Kitap/Film

Mart Ayında Neler Okuduk?

Mart 30, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Kitapsever kitap kurdu renkli okuyucularımıza bu ay ki kitaplarımız ile merhabaaa 💕

Kalından inceye bir çok şey okuduk bu ay... Aslında kitaplara gömülmek çok içimizden gelmişti. Bu yüzden de bol bol sayfalar arasında, altı çizili satırlarda kaybolalım dedik. Peki siz neler okudunuz? Bize de tavsiye edecekleriniz olursa çok seviniriz.😍
Gelelim bizim okuduklarımıza, yorumlarımıza ve altı çizili akılda kalanlarımıza...


Sesi güzel, kendi güzel, satırları başka güzel bir kadın karşınızda ilk olarak...

Jehan Barbur; Çatıdaki Çimenler ile...


Bir aşk nasıl güzel anlatılır derseniz, onun şiirlerini anlatılarını örnek verebiliriz. Birine "kalkıp gelmeler" ile neyin ne olduğunun ayrımına vardırıyor bizi...
Siz de hiç birine içinizi anlatamamanın derdini çektiniz mi? Ona satırlar, sayfalar yazmak istediğiniz halde içinize mi döküldü tüm kelimeler. Sebebiniz ise; "yazsam bile anlamazdı" mı oldu? 
Peki;

"...
Anlayamazsın belki de beni,
Çünkü benim kadar çok sevmemişsindir kelimeleri
Ya da benim kadar tüketmemişsindir hepsini
Hayatın içinde, birine, sevdiğine, sevmediğine
Uykunu benimki kadar bölmemiştir savsak düşünceler."

Satırları yeterli olur mu size?

Ya;

"Böyle seviyorum seni dediğimde
Ne anlıyorsan
O!
O güne dönmek istiyorum
O eskideki
Olanaksız mı bu dönüşler?


Kalkıp geldim sana dün
Kapı duvar
Ve iyiki de!
Çünkü ben kimseyi sevemedim böyle."


Dizeleri ne hissettirir?
Ya da her birini boş verip;

"Kızmıyorum kimseye
Anlıyorum,
Çünkü biliyorum kendimdeki eksiği de
Ve eksiğiyle seviyorum o her kimse..." 

mi desek ve bizde sevsek öyle o "her kimse"...

Sonra biraz aşka ara verdik...
Elimize kalın, sağlam ve akıcı bir roman alalım dedik. Olayların örgüsüne kapılabilmek için...

Karşımızda;
J.K.Rowling vardı, Boş Koltuk'u ile...


Bir belediye üyesinin Barry'nin ölümü ile ardında kalanların hepsinin açığa çıktığını gördük. İnsanların, bir ölümü bile kendine nasıl çevirebileceğini, nasıl onu umursamayacağını ve bu dünyanın çıkarcı insanlarını gördük... Oldukça akıcı, kitaptaki herkesin hayatını açıkça da yansıtabilen bir roman. Her ne kadar sonuyla tatmin olamasakta, güzel bulduğumuz özel cümleleri sakladık...

"Ey akıl, dünya derin ve karanlık bir uçurumdur. Ölüm dört bir yandan ağını atar." 

cümlesiyle geçmişi değil, bugünü değil, geleceği sonrasını düşünmemiz gerektiğini hatırlatıyor.

ve

"İnsanın kalbinin kabullenmeyi reddettiği şeyleri beyninin bilebilmesi tuhaftı." 

derken gerçekliklerimizi hatırlatıyordu. Beynimizin "yanlış" diye direttiği şeyleri kalbimiz "doğru"ya yormak istiyor hep. Bu böyle...

En güzeli, en özeli var sırada... Kalpteki yeri ayrı olan, her sayfası ayrı bir doyum dergi var...

Kafkaokur... Hemde "çiçeklerini sevdiğimiz Didem Madak" kapağı ile...


Beni (kübra) tanıyanlar ya da benimle biraz şiir muhabbeti yapmış olanlar bilir... En sevdiğin kimdir deseler; düşünmeden Didem Madak derim. Dergiyi zaten seviyor olmam ile Didem Madak'ı görmem benim için anlatılamaz bir his... 

"Ben acılarımın başını evcimen telaşlarla okşadım bayım."

