Dizi/Film,

Limonata Tadında Film Maratonu-Film Yorumları #1

Temmuz 05, 2018 Ruhuna Renk Kat 17 Comments


Merhabalar canlar!
Film maratonu tam gaz devam ederken, izlediklerim hakkında yorum yapmak çok istiyordum. Aslında içlerinden en beğendiklerimi yazmayı düşünmüştüm. Fakat bu çok uzun ve blogu filmden ibaret bir hale dönüştürebileceğinden dolayı maratonun devamı ve yorumu niteliğinde beşer filmden oluşan 6 seri yapmak daha mantıklı geldi.

Üçlemenin ilkinde ilk 5 filmin kendimce yorumlarını ve aklımda kalan yönlerini anlatacağım. Bir de kendimce 5 üzerinden yıldızlı oylamamı yapacağım.
O zaman bir an önce başlayalım, ne dersiniz?


1. Hacksaw Ridge-Savaş Vadisi (⭐⭐⭐⭐⭐)


İlk izlemek istediğim bu filmdi. Fragmanı beni çok etkilemişti ve diziler programlar olsun biraz aksiyon arayışındaydım, o yüzden birinci sıraya koydum. İyi ki de koymuşum! Mükemmeldi, harikaydı, çok beğendim, iliklerime kadar duygularımı hissettim.

"Diğerleri toplanıp geri dönüyordu, bir adam kaldı." O adam da Desmond Doss oldu. Filmin konusu bildiğiniz gibi, savaş. 2.Dünya Savaşı sırasında askere silah tutmama yeminiyle giden bir sıhhiyenin hikayesini anlatıyor. İşin en ilgi çekici yanı; bu uyarlama da değil. Birebir gerçek hikaye. Hatta film sonunda hikayeler ve görüntüler geliyor gerçek Desmond Doss'tan, izlerken içimden "ya aynısı sanki" dedim. O kadar benzetmişler ki karakteri. Andrew Garfield rolünün hakkını sonuna kadar vermiş. Adeta gülümsemesi yetiyor umut vermeye...



Önce küçümseniyor, hatta silah tutmadığı için askerlikten gönderme amaçlı caydırılmaya çalışıyorlar ama Desmond asla inancından, karakterinden ve geçmişinden taviz vermiyor. En sonunda da ondaki dirayeti görenlerle birlikte savaşa katılıyor. Ve öyle şeyler yapıyor ki, çok spoiler vermemeye çalışayım ama tabiri caizse bir kahraman oluyor. Ben o son sahnelerde gözyaşlarımı tutamadım. Defalarca da izleyebilirim, 2 saatten uzun sürseydi yine de izlerdim.
Ama en çok da Smitty üzdü beni. :( İzleyenler de eminim anlamıştır. O tipte karakterler en başta itse de sonradan beni kendilerine çok bağlıyorlar. Ah Luke Bracey ah diyeyim, susayım.

Film karakter hikayesini anlattığı kadar, savaşı da öyle iyi tarif etmiş ki, ürperiyorsunuz üzülüyorsunuz ve canınız yanıyor. Sonuç olarak izleyin, asla pişman olmayacaksınız.

2. İftarlık Gazoz (⭐⭐⭐⭐)


Bir Cem Yılmaz klasiği ile devam ediyoruz. İftarlık Gazoz'u ramazan bitmeden özellikle denk getirip izledim. Aslında konusu bence çok derin, onu çok özetlemek isterdim. Fakat "gül, düşün, ağla" diye tek kelime ile de anlatabilirim.

Ölüm orucu tutan Adem'in çocukluğuna dönülüyor, o güzel ramazan akşamları, 70'li yıllar, samimiyetler dostluklar anlatılıyor. Yeri geliyor gülüyorsunuz, yeri geliyor hüzünleniyorsunuz. Büşra bana izlemeden önce "çok ağlayacaksın, peçeten yanında olsun" demişti. Ben bu kadar olacağını düşünmüyordum, ama evet sonunda çok ağlıyorsunuz.



