5 saat süren bir mesele var, ama sayın yönetmenim sayın senaristim bu film 1 saate daha seri şekilde aktarılırdı bunu biliyor muydunuz acaba? Her neyse. Film çok kötü diyemeyeceğim için, haksızlık olmasın diye 2 yıldız verdim. O da sırf Ryan hatrına. :D

Memur K. bey bir görevdeyken büyük bir izi bulur. Ardına düştüğünde ise, kendisinin gerçek olduğunu anlar. Öyle öyle devam ediyor olaylar. Ben buna ne anlatacağım ya? İşte K. 'nın hologram kılıklı bir sevdiceği var, sonra Luv denen sevimsiz bir karakter, Wallace denen bir cani gibi şeyler de var. Yani filmi sonuna kadar izleme sebebim maratona dahil olmasıydı ve açıkçası çok bariz belli diye düşündüğüm sonu merak etmiştim. Ama sonu da tahmin ettiğim hatta filmin başında bize verilen mesaj değilmiş. Çok alakasız, "hadi canım bu muymuş?" diyebileceğiniz bir karaktermiş.
Film aslına bakıldığında konusu açısından güzel. Kurgusu, efektleri, görselliği de şahane. E oyunculuklar da iyi. Gelin görün ki, baştan sona beklentiyi karşılamıyor. Minik aksiyonlar olurken heyecanlanmıştım ama onlar da çok kısa sürdü. Yani üzdün beni Blade Runner'cığım...



Bir de film nasıl bitti onu da anlayamadım. Madem gerçekti bu K. , ama nasıl farklı biri çıktı ortaya? İlk filmin devam hikayesi olan 2049'da bazı göndermeler varmış. Ben ilk filmi izlemeden atladığım için belki de anlayamadım ama, severek izleyen ve anlayanları da vardır mutlaka. Ne yazık ki ben beynini izlerken yakanlar kısmında kalacağım.
Yani size tavsiye edebileceğim bir film değil ne yazık ki..Zaman kaybı olarak gördüm, öyle de kaldı.

Yorumların özetine gelecek olursam da; içlerinde en beğenerek izlediğim Ayla oldu. Gerçi yıldızlara ve övgülerime bakarak da siz genel yorumlama yapabilirsiniz. :) Şimdi Limonata Tadında Film Maratonu'nda 3.seriye geçiyorum ve sırada; Ailecek Şaşkınız, Maymunlar Cehennemi: Savaş, Manchester by The Sea, The Salesman ve Dunkirk var. İçlerinde en çok Dunkirk heyecanla bekleniyor. Çünkü bol aksiyon var imiş. Ay haydi inşallah! :)
Sizinde izlediklerim içinde bildikleriniz varsa, yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyorum. :)
O halde serinin devamında kısa zamanda görüşmek üzere,bol filmli günler akşamlar olsun. 🎬

Bunlar da ilginizi çekebilir

14 yorum:

  1. Canısı La la land ve blade runner hariç tam 90 dan vurdun bence de süpper Filmler😍Yalnız 3.seride ne güzel filmler var laaaaaa😍Ailecek şaşkınızı izle ilk Kübomm gebericen gülmekten😂❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blade Runner derin bir kalp kırıklığı bırakıyor zaten kuzum :D Evet ya 3.seriye bir türlü başlayamasam da hepsinin harika olduğunu tahmin edebiliyorum, Ailecek Şaşkınız'la başlayayım o zaman karşim ;)

      Sil
  2. Ahhh o Ayla ♥
    Bayılmıştım o filme ben. İyi ki izlemişsin bu festivalde o filmi ♥
    Kolay gele sana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mükemmel bir film değil mi ama ya? :) İyi ki listeme eklemişim, hep erteliyordum izlemeyi de şimdi mutluyum :) <3

      Sil
  3. Blogunuzu inceledim ve çok beğendim 👌👌👌👌

    YanıtlaSil
  4. Çok güzel bir blog keşfettim 👍👍👍👍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu o zaman, her zaman beklerim hoş geldiniz :))

      Sil
  5. Son film benimde listemde fakat henüz izlemediğim için o hariç diğer yorumlarına katılıyorum kuzum. :)) Sıradaki filmlerini daha da keyifle izlersin umarım :* <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son filmi izlediğinde yorumlarını merak ediyorum kuzum :) Yani benimkiler ortada :D Hep birlikte keyifle izleriz umarım, öperim çok :* <3

      Sil
  6. Doctor Strange ve La La Land'ı izledim. Diğer üçü de izleme listemde. Bizim seninle listemizde baya ortak film var ama ben izleyemediğim için henüz filmleri yazamadım. Sanırım ben de senin gibi beşer beşer yazacağım.

    Yeni yorumlarını merakla bekliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Diğerleri hakkında senin de düşüncelerini bekliyorum o zaman. Beşer beşer çok kolay oluyor gerçekten tavsiye ederim :) Yorumlamalarda sık görüşmek dileğiyle o zaman :)

      Sil
  7. Blog etkinliğinde gelmiştim, iyi ki gelmişim. Ne güzel şeyler varmış not alınacak, izlenecek. Keyifle takipteyim sevgiler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne iyi ettiniz de geldiniz, hoş geldiniz :) Bende hemen uğruyorum, sevgiler görüşmek üzere :)

      Sil

Yorumlarınızı bekliyoruz