Bir Füsun'dan diğer Füsun'a aktarılan yaşamı var Madak'ın.. En güzel, en dokunan şiirlerini zaten annesi Füsun'un ölümü ile başlamış, tüm zor dönemini o satırlarda paylaşmış. Ve kızı Füsun'dan sonra amansız bir hastalık ile veda etmiş bize. Keşke etmeseymiş! Keşke, daha çok çiçeklerini, rengarenk reçellerini konuşsaydık onunla. Daha doğrusu o anlatsa, o yazsa biz dinlesek, biz okusaydık. Keşke!

"İnsan kaybolmayı ister mi?
Ben işte istedim bayım."

Her satırı, hatta her harfiyle içe bir taş ağırlığı koyduran...
Hangi alıntıyı paylaşsak sizinle, inanın bilinmez... O kadar çok var ki, o kadar çok şey yazılabilir ki onun hakkında buraya. En azından ben yazabilirim. En azından yaşasaydı ne yapıp edip bulup, ona sarılmak isterdim. Özet olarak bunu diyebilirim belki...

Başka neler var bu ay Kafkaokur'da derseniz?
Ece Temelkuran ile başlamak isteriz ki, okuduklarımız içerisinde yine favoriye eklenenlerden oldu; "Gürültüde Okumak" adlı denemesi. 
Diyor ki; 

"Sesleri ancak kitap okuyarak duyabilirsiniz. Çünkü kitapsız baktığınız sokakta bir sokak görürsünüz. Kitapla baktığınız sokakta, o sokaktan başka bir insan olarak geçme imkanını seyredersiniz."

Kitap dünyaya bakışınızı bile değiştirir. Bizce de öyle...

Merve Özdolap için her zaman "mükemmel" kelimesini kullanabilirim. Ki cidden öyledir. Görünmez adlı anlatısını öyle bir anlatmış ki, yazının sonuna geldiğinizde "aynen" demekten kendinizi alamıyorsunuz. Çünkü biliyorsunuz ki doğru...Çünkü gerçekten de;

"İnsana en büyük zararı en yakınındakiler veriyor. İçten gelen bir gülümseyişi tek yumrukla yüzünün ortasına gömüyorlar."


Yine Selcan Aydın, Cansu Cindoruk,Esra Pulak içimize dokunanlardan... 
Sizde "gecenin bir yarısı heyecanla uyanıp gülüşünü anımsıyordum." diyebildiniz mi birine?
"Dokunmasını bilen birini bekleyen, aslında bekleyemeyecek kadar da yorgun"  diye tanımlayabildiniz mi kendinizi?
Evetse cevaplarınız, okumalısınız...

Huzur Apartmanı'nda yaşayan, küçücükken hikayesi başlayan ve betonlar uğruna hikayesi sona eren var sıradaki favorimizde... Eray Yasin Işık'ın Kavak Ağacı adlı öyküsü... Sanki gerçekten de o ağaç karşınıza oturmuş anlatıyor ve sizde pür dikkat dinliyormuşsunuz gibi hissettiren güzel bir hikaye... 

Her zaman da Kafkaokur alın okuyun derim, çok dergi var ama emin olun sizde de hepsinden başka bir yeri olacaktır... 

Ve bonus okunanlarımızdan biri var karşınızda, tam da bitti sandığınız anda 😊

Öykü Gazetesi💙


Aylardır aranıp sonunda bulunan öykü dolu gazetemiz... Öyküyü sevdiren gazetemiz de diyebiliriz. İçerisinde çokça öykü ve çokça hayat bulunan sayfaları ile bizi mest etti. Bunda neler bam telimize dokundu denilse; hepsi deriz. O yüzden alın okuyun diyebiliriz. Ama içlerinden en çok "Yitirilmiş Anılar" adlı öykü, çok çok derinden ve içtendi. Emeği geçenlere teşekkür ederiz.

Anlayacağınız baharın gelişini en güzel simgeleyen yarı soğuk ve buz, yarı sıcak ve güneşli Mart ayını bu güzellikler ile sonlandırdık. Sizlere de tavsiye olabilmiş, fikir verebilmişsek ne mutlu bize...

Sonraki ay için bakalım nelerimiz olacak. Yine burada Nisan sonu görüşmek üzere. İyi okumalar.💁😙

Önceki ayların okunanları;

http://ruhunarenkkat.com/2017/02/bu-ay-neler-okuduk-subat.html
http://ruhunarenkkat.com/2017/01/bu-ay-neler-okuduk-ocak.html
http://ruhunarenkkat.com/2016/12/bu-ay-neler-okuduk-aralk-biterken.html

Bunlar da ilginizi çekebilir

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz