Gezi/Mekan

Büyükada Turu-1

Haziran 08, 2017 Ruhuna Renk Kat 16 Comments

Mer-ha-ba-laaarrr 🙌
Biz bu ay Büyükada'ya gittiiiik :) Evet sonunda buluştuk, kavuştuk ve bir ada turu yapmadan dönmeyelim dedik. Ama turumuzu anlatmadan önce, buluşma faslımızı ve yol maceralarımızı aktaralım.
Şimdi normalde bizim buluşma planımız vardı fakat bir türlü denk getiremedik, yorgunluklar yoğunluklar yüzünden ertelendikçe ertelendi. Nasıl oldu anlamadan da bir baktık ki biz buluşuyoruz biletler hazırlanmış. :)
Sabahın kör saatlerinden beridir yollarda olan Kübra ve Nisa düşünün lütfen. :) Neyse saat 10.20'de Kadıköy'deki Adalar vapuruna binip yetişme amacındayız. Nisa'nın yolda tramvay trafiğe takılır, üstüne arızalanır derken, benimde otobüs trafiğe takılır... Ama Nisa 10'da Kadıköy'de ben hala yollarda... Saat 10.17 falan oldu bendeniz Kübra kesin yetişemeyeceğim gözüyle bakıyorum tabii, sonra neyse ki Kadıköy Çarşı durağı derken bir deli cesareti geldi indim ve direk maraton koşucuları misali koşmaya başladım ve yetiştim de üstelik vapura son binenler olarak, daha birbirimize sarılamadan düşünün yani... :) Artık resmen Ada yolcusuyduk. Ne bu ada aşkı diyeceksiniz. Biz uzuun zamandır adaya gitmemişler olarak ve sürekli okul döneminde de birbirimize gidelim diye söylendiğimiz için, ilk kez gerçekleştirmenin haklı mutluluğu vardı tabii ki üzerimizde. :)
Ada'ya iner inmez bir gezi blogger'ı edası vardı üzerimizde. Önceliğimiz Büyükada Şekercisi'ne gitmekti. Ve gittik de... O zaman başlasın turumuz... :)


Büyükada'ya gidince yapmanız gerekenler listesi yapacak olsak; ilk sıraya şekerciye uğrayın kuralını koyabiliriz.

💗Büyükada Şekercisi Candy Island


Burası öyle güzel ve sıcak bir mekan ki, daha sokak başında şeker ağacını gördüğünüz an gözlerinizden kalpler uçuşuyor.



Nasıl ulaşırsınız?

Büyükada vapur iskelesine indiğiniz anda sol tarafa doğru yürümeye başlıyorsunuz, balıkçı restoranları sıralanmış halde sizi tek tek karşılıyor olacak. Ardından Köşem Restaurant sokağından sağa döndüğünüzde karşınızda ta-ta-ta-taaam🎉
Güzeller güzeli şeker ağacı ve atmosferiyle sizi karşılayan şirin cafe.🍭

Sahibi Yonca Hanım'ın güzel karşılamasıyla dükkandan adımımızı atar atmaz şeker kokusu sarıyor içimize kadar. (Bu arada kendisiyle röportajımızda yakında burada olacak) Burada el yapımı şekerlerden tutun, özel çikolatalar, yurtdışından gelen el emeği ile yapılan oyuncaklar, bonibonlar, lolipoplar ve dahası bulunuyor.


Menüye baktığımızda da soluklanmak için içecekler de, tatlı krizleri veya karın doyurmalıkta oldukça çok çeşitli. Biz tabii o sıcakta yorgunluk atmak için soğuk içeceklere yönelttik bakışlarımızı ve bir çilekli bir de orman meyveli frozen içtik. İkisinin de tadı tek kelime EN-FES ti.👌




Fiyatları soracak olursanız; aklınıza ilk gelen şudur eminiz ki "ada olduğu için fiyatlar da pahalıdır.". Emin olun öyle değil. Oldukça uygun ve biz gibi hâlâ öğrenci modda olanların bütçesini yormuyor. Frozen; 11 TL'ydi mesela. Karışık şekerleme kutularımızla beklediğimizden uygun bir şekilde dükkandan çıktık.
Ufak bir hatırlatma da yapalım hali hazır; Yonca Hanım'ın dediğine göre Ramazan ayı içerisinde olduğumuzdan dolayı müşteri yoğunluğu yok, ama sonrasında ve haftasonunda özellikle tıklım tıklım oluyormuş. Size tavsiyemiz kimsecikler yokken huzurun tadına orada varın. :)

...

Şekerci'den çıktıktan sonra, önce adada yürüyüş yapalım dedik biz, faytona binmek istemediğimizden (atlar orada emin olun çok hırpalanıyor) hemde bisiklet sonra kiralarız sokakları adımlayalım önce diye düşündüğümüzden başladık yürümeye. Bu arada isterseniz bisikleti şekercinin hemen karşısındaki dükkanlardan da kiralayabilirsiniz. Fakat çıktıktan sonra şekerciye geldiğiniz yoldan giderseniz daha rahat Ada turu yapabilirsiniz.




💗 Ada Sokakları


Bu sokaklar sanki İstanbul'da değilmişsiniz de farklı bir şehirdeymişsiniz gibi hissettiriyor. Her yerde cumbalı evler, köşk villa tipi güzel bahçeli evler, ahşap binalar insana "şöyle evim olsa ya" hissi verdiriyor. Güller ve çiçeklerle bezeli sokaklar, upuzun yol boyunca ağaçların manzarası insanın içini açmaya yetiyor fazlasıyla. Yalnız kalabalıktan dolayı bazen yürümek bile zorlaşıyor. O yüzden siz siz olun hafta arası gidin. :)







Biz bu sokakları turladıktan sonra ne yazık ki daha Dilburnu Tabiat Parkı'na gitmeden, bisiklet sürmeden vapur saatimiz için hazırlanmaya başladık. Ada'nın 2.turu da bu kısımlar için ayrılacak. Hemen olmaz ama, ona baya var diyelim biz. :)

...

Ve vapura binmeden önce, tesadüfen aramızda konuşmuştuk "bir dondurma mı yesek iyi gider şimdi" diye... Tam iskeleye inmek üzereyken de karşımıza Mio Amore çıkıyor. Aslında buranın dondurmasının yenilmeden dönülmemesi gerektiğini epeyce önce instagramdan görmüştük, fakat aklımızdan çıktığı için oradayken "aaa hangisiydi acaba" moduna girdik. Ve tercihimiz görüldüğü üzere. :)

💗 Mio Amore Büyükada Dondurma


Bendeniz Kübra çikolata aşkından bir türlü vazgeçemediğim için çikolataya takılıp takılıp durdum (bir sonrakinde aklım onda), Nisa ise limon ve kavun dedi. Sonra limon seven biride olarak çikolatadan vazgeçtim ve kankitoşumla büyük uyum sağladık. (Her zamanki gibi😎) Epeyce kuyruk olmasına rağmen, oldukça güzel ağırlandık ve blogger olma keyfiyle eğlenceli diyaloglar ve videolar yaşadık. (Fotoğraf çektiğimizi sanarken video çekmemiz gibi) 
Burada minimum 30 çeşit dondurma var, abartmıyoruz. Hepside öyle çok çekiyor ki sizi kendisine, hepsinden bir top diyesiniz geliyor yani. Top demişken topu 2.50 TL. Ama öyle ufak falan değil, baya doyurucu tadı damağınızda kalacak şekilde. Bir de biz fotoğrafla çok uğraşırken "dünyanın en hızlı eriyen dondurması" ismini koyduk kendilerine. :)



 

Nasıl Ulaşırsınız?

İskeleden iner inmez olduğu gibi Saat Kulesi'nin olduğu sokağa geçmeniz yeterli, hemen sağınıza baktığınızda göreceksiniz. Ada'ya gittiğinizde olmazsa olmaz, dondurma yemeden sakın ola dönmeyin. 


...

Bir sonraki turumuzda ne maceralar yaşarız bilmiyoruz ama, birlikteyken her zaman bir maceranın karşımıza çıktığı ve eğlendiğimiz kesin. Unutmadan söyleyelim; Kadıköy'den Büyükada'ya varmak 1 saat 20 dakika sürüyor. Ama o vapurun yoğunluğuna Cumartesi denk gelmeyin. Valla yerlerde oturduk o derece, varın gerisini siz düşünün.🙈

İlk gezmeli yazımızla size selam verelim istedik, denk gelebildikçe gezebildikçe sizinle gezi yazılarıyla daha çok buluşmayı planlıyoruz. Ada'ya giderseniz, iki çılgın kız kardeşin maceralarını da hatırlayıp gülümseyin olur mu? Bir de önerilerimizi atlamayın. :) Seviyoruz sizi, yeniden görüşmek üzere hoş kalın hoşça kalııın.👋👋💕💫🚢

Not: Fotoğraflar revize edilebilir, yenileri eklenebilir. Hepsi bize aittir.


Bunlar da ilginizi çekebilir

16 yorum:

  1. Ne guzel bir cafeymis burası bidaha gidersem uğrayayim :) bu arada blogunuzu takibe aldım bana da bekliyorum sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle uğranmalı :) Bizde hemen size uğruyoruuz 😘

      Sil
  2. Güzel bir ada turu olmuş.Benim de gidesim geldi.:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam zamanları valla gerçi sıcak ve kalabalıkta biraz zorlanılsa da :)

      Sil
  3. Aaa aşk olsun kızlar insan ablasınıda cagirmazmi 😁 bende cok merak ediyorum.Gidelim dedik kaldı. Cok hosuma giti bu sekerci ya :) afiyet olsun cok da güzel.bir yaziydi ellerinize saglk canlarim 💕😘

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ablişkomm o kadar ani oldu ki bak bir sonrakinde mutlaka gidiyoruz 😍❤️ Şekerci şahaneydi gerçekten uğranmaması haksızlık olurdu :) Çok teşekkür ederiz 😘

      Sil
  4. Harika bir yermiş bayıldım. aslında Hep beraber bir buluşma yapsak ne iyi olur :) Bu arada +1 lemek gerek :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaaa inanın bizde kendimizce acaba bir buluşma mı ayarlasak demiştik, aslında havalar güzelken ramazan sonrası neden olmasınn 😍 Bu arada çokta teşekkür ederiiz❤️

      Sil
  5. ben bu şekerciyi hatırlamıyorum, nasıl kaçmış gözümden :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında adaya iner inmez yöneldiğimiz yollar başka olduğu için bu da tam tersi bir noktada, o yüzden kaçmıştır belki :) bir sonraki gidişinizde dikkat çeker :)

      Sil
  6. Yanıyorum yanıyorum da İstanbul'da bir yıl kalıp Şu Ada'ya gitmediğime yanıyorum; inadına O da karşıma çıkıyor hep. Sayenizde dolaştım biraz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah bir an önce sizde tadına varırsınız, yaz mevsiminde başka güzel :)

      Sil
  7. Benim de bu hayatta gitmediğime üzüldüğüm tek yer, biraz geç okudum ama okurken pek imrendim.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şeff bir an önce gitmek nasip olur inşallah :) Belki toplaşır hep birlikte gideriz :)

      Sil
  8. En son ağustos ayının sonlarına doğru gittim Büyükada'ya ve ilk defa bu kadar kalabalık olduğuna şahit oldum, ardından hemen Burgazada'ya geçtim. Dondurmalardan almadığımıza pişman olduk çünkü hem çeşit çok hem de topu 2-3 liraydı. Adalar tam bir dinlenme noktası ancak yazın ve hafta sonları yolculuk kalabalık oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle en güzel dönemleri sonbahar ve ilkbahar o yüzden.. İstanbul'da yaşayan herkesin kaçış noktası adeta, Burgazada'ya da gitmek çok istiyoruz siz de beğendiyseniz not alabiliriz :)

      Sil

Yorumlarınızı bekliyoruz