Hayata Dair

Şimdi Rengarenk Olma Zamanı

Nisan 06, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Bahar geldi, çiçekler açtı, kuşlar yuvalarını kurdu kuruyor, çilek pazar tezgahlarında yerini aldı derken... Bahardaki güzelliklere seyirci kalmamak adına neler yapsak diye düşündük...

Önce, sakinlik. Bu yüzden meditasyonla başlıyoruz. Öyle kurslara gitmenize, paralar saçmanıza bile gerek yok üstelik. Doğanın kendisi bir meditasyon kaynağı. Her güzelliği fark edin. Her güzel şeyi içinize daha çok katın. Şükredin. Sevin. Çok sevin. İşte bunların hepsini birleştirince mükemmel bir meditasyon yapmış oluyorsunuz.











Pikniğe ne dersiniz? Kekler, poğaçalar, kurabiyeler ve çayları hazırlayın bakalım. Çağırın sevdiklerinizi de şöyle bir sahil kenarında veya ormanın içinde, kuş cıvıltıları ağaç dallarının rüzgar sırasındaki sesiyle huzurlu bir piknik yapın. Bu piknik havası hem size, hem sevdiklerinize, hem de kalbinize çok iyi gelecek.











İstanbul'daysanız Adalar'ın tam vakti. Atlayın bir ada vapuruna, püfür püfür gidin bir de bisiklet kiralayın, oh değmesinler keyfinize. Artık durakladığınız yerde piknik mi yaparsınız yoksa uzanır huzura mı dalarsınız orası size kalmış. İstanbul'da olmasanız bile, bisiklet sürün. Hem spor niyetine, hem de bahar keyfi. Bizde seçenek bol :)











Çiçekler! Ah, çiçekler... Öyle güzeller ki, her mevsim ayrı güzeller başka başka çeşitleriyle. Ama hepsi de o kadar özel ki... Biraz çiçek koklayın ya da bir demet alın evinizde baş köşeye koyun güzellik saçsın diye... Çiçekli fotoğraflar çekin, çiçekli manzaraların kadrajına girin, çiçeklerden taç yapın takın ama bir çiçek güzelliğine dalın mutlaka. Dalından koparıp kokladıktan sonra yere atmayın. Koparıyorsanız da evde bir vazoya koyun. Onu sevdiğinizi gösterin. O da size güzelliğini ve kokusunu sunsun.






Yürüyüş. En güzeli. Bu havalarda, bir nevi meditasyon sayılan bir spor yürüyüş. Sabah erkenden uyanın mesela, yarım saat bile olsa yürüyün. Bakın kendinizi nasıl daha dinç hissediyor olacaksınız. Hele bir de deniz kenarında falansa, oh sizden şanslısı yok. Kumsal varsa, biraz ayakkabılarınızı çıkarın basın. Çimenler mi var, yine yapın. Kötü ve negatif tüm enerjileriniz gitsin benliğinizden.





Kitap, kitap, kitap. Bol okuyun, çok okuyun. Okumaktan asla vazgeçmeyin. Sıkılmayın. Ama havalar güzelleştiğine göre, artık dışarıda da okuyabilirsiniz. Ne dersiniz? Alın kitabınızı, çıkın dışarı, bir bankta, deniz kenarında, bir de kahve mi olsa derseniz böyle hoş bir kafenin dış tarafında kahveniz eşliğinde, çiçeklerin ortasına uzanarak yeter ki okuyun.




Elinizde imkanınız varsa ne yapacağınızı fotoğraf anlatıyordur sanıyoruz ki :) Çıkarın haritaları, gitmek istediğiniz yere gidin. Yeni kültürler, yeni keşifler edinin. Hem eğlenceli, hem de tam bu havalara göre. İmkan yoksa da, yine örneğimiz İstanbul'dan olsun. İstanbul'daysanız İstanbul dışına çıkın bir güncük o da olur. Her türlüsü kabul :)











Bitti mi dersiniz? Nisan yağmuru berekettir ve şifadır derler. Yağmura yakalanırsanız kaçmayın, daha çok ıslanın ki sizde faydalanın bundan. Alerji mevsimi tabii onlara dikkat edin. Siz kıymetlimizsiniz :) Mevsim meyvelerini kapış kapış alın ve yiyin. Rengarenk olun, kendinizi rengarenk hissedin, doğanın renklerini fark edin, ilkbaharın tüm nimetlerinden yararlanın. Sevgilerle 🌸🌼🌻🌺💛💚

Not: Fotoğraflar; tumblr, lovethispic, pinterest ve favim den alınmıştır.

Bunlar da ilginizi çekebilir

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz