Hayata Dair

Haftanın Mottosu: Bakış Açını Değiştir

Mart 26, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Kolay bir iş değil, farkındayız. Bazen o kadar karambole geliyor ki bir şeyler, değil bakış açısı değiştirmek fikir yürütmekte bile zorlanıyoruz.
Biz de o karambolden mümkün oldukça kaçmak için neler yapsak diye konuşuyorduk aramızda... Düşündük, aslında herkeste bulunmayan ender bir olgunun farkına vardık. Ne mi o olgu?
"Bakış açısı"
Yanlış okumadınız, bir bakış açısı ile hayattaki sarpa saran tüm işler halloluyor, düğümler de çözülüyor. Nasıl mı? Anlatalım.

Sizinde fark ettiğiniz gibi her konumuz, her mottomuz farklı olsa da hepsi biraz benzer bir noktada birleşebiliyor.
"Olumsuzu olumluya, negatifi pozitife nasıl çeviririz?"
İşte tüm ana tema, bu bahsettiğimiz kısımda odaklanıyor. Ne tarafı seçeceğiniz size kalmış denilse de size bırakmayalım biz, anlatmaya devam edelim.
Kafa karışıklığından, yoğunluğundan, doluluğundan adına ne derseniz ondan ötürü doğru düşünemediğimiz doğru göremediğimiz çok zaman var.
En basit örneğiyle, bardağın boşluğuna üzülüyoruz bu "zamanlarda".

Herkes aynı yöne bakıyor diye, bakmak zorundaymışız gibi hissedebiliriz. Ama durum gerçekte öyle değil. Herkesten farklı yöne bakın ki; fark edilin. Herkesten farklı yöne bakın ki; herkesin göremediğini bir tek siz görün.
Biraz Martı Jonathan olun mesela. Martılarda çok şey başarabilir. Önemli olan ne istediğinizin farkında olmanızda. Önemli olan düz mantık gitmeyip; herkes böyle yapıyor diye ben yapmayacağım farklı olacağım demekte.
Bir tarafı deniz bir tarafı dağ olan bir yol düşünün. Hangi tarafta yolculuk etmek isterdiniz? Manzaranız ne olsun isterdiniz?
Cevabınız sizi istediğiniz yola çıkaracak.

Bir de günlük bir durumdan örneklendirelim.
Bir derdiniz var. Mesela ne olsun bu dert? Sevgilinizden ayrılmışsınız... (Emin olun bu dertte gereğinden fazla önemseniyor) Kendinizce ayrılık için, daha doğrusu ayrılık acısı çekmeniz için yüzlerce sebep var. Hatta öyle ki; tüm suçu kendi üstünüze almışsınız. "Ben şöyle yapsaydım, ben böyle yapsaydım ayrılmazdık vs." gibi gibi şeyler... Onlarca arkadaşınıza anlatıyorsunuz, bu acıyı atlatabilmek için ya da kendinizce fikir edinebilmek için... Genelde bu durumlarda bilirsiniz ki, herkesin arkadaşı kendi arkadaşını destekler. Peki, bakış açısı bunun neresinde diyeceksiniz? İşte cevabı;
İnsanlar, özellikle de yakın çevrenizdekiler size genelde teselli niyetine cümleler sarf ederler. İyi bir şey tabii ki bu. Ama aynı zamanda da kötü. Çünkü sizin farklı bakmanızı engellerler. Kendi hatalarınızın, karşı tarafın hatalarını net olarak göremezsiniz. Ya onu ak sanarsınız, ya kendinizi. Oysa; sorunları düşünseniz, sebepleri düşünseniz başka tesellilere sığınmaktansa oturup ciddi anlamda düşünseniz "bitmesi gereken her şeyin bittiğini" anlardınız. Veya geleceğiniz için tecrübe olabilecek dersleri çıkarır, onları bilerek ileriye daha iyi bakabilirdiniz. Olumsuz olarak gördüğünüz bu durumun, aslında size çok iyi gelebileceğini fark edebilirdiniz.
(Biz bu konuyu bir ara derinlemesine işleyelim ne dersiniz?)

Bir fikre sabitlenmektense, bir olumsuzluğa hayıflanmaktansa, bir şeyleri görmezden gelmektense her yöne de bakabilmeli. Her yöne olmasa bile; herkesten farklı bir yöne bakabilmeli. Dümdüz at gözlüğü takmış gibi veya pembe gözlük takmış gibi olmaktansa; her renge de bakılabilmeli, 360 derece dönüp nerede ne var izlenebilmeli.
Baktığınız açı sizin hayata olan yönünüzü belirler.
Bardaktaki boşluğa bakarsanız, neden dolmamış diye üzülürsünüz.
Doluluğa bakarsınız, bu kadarını doldurabildim devamını da doldururum diye sevinir ve azimli olursunuz.
Deniz tarafından yolculuk ederseniz, içinizi açacak bir sürü kapı aralanır, hayal kurar ve bir şeyleri gerçekleştirmek için istek ve inanç duyarsınız.
Dağ tarafından yolculuk ederseniz; kasvetine kapılır umutsuzluğa düşersiniz.
Ne taraftan baktığınızı seçin. Baktığınız taraf sizi üzüyorsa ve mutlu etmiyorsa, başka taraftan bakın.
Gittiğiniz yol sizi güldürmüyorsa, geri dönün. Çok geç değil, hiç bir şey için.

Başka bakın, güzel bakın, iyi bakın, renkli bakın, farklı bakın. Ama herkesin yolundan gitmek yerine kendi yolunuzdan gitmeye bakın.

Bir olumsuzluk görünce, mutsuz olmaya meyilli canlılarız. Doğamız bu.
Ama bir olumsuzluk görünce ona, "dur bakalım, sen olmamışsın seni bir değiştirelim" demek gerek. Bunu yapabilecek irade de var eminim ki hepimizde. Her olumsuzun altında farklı bir şey vardır, iyi bir şey.
Hem zaten hiç bir şeyde imkansız değildir. En fazla zordur, ama zorda kolaylar.

Haydi bu hafta bakış açımızı geliştiriyoruz ve değiştiriyoruz. Güzel olan her şeyin gözümüzün önünde olması dileğiyle, mutlu haftalar.😍🙌

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Hayata Dair,

Haftanın Motto Kelimeleri: İlham ve Tutku

Mart 12, 2017 Ruhuna Renk Kat 4 Comments


"Tutkunuzu bulun ve işiniz iş olmaktan çıksın."
"Başarılı olmak için bir dahi ya da bir hayalci, hatta bir üniversite mezunu olmak dahi gerekmez. İhtiyacınız olan tek şey bir taslak ve hayaldir."
"Başta zor gelebilir, başta her şey zor gelebilir."
"Eğer her gün reddedilmiyorsanız, hedefleriniz yeterince tutkulu değil demektir."
"Başlamak için konuşmayı bırak ve işe koyul."



Bir kaç motivasyon cümlesi ile haftaya başlamaya ne dersiniz?
Bıkkın, sıkılmış, pazartesi sendromuna adım atmaktansa, bu hafta ile birlikte hayatınızda iki yeni kelimeye yer açmaya? 

İlham ve Tutku...


Şu anda hiç olmak istemediğiniz bir işte çalışıyor olabilirsiniz, her sabah hiç istemeye istemeye gidiyor olabilirsiniz. Hayalleriniz olabilir, bir türlü hayatlara çeviremiyor ve hep o yarışı kaybediyor olabilirsiniz. Hobiniz olabilir, bunu ticarete döküp çevrenizdeki olumsuzluklardan korkuyor olabilirsiniz. Yetenekleriniz olabilir, ama henüz keşfetmemiş ve kimseye de fark ettirmemiş olabilirsiniz. Planlarınız olabilir, ama yeteri kadar risk alamıyor ve her tökezlemede pes edesiniz geliyor olabilir. 
Emin olun hayatı bu şekilde değerlendirmemek gerekiyor. Daha doğrusu hayatı bu şekilde monotonlaştırmayıp, ona boyun eğmemek gerekiyor.

Önce; ilham.
İlham için, ilham perilerini bekleyerek zaman kaybetmenize gerek yok. Doğa size yeterince ilham kaynağı sunuyor zaten. Doğayı bulamıyorsanız, kendi hayatınız bile ilhamla dolu. Gün içinde yaşadıklarınız, konuştuklarınız, bir arkadaşınızın anlattıkları, çok eğlendiğiniz bir ortam, çok sevdiğiniz bir mekan bile ilham verebilir. 
İlla ki; hayatınızda dönüm noktası dediğiniz bir nokta vardır. İlla ki de; hayata bakış açınızı değiştirebilecek bir olay yaşamış veya bir sözden çok etkilenmişsinizdir. Bunlar da bir ilhamdır. Bazen durduğumuz noktalar, bize doğru yolları göstermek için birer ipucudur. 

Sonra; tutku. 
Bir işe ne olursa olsun, tutkusuz başlamamalısınız. Çünkü ilham ve tutku birbirini bağlayan iki etken. Biri olmadığında diğeri de eksik kalmış oluyor. Aşkta da, işte de tutku duymadığınız hiç bir şeye başlangıç yapmamalısınız. Yine Ayşe Arman'ın sevdiğim bir sözü var: "Tutku duymadığın adamın elini tutma, tutku duymadığın işi yapma."
Bir işe tutku duymadan başlarsanız, o işin tüm heyecanı kaçıyor hatta heves olarak bir köşede kalabiliyor. Elinizde olan bir yeteneğe bile tutkuyla yaklaşmanız gerek. 
Aşk söz konusu olduğunda ise; herkesin olmasındansa gerçekten kalbinizi attıran bir adamın/kadının elini tutmanız, onda tutkuyu görüyorsanız öyle yaklaşmanız gerek.

Yerinizde saymak mı, bir şeylere adım atıp elinizdeki tüm güçle ilerlemek mi isterdiniz?
Korkularınıza yenilip vazgeçmek mi, cesaretinizle risk alıp başarıya ulaşmak mı?
Herkesin başarı hikayelerini dinlerken "vay be" diye iç mi geçirmek istersiniz, kendi başarı hikayenizi anlatıp "vay be" dedirtmek mi?

Bu soruların cevaplarını bulduğunuzda yapmanız gereken şeyleri tamamlamış olacaksınız zaten...
Hayaliniz varsa, yeterli.
İçinizde, her şeyden ilham alabilecek bir insan varsa, yeterli.
Hayalinizin gerçekleşmesi sizin için, hayatınızın aşkına kavuşmak gibi bir şeyse, yeterli.

En büyük yetenekler, şu an kullandığımız app'ler, şu an kullandığımız sosyal mecralar hayallerini değerlendirip tutkuyla işlerine sarılanlardan çıktı. 
Yapamazsın diyeceklerdir, tökezletmek isteyeceklerdir, bazen siz bile "ya olmazsa" diye şüpheye düşeceksinizdir. Ama vazgeçmeyin, hayallerinize dört elle sarılıp, bundan sonrasında tasarlayın, adım atın, ilham alın, tutkuyla bağlanın ve gerçekleştirin.

Biz inanıyoruz, yapabilirsiniz.
Biz inanıyoruz, yapabiliriz.


Herkese ilham ve tutku dolu harika haftalar.🌼

Photo:

4 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz