Hayata Dair

Ayın Kritiği #3

Temmuz 31, 2018 Ruhuna Renk Kat 5 Comments


Temmuz hasılatını kapatıyorum, kapatıyorum, ka-pat-tım! Hemde 100.yazımla. Hey gidi günler hey. :)
Biraz son dakika kapanışı yapsam da iyi oldu, güzel oldu sanki ne dersiniz?  Sizin Temmuz ayınız nasıl sonlandı bilemesem de, benimki gayet güzel kapandı. Umudum benim ayım da yani Ağustos'ta. :) Doğumgünümü de altyazı olarak şuracığa sıkıştırıyorum, hani 17'sinde falan aklınıza gelirse. :D Şaka bir yana yaz çocuğu olmama rağmen yazdan pek hoşlanmıyorum bu sene, sonbahar olsa da şöyle yapraklar sararsa yağmurlar yağsa mis gibi olur düşüncesindeyim. Bir de fotoğraf çekmek sonbahar ve ilkbahar da daha bir şahane bence.
Her neyse konumuz neydi, benim yine çenem açıldı kaptırdım gidiyorum. Çayı da koydum şöyle karşılıklı içelim, sohbet edelim o sırada bu ay ki halet-i ruhiyelerimden bahsedeyim. E haydi. :)




Ayın anahtar kelimesi ; ŞANS.


Ayın cümlesi; "Sahip oldukların için şükredersen daha fazlası seni bulur. Sahip olamadıklarına odaklanırsan, zaten onlar da yetmemeye başlar."
* Oprah Winfrey


Geçtiğimiz ay mevzulardan konuşmuştum, bu ay yine duygulara dönmeye karar verdim. Hatta hep bu şekilde devam etmeyi düşünüyorum. Çünkü belli ki hissettiklerimde çoğu zaman yalnız olmuyorum, biraz da hepinizle tanışıyormuş gibi hissediyorum. O yüzden böyle devam. :)

Ayın başlangıcında biraz karamsar belki de biraz kafası dolu bir şekildeydim. Hani bazen yapmak istediğiniz onlarca hatta yüzlerce şey vardır. Fakat, bahane üretirsiniz ya da gerçekten şartlar oturmadığı için eliniz kolunuz bağlanmıştır. Aynı buydu işte hissettiklerim. Hatta konuşmadığım, görüşmediğim, danışmadığım kişi kalmamıştı çevremde öyle diyebilirim. Bunlara rağmen fikir alış verişi de insanı bir süre sonra yoruyor. Her gece kafanızda 40dan fazla tilki dönüyor, kuyrukları da birbirine değmiyor düşünsenize, çıldırırsınız! :) Ben de bu düşüncelerle birlikte kendime hedef listesi oluşturdum. Tıpkı geçen aylarda yaptığımız minimal mutluluk gibi.
Hedef listesini gerçekten bir gün tamamlayıp, daha üst hedeflere çıkmak istiyorum ama henüz yolun başındayım sanırım. Bu yüzden liste, köşede bir yerde minnoş minnoş duruyor. :)

Düşünceler bir kenara gittikten sonra, bir de bazı insanların iki yüzlülüğüne şahit olduğum bir ay geçirdim. Ya ben toz pembe bir gözlük takıp, yaklaşan yanlış insanları fark etmiyorum. Ya da çok iyi kendilerini kamufle ediyorlar. Gerçi evet ya, ben çabuk iyi niyet gösteren bir insanım. Kim olduğuna, nasıl olduğuna bakmadan iyi olabiliyorum. Kötü bir huy ama maalesef. Hatta bunun minik gıybetini canım kızçelerim morduslerkitapligi ve thesaglams 'la da yaptık. İnsanlar tuhaf. Biri geliyor, çok iyi davranıyor sanıyorsunuz ki iyi kalpli. Ama tam tersi sizi sömürüp, daha sonra da kıskanıp çakmanız olmaktan başka bir şey yapmıyor. Biri geliyor, sanırsınız bir abla gibi fikir verir destek olur. O da tam tersi öyle bir psikolojik etki bırakıyor ki, kıskançlık değil bu bence. Yoluna taş koymak. Bu tür kişilerin yaptıklarına gerçekten inanamamaya başladım. Şu blogu açtığımdan beri bir yardım isteyeni geri çevirmişliğim olmadı, bilmediğim şeylerde bile başka birisine yönlendirmekten hiç gocunmadım haset de duymadım. Kimse mükemmel değil, kimse kimseden de üstün değil. Böyle şeyleri düşünmeye, "o benden iyi olacak, engellemem lazım" mantıklarına ne gerek var? İnanın, bilmiyorum. Diyorum ya tuhaf tipler, tuhaf karakterler. Neyse ki geç de olsa yüzleri gördük ve hayatımızdan temizlik yapabildik. Şükür.

Tam bu sırada ayın kelimesi olarak bahsettiğim ŞANS ortaya çıktı. Aslında tek bir şeyde de değil, aklımdan geçen her şeyde teker teker oluştu bu durum. Özel yaşam, iş yaşamı, yani akla gelebilecek her alanda hatta.Ve hani derler ya; ummadığın bir anda olur diye. Hiç beklemediğim zaman hepsi üst üste güldürdü yüzümü. O an anladım ki; meğerse şans da varmış inanç da umut da... Şansı biraz fırsatları değerlendirerek, hatta bir anda gaza gelerek siz de oluşturabiliyorsunuz. İnanç hep var olmalı zaten, ama bazı durumlarda gözden kaçtığında tekrardan akla getirilmesi gerekiyor. Umut deseniz, hep umudumuz daim olsun olmasına da, en güzel şeyler umutsuzken olmuyor mu sizce de? Ya da bana hep böyle denk geliyor, bilemedim şimdi. :)

Anlayacağınız ayı da mutlu mesut kapattım. Ayın yarısında düşündüklerimi, ayın sonunda farklı bir bakış açısıyla gerçekleştirebileceğime daha çok inanıyorum artık. İnsanın mutlu olduğu yerde, mutlu olduğu işte, mutlu olduğu insanla veya insanlarla olması kadar mükemmel bir şey daha yok. Böyle olduğu zaman hayata karşı daha istekli oluyorsunuz ve her geçen gün daha iyi bir hale geliyorsunuz. Belki böyle düşünmeye sizde ben gibi zamanlardan geçerek başlayacaksınız, ama size tavsiyem kendinize bir iyilik yapın ve her ne istiyorsanız hayalinizde ne yer alıyorsa hemen başlayın. Çünkü geçen günlerin telafisini yapmak da mümkün değil. Yıllar geçtikten sonra aynı hevesin kalması da...

Ayın cümlesinde olduğu gibi, ne kadar da olumsuza odaklanırsak o kadar onları çekeriz ve aslında kazandıklarımız, sahip olduklarımız hiç yetmemeye başlar. Bu yüzden hayatımızda maddi manevi tüm varlıklara şükretmeli sonra da yolumuzu çizmeli.

Ağustos nasıl geçer bilemiyorum ama, bu ayda da o şansın devam etmesi tek dileğim. Gerçi Ağustos biraz bana kitap da okutturursa çok makbule geçer. Çünkü yine 2 aydır Franz Kafka bitirmeye çalışıp bitiremiyorum. O yüzden evrene bu dileğimi de yollayayım. Zaten Temmuz ve Ağustos olarak okunanlar yazısı paylaşırım sizinle, onları da birlikte yorumlarız yani o açıdan içim rahat. :)

Evet gelelim sadede, bu kez az ve öz olsa da Temmuz kritiği yazısında bendeniz Kübra ile birlikteydiniz. Okuyup eşlik eden herkese teşekkürler, yine buralarda olacağım.
Hoş kalın, hoşça kalın canımlar. ♥️

Bunlar da ilginizi çekebilir

5 yorum:

  1. Belki hayata pozitif bakmaya başlandığımızda diğer yüzü daha az görüyoruz. Bu yüzden şans daha sık bizi takip ediyormuş gibi gelebilir. Hayat kimine göre tesadüfi kimine göreyse tamamen planlanmış...

    İnsanlar emin ol her yaşında seni şaşırtmaya ve sınamaya devam edecek. "Kişi kendi gibi bilir herkesi" lafı öyle doğru ki. Ama zamanla herkesin iyi niyetli olmadığını da öğreniyor, öğrenmek zorunda kalıyor insan.
    Dilerim hayat karşımıza niyeti iyi, vicdanı büyük insanlar çıkartsın.

    YanıtlaSil
  2. Şimdiden doğum günün kutlu olsun canımm Ruhuna Renk Kat <3
    Bu yazı hiç bitmesin istedim vallahi, ne kadar da doğru cümleler. Nasıl da bizden..
    İkiyüzlüleri hayatından elemene pek sevindim zira o rahatlama hissi paha biçilemez ;)
    Şans, hmm.. Sanırım benim de bu aralar fazlaca ihtiyacım var. Çok haklısın, böyle güzel mutluluklar insanı ufaktan tokatlayıp kendine getiriyor. :)
    Güzel yazılarının devamını keyifle bekliyor olacağım, öpüyorum bolca <3

    YanıtlaSil
  3. İnsanların niyetlerini görmek biraz tecrübe ve içgüdü istiyor bence. Yaşamak gerek. YAşadıkça belli bir düzende olduğunu görüyorsunuz her şeyin. Ne kadar inkar edilse bile insanlar da belli kalıplarda aslında ufak farklarla. O kalıpları çözdüğünüz an kimin ne nane olduğunu anlayabiliyorsunuz :D Ha tabi arada bazen şaşırtanlar çıkabiliyor.

    YanıtlaSil
  4. Senin varya o temiz yüreciğinden öperim.❤️Canını sıkanlar bitlensin inşallah kankiletam🙄😂Şansında her daim bu ay gibi açık olsun ben inanıyorum ki sen hayal ettiğin herşeyi elde edebileceksin.Çünkü:Temiz kalplilik❤️😁
    Güzel olan herşeyi mıknatıs gibi çekme olayı var sende😘

    YanıtlaSil
  5. son günlerde çaya karşı bir düşkünlüğüm var fotoğrafı bile güzel geldi :) Ağustos ayını da mutlu mesut geçirmeniz dileğiyle :)

    YanıtlaSil

Yorumlarınızı bekliyoruz