Blog Kesifleri/Mim

Dikkat Bu Bir Mim Yazısıdır-8: İnsan Ne ile Yaşar?

Temmuz 28, 2018 Ruhuna Renk Kat 6 Comments


Herkese uzun bir aradan sonra merhaba! :)
Bu sıralar yoğunluktan ve akşamları iş çıkışı gelip filme, diziye dalmaktan buralara yeteri kadar ilgi gösteremedim. O yüzden hazır da bir mim varken, size hal hatır sormalı uğrama yapayım dedim. Keyifler yerindedir inşallah. Bende epey yerinde, ayın kritiği yazısında daha da detaylı konuşuruz artık. :)

Birpembesever'in Tuğçe'si bol düşünmeli bir mim başlatmış. "İnsan ne ile yaşar?" diye sormuş ve çok sevgili şefim Herteldensef de beni burada mimlemiş. (Kendisine kocaman kalp💙) Ama yazarken zorlandığımı söylemeden geçemem, çünkü düşündükçe belli bir süre sonra tüm hayatı sorgulamaya başlıyorsunuz. Her neyse sizi de çok bekletmeden şöyle ufka baka baka "Bence insan..." diyerek söze dalmak istiyorum.



Bence insan...


"Saygı"yla yaşar. Önce kendine, sonra karşısındakine, en sonunda da dünyada olan bitene... Bizim en çok unuttuğumuz bu aslında. Saygı kelimesi lügatımız da yok gibi davranıyoruz, görmezden geliyoruz. Aynaya bakınca gördüğümüze saygımız olsa değişir belki, her şey. Geçmişimizle, hayallerimizle bir bütünüz. Ne kadar yanlışlar da yapmış olsak, ne kadar harika işlere imza da atmış olsak böyle tamamlanıyoruz aslında... O yüzden diyorum ya, saygı çok önemli. İster bencillik densin, ister başka bir şey. Önce kendimiz.
Ben; kendimi olduğum gibi kabul edersem ve saygı duyarsam, karşımdaki insanı da anlayabilirim. Ona da saygı duyabilirim. Bakın bu olgunluktur. Birini yargılamadan, birini dibe vurmadan onun düşüncelerine, düşlediklerine saygı duyabilmem ise; erdemdir. Üstelik bunlar parayla edinilebilecek, zor elde edilecek şeyler de değil. Hani bazı şeylerden uzak durmak için bahaneler vardır ya, bunun hiçbir bahanesi yok bence. Her an gerçeğe uyarlanabilir. 
Sadece sözler ve akıldakilerle de sınırı olmayan bir şey, saygı. Birine değer vermek de saygı, hatta ona hal hatır sormak da saygı, gülümsemek de saygı. Yardım etmek de, birinin elinden tutup ve sırtını sıvazlayıp ona destek olabilmek de saygı. Önemli olan bu inceliği biraz da olsa gösterebilmekte saklı...

Bence insan...


"Sevgi"yle yaşar. Gözünün gördüğü, yaratılmış olan her şeye sevgi ile yaklaşarak... Belki de Sait Faik'in dediği gibi; "Bir insanı sevmekle başlayacak her şey..." Kim bilir? Bir çiçeği, bir kediyi, bir kitabı veya bir müziği, aklınıza gelen her ne varsa hepsini sevmekle başlayacak her şey. İçinizdeki sevmek duygusu aslında o kadar güçlü ki, sadece bazılarında gizli kalmış bazılarındaysa gösterilmekten çekinilmiş. Hepsi bu. Kalbinizde nasıl bir güzellik taşıdığınızın farkında değilsiniz.
Korkmamak lazım. Sevgimi göstermek beni küçültmez, tam tersi yüceltir. Bir şeyi kalbimin aldığı kadar sevmek, beni korkutmaz daha da yüreklendirir. İşte bu yüzden "sevgi" geri planda bırakılması gereken bir duygu değil. Bazen denir ya; "bu kadar sevdiğini belli etme." diye... Edin, edelim. Karşınızdaki hangi sıfata sahip olursa olsun sizde ki sevgiyi görür veya görmez orası muamma ama, en azından o sevgiye gerçekten değip değmediğini yanınızda nasıl durabildiğiyle anlarsınız. Hatta böyle kendi dünyanızın sınırlarını siz çizebilirsiniz. 
Sevin, gözünüzün alabildiği tüm güzelliği doya doya sevin ve hiç korkmayın. Hayat her haliyle sevgiyi hak ediyor. 

Bence insan...