Ben aslında bir yıldızı neden kırdığım kısma geleceğim. Film iyi, güzel, ama sonu ne kadar ilk kısımla bağlantı kopmadan bitmiş olsa da, ben o sonu hiç görmemek isterdim. Dizinin tüm neşesi bir anda bu şekilde kesilmemeliydi belki, bilemiyorum. Ayrıca animasyon efektinin de araya sızması olmamış gibiydi. Tabii bunlar benim görüşüm, ama iki sebepten dolayı da gözümde 4 yıldızlık güzel bir film yerini almıştır. İzlemenizi tavsiye edebilirim, bende ki eksi yönlerine rağmen keyifli ve duygulara yönlendiriciydi.

3. Your Name-Senin Adın-Kimi No Na Wa (⭐⭐⭐⭐⭐)


İlk izlediğim animeyi öyle gururla, öyle bir mutlulukla anlatabilirim ki... Ya çok güzeldi, çok keyifliydi, çook anlamlıydı. Tüm oyları, yıldız ve kalpleri hak ediyor bence. Anime-manga severler mutlaka izlemiştir ve izlemeyenler de eminim izlediklerinde çok sevecektir.

Öncelikle ben hiç anime izlememiştim, sevgili blog sözlükten best'im Yaşar yani Land ilk tanıştığımız zamanlardan beri anime önerileri sunmuş ve bir türlü başlayamamıştım. Ama neden diye bir sorun? Çünkü ben kore dizileri ve animelere başlamaya korkuyorum, biliyorum ki saracağım. Daha sonra da diğerleri hak getire olacak, o yüzden elimdekilere öncelik verip bitirmeye çalıştım bunca zamandır. Taa ki bunu izleyene kadar. :) Şimdi geç mi kaldım ne oldu diye sorguluyorum kendimi. :) Ve bir heyecanlanma sebebim de BTS grubunu illa biliyorsunuzdur, orada ki Jeon Jungkook yanı nam-ı değer gönlümün davşanı, kookiesi de bu animeyi çok seviyormuş. İtiraf edeyim ki; bazı kısımlarda onu hayal ettim, onun da izlerken aynı sevinci duyduğu hissiyle izledim. :)🐰



Daha da ruh halimden bahsetmeden hemen filmin konusuna geçeyim:
İki ana karakterimiz var. Taki ve Mitsuha. Mitsuha kırsal kesimde yaşayan liseli bir genç kızımızken, Taki de Tokyo'da yaşayan liseli bir genç erkeğimizdir. Mitsuha Tokyo'da yaşamayı hayal ediyorken, bir sabah farklı bir şey olur ve kendilerini birbirlerinin bedeninde bulurlar. Ya ben o kısımları ilklerde anlayamadım, ama daha sonra konuya hakim olmaya başlayınca devamını acayip bir merakla izledim. İlk başlarda çok güldürdü, kahkaha attığım o kadar kısmı var ki. :D Özellikle de Mitsuha'nın bedeninde uyanan ve her sabah kardeşine yakalanan Taki'nin bölümlerinde, eminim izleyenler de tahmin etmiştir. :D
Yalnız sonunda evlendiklerini veya yan yana olduklarında geçirdikleri vakti görmek çok isterdim. Çünkü o kadar güzeller ki, ya izleyin işte ben burada ne kadar anlatsam az kalacak. ♥️  Özet olarak;10 numara 5 yıldız dedikleri. :)

Ve sonlandırmadan da bir alıntı paylaşmak istiyorum. Çok hoşuma gitmişti bu kısım.

Birbirlerine yaklaşırlar, şekil alırlar, sarmalanırlar, düğümlenirler, çözülüp koparlar, sonra tekrar kavuşurlar. Buna Musubi denir. Yani zaman...
Bir zaman kavramı daha güzel nasıl anlatılabilirdi, bilemiyorum. Aşk da zaman gibi değil midir hem?

4. Bright (⭐⭐⭐⭐)


Gelelim merakla beklediğim listemde bulunan Netflix yapımı filmlere... Bu filmi iki sebepten listeme almıştım; Netflix yapımı oluşu ve başrolünde ki Will Smith.. Kendisini pek severim, netflix de bu sıralar çok ilgimi çekiyor. Geçenlerde araya sıkıştırıp Ibiza filmini izlemiştim o da "eh" dedirtecek bir filmdi, ama müzikleri mü-kem-mel! Özellikle San Holo-Light 'ı şiddetle tavsiye ederim. Youtube üzerinden dinlemek isterseniz de şarkı adına tıklayarak ulaşabilirsiniz. Her neyse, böyle böyle filmleri sömürüyorum anlayacağınız.



