Hayata Dair

Ayın Kritiği #2

Haziran 30, 2018 Ruhuna Renk Kat 6 Comments


Selamlar, sevgiler, hürmetler canlarım :)
Yazının bitişinde söylenecek şeyleri girişte söyledim sanırım, ama bu kadar kısa bir yazı yazmam yazamam biliyorsunuz ki. :)
Ayın kritiğini sevdiniz, beni pek mutlu ettiniz. Aylık gündemime ikinci aydan devam ediyorum o halde. Yine uyarayım da, çook uzun bir kritik yazısı bu. Çünkü bu ay çok doluyum! Keşke şu fotoğrafta olduğu gibi kafamıza takılanları da uçurtma yapıp uçursak gitseler. :)



Önce ayın kilit noktasını şuraya bırakayım; ORTAYA KARIŞIK
Gerçekten de her ruh halini yaşamış olabilirim. Keyiflendim, dertlendim falan filan... Ama en çok da gündemlerden bahsetmek istiyorum. Neler yaşadım, neler hissettim haydi başlayalım...

Vallahi bu ay mayısa göre daha iyi geçti aslında, öncelikle ramazan ayında yıllar sonra düzenli oruç tutabilme hasretini giderdim. Bende kansızlık gibi tatlış bir rahatsızlık olduğundan, doktorum sık yememi ve aç kalmamamı söylerdi. Fakat bu sene çok şükür ki Rabbime bazı günler ara versem de geri kalanında hiçbir aksilik olmadan tuttum. İnşallah hepimizin orucu, niyeti kabul olur. :)

Ayın şahaneliğine müjdeli haberimle devam ediyorum, geçen ay stresini yaşadığım ilk sene derslerinin tamamını verdim mutluyum gururluyum. Alırım bir tebriğinizi, rengininiz yırttı. :) Biliyorsunuz ki, çok stres yapıyordum. Şimdi kuş gibi hafifledim. Gelsin diziler, filmler, kitaplari gezmeler. :)

Haziran ne tatlısın ya sen, bir de yeni sıkı bir arkadaşlık kazandırdı bana kerata. Aslında Bangtan beylere teşekkür etmek lazım önce. :) Henüz yüz yüze gelmeden bile bir insanla aynı hisleri paylaşmak, aynı telden çalmak ve sanki 40 yıldır arkadaşmış gibi bir saniye bile sıkılmadan sesli ya da mesajla saatlerce konuşabilmek muhteşem! O yüzden benim sevgili muallimem Büş bunu okuyorsa ona kocaman kalp.♥️

Emin olduğum bir şey var, hayat sizin etrafınızdakilerle ve başınıza gelen güzelliklerle çiçek gibi oluyor. İyi dostlar biriktirmek bir aile olmakla eş değer, manevi açıdan yüklerinizden kurtulmak ve içinizi rahatlatan şeylerle karşılaşmak en büyük zenginlik. Yolunuza, gününüze, anınıza hiçbir şekilde ara vermeden devam edebiliyorsanız ne mutlu. Üstelik her andan bir nokta yakalayabilmek de takdir edilesi bir durum bence.

Böyle böyle derken bayram geldi çattı. Kızar mısınız, kınar mısınız bilemiyorum ama ben artık bayramları sevemiyorum. Güzel geçip geçmemesi ile alakalı değil. Bana çok sevdiğim insanları ve anları hatırlatıyor. Şimdi her şey yavan. Şimdi her şey bir mesajla bitiyor. Bakın aramayla bile demiyorum, bir mesaja bakıyor bayram. 1 gün bile tatil olsa da deniz, kum, güneş yapsak derdinde olduk galiba. Annemle babam bayramları hep anlatır bana.. Ben bu dönemleri bilmesem de, küçüklüğümde yediğim çikolatalar, şekerler bile farklıydı sanki. Kalabalık toplanmaları çok severdim mesela. Uzaklardan gelen büyük teyzemi çok özlerdim çünkü bir tek bayramda hasret giderirdim. Bir odada kuzenlerimle oturur küçücük ellerimizle çatlak patlak yusyuvarlak oynardık. :) Babamın amcası rahmetli Mehmet Amcam vardı çok severdim onu, bizim için çikolatalı pasta alırdı hep. Evinde antika eşyaları vardı, çocukken utangaçtım biraz ama mutlu olurdum bunların hepsinden. Bir gün çocuğum olursa ona bunları da ben anlatacağım, tıpkı annemle babamın bana anlattığı gibi. :)

Çok dertliymişim bu konuda değil mi? :) Ama bir diğer derdim de seçimlerdi açıkçası. Siyaset konuşmayı sevmediğim için, burada da çok bahsedip uzatmayacağım ama şunu söylemeden de geçemeyeceğim. Bir olmamız, birlikte olmamız gerekirken dostlarımızla bile parti farkları sebebiyle düşman hale gelmek çok kötü. Özellikle instagramda insanlar birbirlerine o kadar midesiz laflar ettiler ki, görmeye dayanamadım. Yapmayın, yapmayalım şu güzelim ülkede dostça yaşamak varken bu hal niye? Sanırım hiç anlayamayacağım bir durum...

Bu dertler aslında insanın çevresindeki artıkları temizletiyor. Normal zamanlarda gözünüze batmayan, bir nevi hayalet gibi olanlar böyle zor durumlarda kendilerini öyle güzel gösteriyorlar ki... İşte bu anlar temizlik anları. Sadece bu anlattığım şeylerden değil, birçok geçerli sebeple bunu son aylarda çok iyi anlayan insanlardan biriyim. İnsanlar önce yanaşabilmek için, belki de yalnız kalmamak için bir şekilde yanınızda duruyor, mış gibi yapıyorlar. Çıkarları tükenince, istedikleri yetmeyince de gidiyorlar. Bu sebepten artık ilkten görüp de önemsemediğim basit rahatsız edici durumları, özellikle yeni tanıştığım insanlarda önemser hale geldim. Artık zamanla tanıdıkça değil de, ilk anlarda daha kolay çıkarım yapabiliyorum. Size de tavsiye ederim, çünkü "aman önemsiz bir şey, nolacak sanki, düzelir" dediğiniz hiçbir şey düşündüğünüz gibi olmuyor. İnsan neyse o olarak kalıyor, emin olun.

Ayı bitirmek üzereyken bir de beni çok üzen durumdan kısaca bahsetmek istiyorum.
Beni tanımaya başlayanlar da artık biliyor ki hayvanları çok severim. Özellikle de tam bir kedi annesiyim. Bu ay kan donduran bir haber izledik biliyorsunuzdur, bir yavru köpek bu vahşetle yaşamını kaybetti ne yazık ki... Ben bir insanın, bir kalbe sahip olan canlının bunu yapabileceğini yapabilme ihtimalini bile aklıma kabul ettiremiyorum. O görüntü günlerce gözümüzün önünden gitmedi, üstüne benim apartmanın önünde beslediğim kedim var (instagramdan bilenler vardır), ki kendisi artık evcil kedi kıvamında. Geçenlerde bir sığırcık yavrusunun yuvadan düşmesi ile benim kedi atak yapıp kuşla oyun oynadı. Evet, doğru okuyorsunuz oyun oynadı ve ayağının kırılmasına, kanatlarından yara almasına sebep oldu. Yese hani diyecektik ki, kuş o doğasında avlamak var. Biz kuşu eve alıp iyileştirmeye çalıştık, ama sadece 1 gün dayanabildi. Adı Umut'tu. Sanırım benim de umudumdu bir yandan... Geride fotoğrafları kaldı. Çok detay vermek istemiyorum, bir iki arkadaşıma anlattım sadece bunu akşamında da oturup hüngür hüngür ağlamıştım şimdi anlatırken bile gözlerimin dolmasına engel olamıyorum. Kedimle küsmüştük iki gün oldu barışalı, yaptığını affetmek zor geliyor hala ama yine de aramda bir bağ var, o da benim canım. O değil ben gerçekten kedi annesi olmuşum fark ettiniz mi? :)

Ya ben bir dakikalık olay için bile ne kadar şey anlattım, peki ya bu olanlara ne yapılmalı? "Ne olursunuz biraz insanlık olsun içinizde yalvarırım!" diye haykırmak istiyorum. Umut belki 24 saat daha nefes aldı sayemizde, ama diğer umutlar nefessiz yarı yolda bırakılmamalı... Hayvan sevmeyen insan sevmez denir ya. Hayvan da sevin, insan da sevin. Ama kendinizi sevin önce. Bu kadar sevgisiz olmayın... Hiçbir sinir, kızgınlık, öfke masumlardan çıkarılmamalı bu dünyada...

Bu ay beni dolum dolum doldurdular. Yine de her şekilde bol ders alınabilecek, bol düşünülecek ve geçen ayın zaman kısıtından kurtulup dinlenme vakitleri yapılacak bir aydı. Temmuzcum bak senden daha umutluyum, ona göre gel güzel gel. :)

Bitirmeden önce de şunu diyeyim; ayın son günü sen muhteşemdin, her şey için teşekkür ederim.♥️

Gündemden bahsedip, daha doğrusu kendimi anlatıp darladım buraları kusuruma bakmayın. Yanlışlığım olduysa affola. Bir sonraki kritikte görüşürüz canlar. Sevgiyle kalın, hoş kalın. :)






Bunlar da ilginizi çekebilir

6 yorum:

  1. Renginciğiiiim demek sınavlarını verdin maşallah sana al bakalım koca bi tebrik sana😎😂😂❤️Kankaaaa o muallime büş kim bir an kendim sandım paragrafı ikinci kez okudummm 🙄😂Ohh mis gibi bir ay geçirmişin kuzu ne güzel de etmişin...❤️Kara kuzu hakkında bişey söylemek istemiyorum ben.Sesimizi duyan malesef ki yok çünkü..Allah versin be cezalarını ne diyim.
    Beddualarımızdalar kansız mikroplar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gelince ayrı tebrik istiyorum kankitam 😂😂 Ya o yüzden muallime dedim zaten dedim ki karışacak yoksa ortalık :D Allah'a havale etmekten başka hiçbir şey elimizden gelmiyor kuzum maalesef ama gözümün önünden de pek gitmiyor o görüntü :/

      Sil
  2. Tatlı şeyler, arkadaş olmuşsunuz bile. Size yetişmek güç. Seviniyorum. Büşra tatlişkosunu biliyorum da, Rengin, seni bilmiyordum.
    Yazı çok iyiydi. Aynı hassasiyet ve duygulardayız. Kediler kuşları, sadece hareket eden oyuncaklar olarak görüyorlar. Yapılacak bir şey yok. Yeşilköy'deyken ben, ağlayarak kaç cenaze töreni gerçekleştirdim bir bilsen...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Severiz seni Ece Ablacım çok teşekkür ederim bu güzel yorumun için. :)
      Ne yazık ki bu anları yaşıyoruz, seni de biliyorum bir hayvansever olarak eminim beni çok iyi anlıyorsundur.. Kuşa ayrıca üzülüyoruz, ama kediye de kızmak zor her biri birer can sonuçta..

      Sil
  3. Your blog looks beautiful. Nice post. :)
    Following you! Follow back?

    www.minnieart.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you Mina :)
      I followed you, thanks for follow :) <3

      Sil

Yorumlarınızı bekliyoruz