"Hayal"leriyle yaşar. Eminim ki bunu okuyan herkesin bir tane bile olsa hayal kırıklığı vardır. Peki bu kırıklıklar bizi güçsüz mü yaptı? Ya da bunlar olduğu için hayal kurmaktan vazgeçtik mi? İkisinin cevabı da, koskocaman bir hayır. Ne kadar vazgeç-miş gibi yaptığımız anlar da olsa, yarın ne yapacağımızı düşünmek bile bir hayal aslında. Yani işin aslı, hayallerden vazgeçmiyoruz.
Kafamızı yastığa koyduğumuzda düşündüğümüz her şey bizim bir parçamız. Olmak istediklerimiz, yaşamak istediklerimiz hatta söylemek istediklerimiz de hayallerimizin içinde... Gerçekleşmesi için çabalamak da bizim elimizde. 
Hepimiz hayal kurabiliriz, ama azımız hayallerimiz için bir adım atabiliyoruz. Biraz düşmekten korkuyoruz, biraz boşa kürek çekmekten... Oysa bunlar bile o uğurda bize o kadar çok şey katacak ki... Göremiyoruz, belki de kaçıyoruz bunları görmekten...
İşte bugün bir hayal kurmak lazım. Bırakalım tüm korkularımızı bir yana, bugün çok istediğimiz bir şeyi düşünerek uyuyalım mesela... Sonra sabah olunca da o hayalimiz için bir şey yapalım hemen, öylece bırakıp gitmeyelim. Bakın görün nasıl değişecek her şey.

Ve bence insan...


Çok kısa ve öz bir şekilde "anları ve anıları"yla yaşar. İkisinin arasında tek bir harf fark var belki. Ama anlamı çok fazla. 
Buraya acıları ve tecrübeleriyle de demek istedim. Yine de en güzeli "an ve anı" oldu. 
Hayat, upuzun gözüken kısacık bir an. Bir nefes belki. 1 sene sonra da bir an, yarın da, şu an geçen saniyeler de bir an. Ve o anlar nasıl geçti? Sorulması gereken tek soru bu. Her gün cevaplamanız gereken tek soru hatta. Dolu doluysa ne mutlu. Acısıyla tatlısıyla da olsa o an yaşadığınızı hissettiyseniz ne mutlu. Acılar büyütür, güzellikler de o acılara geri dönüp bakınca gülümsemeyi öğretir. "İyi ki yaşadım" dedirtir yani. Gerçekten de iyi ki yaşanmıştır. Şu an olduğunuz kişi yaşadığınız her andan oluşan bir bütün çünkü... O yüzden hiçbir yaşanmışlığınız için pişman olmayın. Onlar en kıymetli hazineniz aslında...
Ve anılar...
Biriktirin; vaktiniz varken en güzellerini derleyin toplayın ve aklınızdaki gizli sandığa kilitleyin. Onlar da anlar gibi, ama çok daha özeller. Çünkü bir tek size aitler ve başka birisine anlattığınızda sıradan olanlar içinizde fotoğraf karelerinde olduğu gibi bir hikayeye sahip. İşte o hikayeleri biriktirin, bir gün yazsanız roman olacak kadar saklayın. Tekrarları yok, şimdi tam zamanıyken hiçbir anınızı es geçmeyin.

Neyle yaşardı insan sahi? Saygı, sevgi, hayal, an ve anı dedik... İnsan; hepsinden biraz olsun isteyerek, ama daha çok tüketerek yaşar sanırım. Bunları biraz düşünelim...Düşünmek iyi gelir.

> Mim için de okuyan ve yapmak isteyen herkes davetlidir.
Sevgiyle kalın canlar...♡

Bunlar da ilginizi çekebilir

6 yorum:

  1. Ahh, o kadar güzel ifade etmişsin kii bu yazıda kalmak istedim hep güzel arkadaşımm! Üzerine daha ne söylemeli, hangisine hak vermemeli değil mi.. :)
    Kalemine sağlık, çok iyi geldi ve tabi ki benden de sana kocaman kalpler kalplerr <3 <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım şeff! :) Çok teşekkür ederim, beğenmene ve bu kadar güzel yorumlayıp beni mutlu edişine ayrıca sevindim öperim çokça :) <3

      Sil
  2. Yüreğine sağlık vallahi, insan egolu olmamalı nihayetinde. Herşeyin Anahtarı orada diye düşünüyorum, iyi niyetli olabilse herkes keşke

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi yahu? Keşke iyi niyet herkese nasip olsa, biraz daha farklı olurdu o zaman her şey..

      Sil
  3. Sabır ile yaşar herhalde.Umut ederek bi de...Of ne ince bir soru bu ya kaal geldi.Yaşıyoruz işte bi şekilde be kankiletam bende bilmiyom😁💕Kaleminden öperim seni de öperim emeğine saglık canımcım🙏🏻

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İkisini de derinden yaşadığını çok iyi biliyorum kardeşceğizim.. Bir şekilde yuvarlanıp gidiyoruz tabi naapcan :D Bende seni öperim kuzum <3 :*

      Sil

Yorumlarınızı bekliyoruz