Filmin konusundan önce neden 4 yıldız oluşunu söyleyeyim. İlk 30-40 dakikada odaklanmakta olsun, ilgi konusunda olsun çok zorlandım. Daha sonrasında film akıcı bir hale geldi benim gözümde.
Olayımız da şu; Darly Ward ve Nick Jakoby (ork) polistir ve görev sırasında bir ork Ward'ı vurmaya kalkışır. Konuda bundan sonra gelir, onların zorunlu ekip işi aslında birer arkadaşlığa ve maceraya dönüşür. Peşi sıra elfleri ve brightları da içine alır. Sonrasında her şey tam da istediğim gibi "bol aksiyon"! :) Ama Tikka çok tatlıyken, Leilah karakteri de bir o kadar lanet bir karakterdi. Ve Nick en birinci ork bence, sonda ki sahnede çok güldürdü. Kralsın! :)

Bana izlemeli miyim diye sorarsanız; izleyebilirsiniz vakit kaybettirecek bir film değil hatta imdb puanı 6.4 ve neden o kadar düşük anlayamadım. Çünkü vasat bir film kesinlikle değil, tamam kabul süper ötesi de değil ama izlenir yani sevilebilir de. Neyse o da izleyicinin yorumu. :)

5. Annihilation-Yok Oluş (⭐)


O tek yıldız ne öyle dediğinizi duyar gibiyim. Hiç yıldız koymamaktan iyidir diye düşündüm. Bu film için 3İ belirledim. İğrenç, İzlemeyin, İzlettirmeyin!

Yine bir netflix yapımı, yine harika bir başrol oyuncusu fakat film, of yani nasıl desem bilemiyorum. 2 saatime üzüldüm. :( Lena'nın eşi Kane bir göreve gider, bir sene sonra geri döner. Eski Kane değildir tabii, sonra bunlar yakalanır, bir araştırma bölgesinde kalır. Ardından Kane ölmek üzereyken Lena parıltı denen ve giderek yayılan bölgeye 4 bilim kadını ile birlikte girmeye karar verir. Mevzu şudur ki parıltının duvarlarından giren kimse geri dönememektedir. Spoiler vermeme gibi bir kaygım yok o yüzden rahatça anlatacağım, çünkü size izlettirmeye niyetim yok tavsiye de etmiyorum. :) Filmin zaten ağır ilerlediği gibi sonu çok abuk bitiyor, 4 kadınlardan bazıları ölü bazıları kayıp , Lena desen asıl Lena gelmişti ama bu Kane'in çakmasının yanında duran Lena da kim, fener patladığında her şey bitmemiş miydi gibi bir çok soru işareti bıraktırdı. Yani kendilerince İnception mu yapmaya çalıştılar ben bir türlü anlayamadım, ama buna kafada yormak istemedim.



İnstagram üzerinde epey yerdim filmi, çünkü bana göre kaçıncı asırdan kalma efektleri, uzaylı kılıklı saçma bir alüminyum adamı, korkunç bile olmayan sahneleriyle izlemek çok sıkıcıydı. Bazı yerler öyle kopuk ki, "ne alaka ya" dedim. Hatta bazı takipçilerim de çok eleştirdiğimi bile söyledi. :D Sevmedim arkadaş, dürüst bir bloggerım ben. He derseniz ki boş vaktim çok izleyip bir de ben yorum yapayım. Buyrun efendim, iyi seyirler umarım siz zevk alırsınız diyebilirim. Bu benim kendi yorumum. Ve Natalie Portman gibi güzel duru bir kadın bile kurtaramamış. Bright 6.4 puanlıyken bunun nesi 7 onu da anlamadım, ne yapalım önümüzdekilere bakacağız. :)

Yani maratonun ilk 5lisi böyleydi. Sırada Ayla, Dangal, Doctor Strange, La La Land ve Blade Runner var. Açıkçası hepsinden de çok umutluyum, 5er yıldızları hepsine hediye etmek istiyorum burada ama bakalım nasıl olacak bir sonraki yorumlamamda görüşmek üzere o zaman, maratona devam edenlere iyi seyirler. :)
Maratonda neler var hala okumadıysanız buraya tık yapabilirsiniz. :)

Bunlar da ilginizi çekebilir

17 yorum:

  1. Bright'ı büşra ile izlemiştik. bizde beğendik fena değildi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ortak düşüncelerdeymişiz ne güzel, ork ve insan başrolüyle güzel bir uyum yakalamışlar :)

      Sil
  2. İyi kankiletam senin sadece 1 filmin tırt cıktı şimdiye kadar🙄😂Ay sonu hasılatı yazısı giricem bende izlediklerimi yazıcam napaacuk bilmiyorum sen anladın🤷🏻‍♀️😂❤️
    Ayla’yı beraber aynı gün izleyelim Kübom benimde listemde var💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben tabi Ayla'yı birlikte izledikten ve sen ay sonu hasılatı yazısı yazdıktan sonra bunu cevaplasamda kuzum :D Sırada Gizo Büş ve Küb üçlüsünün La La Land gecesi var <3

      Sil
  3. Vee beklenen yorumların ilki gelmişş :)) İlk filmin kısa yorumunu instagramda görüp listeme eklemiştim zaten ama benim 30'a tamamlanmadığı için bu yorumları okumak benim için harika oldu kuzumm ♥ Listem eridikçe senin listeye kayabilirim, malum zevklerimiz benziyor. ^^
    Çok güzel anlatmışsın hepsini, emeğine sağlık bitanemm :* ♥♥♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her türlü yorumlardan listene ekleme yapabilirsin aşkoşum :) Dediğin gibi zevklerimiz çok uyumlu zaten, bakalım diğerleri nasıl olacak merak içindeyim :)
      Seviyorum seniii teşekkür ederim bidenem <3 :*

      Sil
  4. Your Name gerçekten çok güzel bir animeydi. Sanırım aradan birkaç yıl geçince tekrar izleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eveet :) Belli bir süre geçince izlerken hissettiklerimiz bile değişiyor kuzum gerçekten yıllar sonra da izlemeliyiz :)

      Sil
  5. Annihilation filmini bende izlemiştim. Aslında parıltının içindeki olaylar güzeldi ama filmin sonu aşırı iğrençti gerçekten öyle bitmemeliydi benimde zaman kaybıma üzüldüğüm bir film olmuştu 😂😂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ohh bee yalnız değilmişim yaşasınnn :D Bir olumsuz benim diye düşünüyordum da :) Br daha böyle zaman kaybı olacak filmlere denk gelmememiz dileğiyle diyeyim :)

      Sil
  6. Your Name gerçekten çok güzel bir animeydi. Sanırım aradan birkaç yıl geçince tekrar izleyeceğim :)

    YanıtlaSil
  7. ayyy orada adımı mı gördüm ben 🙈 :D Hacksaw Ridge de güzel filmdir ama ondan çok daha güzel savaş filmleri de var onları da söyleyeceğim sana onları da izle mutlaka :D yine çok güzel bir yazı olmuş kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin adın her yerde olabilir heheh :D Alırım valla hepsini akıcı oldukça hepsine varım izlerim seve seve :) Tişikkir ederim sevgili Best'im :)

      Sil
  8. hepsi çok güzel filmlerdi iftarlık gazoz harici hepsini izlemişim. Umarım onu da izlerim.
    Bol filmli günler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İftarlık gazozu izleyince onu da seveceğinize eminim, şimdiden iyi seyirler :)
      Bol filmli günler :)

      Sil
  9. İLK ikisini ben de izlemiş ve sevmiştim. Your Name ' e ilk fırsatta bakacağım.
    Yorumuna sağlık

    YanıtlaSil
  10. Savaş Vadisi'nin gerçek bir hikayeden uyarlanmış olması insanı daha çok etkiliyor. İftarlık Gazoz'u sevmiştim ben. Yemek yedirmeye çalışan teyze sahnesinde çok gülmüş, filmin sonunda ağlamıştım.

    Senin Adın benim de izlemek istediğim bir film olduğu için yorumunu okumadım.

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyoruz