Yazı Dizileri

Yeni Yıl Mottoları Yazı Dizisi-10 ve Son: Hayatına İyi Olan Her Şeyi Kat

Şubat 26, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Evet son belki, ama sizin hayatınızda yeni yılla birlikte güzel başlangıçlar yaptığımıza inanıyoruz. Yok yok, korkmayın :) Yazı dizimizin son sayısı bu yani... Yoksa sizi bırakıp bir yerlere gitmeye hiiç niyetimiz yok. Ama evet, yazı dizimizi bu hafta sonlandırıyoruz çünkü hayatınıza almanız gereken, bir sene boyunca yapmanız gereken ve devam ettirmeniz gereken ana mottoları size sunduk. Bir parçası bile hayatınızda ise ne mutlu bize 💖

Yeni yıla girdiğimiz haftadan bu yana, sizinle birlikte; yeri geldi en ufak şeyle bile "mutlu ol"duk, yeri geldi keyiflerimizle "neşe"lendik, zaman mekan ayırt etmeden "huzur duy"masını bildik, "kendimiz ol"manın önemini kavradık, "pozitif ol"up tüm pozitif duyguları hayatımıza aldık, hedeflerimizden ideallerimizden "asla vazgeçmeme"yi öğrenip, "hayal kur"maya devam ettik, birini bir şeyi çok ama çok "sev"dik, ne olursa olsun dimdik durup "güçlü ol"masını bildik.👏
Bundan sonrasında tek bir şey kalıyor geriye, aslında çok şey var ama en önemlisi.

Hayatınıza iyi olan her şeyi katın.


Gülün, cesur olun, saygılı ve saygı duyulan biri olun, insanlara sıcaklık gösterin, size değer vermeyenlere sizde vermeyin, hak edenleri hayatınızda tutun, hak etmeyenleri uzaklaştırın, biri kırılacak diye kendinizi kırdırmayın, kızın ama öfkeniz su kadar durgun olsun aksın ve gitsin, sesiniz yükseldi mi karşınızdakini düşünün, insanların incinebildiğini unutmayın, incitmeyin ki incitilen olmayın, kimseyi hor görmeyin, kimseye saygısız davranmayın, yarın yokmuş gibi yaşamayın, planda yapın plansızda anı yaşayın, biraz girişken olun, utanmayın o çok beğendiğiniz biriyle tanışmaktan, sevginizi saklamaktan çekinmeyin, aile denen kavrama sadece kavram olarak bakmayın sarılmasını bilin, kitaplara müziklere önem verin hayat kurtaracağını unutmayın, yeri geldi mi lunaparka gitmesini ve çocuklaşmasını da bilin, yeri gelince ciddi toplantılara da katılmasını bilin, ağzınızdan çıkan kötü kelimeler olmasın mesela, biraz iyi şeyler söyleyin, biraz iyi şeyler düşünün, çok zengin olabilirsiniz olmayanlara küçümser bakmayın uçtuğunuz gibi düşedebilirsiniz, fakir biri olabilirsiniz zenginleri kıskanmayın şükredin belki de öyle olsaydınız şu an sıcak ekmeği yediğinizdeki mutluluğu bulamayacaktınız, doğayı fark edin, doğayı sevin, nelerin yaratıldığının farkına varın, bir yaprakta nasıl güzellik saklı kaldıysa bunu görün, bakmayın görün, incelikleri görebilin, bir insanla ilgili ilk izleniminiz yüzünden veya görüntüsünden olmasın, biraz kalbe dokunmasını kalbe bakmasını bilin, dışarıdaki hayatları fark edin, sokakta yatanları unutmayın, duasız olmayın, kimseyi kimse uğruna satmayın, bir söz veriyorsanız arkasında durun, bir laf ediyorsanız başka birinin arkasından olmasın, arkadan vurmayın, hançer yaranız gibi bir can yaranız olsun ister miydiniz bu soruyu sorun ona göre davranın, gözü yaşlı birini görürseniz başını okşayın bu onu da sizi de utandırmaz korkmayın, birinin mutluluğuyla mutsuz olmayın, bir şeyi hayal ediyorsanız çabalayın, bir şey arıyorsanız pes etmeyin, hedeflerinizi en zirveden başlatmayın, en ufaktan başlayıp ilerlemek daha büyük zevk verir size inanın, bir aktivite edinin ne olduğu önemli değil, bir şeyle uğraşın yeter ki, kendinizi geliştirin, yapabildiklerinizin ve yapabileceklerinizin farkına varın, ben böyle iyiyim diye köşeye çekilmeyin, küçük çocukların eline tablet tutuşturmayın biraz bisiklet sürmenin keyfine de varsınlar, annenize "öf" bile demeyin denir ya demeyin, babanıza bakıp gülümseyin, kardeşlerinize sarılın, dostlarınızla gülün, hayatın çok kısa olduğunu unutmayın, kimsenin sizin hayatınıza müdahale etmesine izin vermeyin, hayat sizin, kendinizi sevin, çevrenizi sevin, olduğunuz halinizle güzel olduğunuzu unutmayın ve hayatınıza kötü duyguları değil iyi olan tüm hisleri katın. Şimdi, bugün, yarın ve sonraki diğer yarınlarda da...

Umarız ki kalbinize dokunabilmişizdir bir yerlerden. Seviyoruz sizi, siz de sevin kendinizi, herşeyi ve bizi tabii ki.😊💘

Yeni yazı dizilerimizde görüşmek üzere. Bir ufak tüyo verelim bundan sonraki yazı dizimizde "renkli" geleceğiz, tıpkı ismimiz gibi.🌈✨

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Kitap/Dergi

Şubat Ayında Neler Okuduk?

Şubat 23, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments



Biz gibi kitap kurdu olan okuyucularımıza selamlar.😊Her zamanki standart aylık okunanlar köşemizde yine ve yeniden birlikteyiz... Kitaplarımız ve dergimiz üzerine konuşmadan önce, bu ayın kitap listesinde bulunan Nazan Bekiroğlu-Mücella kitabı önümüzdeki aylarda yorumlanacaktır. Onun yerine bonus sayılabilecek bir kitap sunduk size, belki hiç duymadığınız ama çok içten birinin Falanca'nın kitabı yani; Selcan Aydın-Bu Havalarda Dönme Bana. Biz ona bu havalarda dönelim istedik ve bu ay yani tam 2 sene sonra tekrardan okumaya karar verdik. Gelin neler aklımızda kalıcı olmuş, bizi anlatmış birlikte bakalım...


Tam bir SEVDA KAFASI olan dergimiz ile başladık bu aşklı Şubat ayına...

Nazım ve Vera ile...
Onların yazdıklarıyla, o aşkla geçen cümleleriyle sevdik her birini. Tek tek beğendiğimiz cümleleri seçsek diyoruz ama, bırakın cümleleri her kelime bile o kadar özel ki...
Nazım ile Vera dışında bakınca dikkatimizi çeken, "işte budur" diyip gönle taht kuran yazılar da yok değil. 
Mesela ne mi? Cem Davran'ın "kalın bir kitap olacak kadar çok olan" günlük sayfaları...
"Anlamıyorum, anlayamıyorum. Biz olmaktan bahsedenler ne çok istemiyor biz olmayı. Belki de nasıl biz olunacağını bilmiyorlar. İzansız bir dönem bu. Kimsenin niyeti yok sanki iyiliğe, kardeşliğe. Hatasız gibi görünmek telaşı, sarmaşık misali dolanmış çoğunluğun bünyesine. Gördüğünü zanneden görmüyor, bildiğini söyleyen bilmiyor. Geri vitese takılı takılı gidiyoruz. Demlenme yaşlarıma denk gelmek zorunda mıydı bu pis kokulu yıllar? Sergüzeşt mevsimler yaşıyoruz. Korku doluyuz, endişeliyiz. Çocuklara berbat bir miras bırakmak üzereyiz. Sahiden mecbur muyuz bu karanlığa?"
Her bir cümlenin güzelliğine bakar mıyız? Ne kadar doğru, ne kadar anlamlı her kelimesi...

Bir sonraki favori yazı Can Yılmaz'dan geliyor. Bir sayfa ile geleceğimizden o kadar net bahsetmiş, o kadar güzel bir "Sual kafası" yaşatmış ki...
"Gelecekten ne bekliyorsun önce bir kararını ver? Görmeyen gözlerin açılsın istersin belki, ne de güzel olur ya da görmeseydim daha mı iyiydi dersin acaba bilinmez ki..."
Gelecek gerçekten ne bekliyoruz? İş, aşk, para gibi kelimeler ile değil, detaylarıyla tüm ayrıntılarıyla ne istiyoruz? Bunu düşünebilmek adına baştan sona ilgiyle okunası...
Emeği geçen herkesin yüreğine sağlık...👏

2 sene sonra yeniden okunan, bu havalarda dönme demesine rağmen, tam olarak da bu havalarda döndüğümüz Selcan Aydın...

Bu kütüphanede 2 sene boyunca duran ve ikinci kez okunabilen nadir kitaplardan, eğer aforizma ve deneme türü yazılar seviyorsanız, güzel. 👌
Selcan Aydın'ın cümlelerinde iç okuma, kalpten geçeni yazıya dökme özelliği vardır. Aşık veya o yolda ilerleyen bir düşünceye sahipseniz, ya da hepsi bir yana biraz aşk acısı çekiyor gibiyseniz, ideal.
Peki neyin altını çizili bırakmışız acaba en çok?
"Acı çekmekten korkmayın. Üzülmekten, sıkılmaktan korkmayın. Korktukça, kaçtıkça sizi kovalar. Peşinizi hiç bırakmaz. Kaçtığınız duyguları yaşasanız, size olan öğretilerine hayran kalırsınız.
Yüksek sesle kahkaha atıyorsanız, hüngür hüngür ağlayabiliyor da olmanız lazım. Çünkü her şey insanlar için."
Tıpkı bizimde bahsettiğimiz gibi, güçlü durmadıkça o üstümüze gelenlerin üstüne üstüne yürümedikçe acı da mutsuzlukta yapışır yakanıza. Her şey insanlar için, vicdan da sevgi de merhamet de gülüp ağlamakta... 


Ve ayın son kitabı... En aşksal kitabı... Tabii ki biz şiir ve Süreya severler için...

Öncelikle 100 Aşk Şiiri kitabının sırf Cemal Süreya şiirlerinden oluştuğunu düşünmeyin. Biz alırken bunu düşünerek almıştık. İçeriğine bakmadan, "Cemal Süreya mı hemen al" mantığı vardı. Böyle söyleyince de pişmanmışız gibi gözüktü ama. Hayır tam tersi iyiki almışız. Çünkü; içinde Cemal Süreya'ya ait olan şiirler olsa da en çok bilinen yazarlardan en çok aşina olunan şiirlerden 100 tane seçilmiş bir kitap. Her şiire her dizeye mest olmuş bir şekilde bakacağınız, kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan yani...
Her şiirde alıntılanacak o kadar kısım var ki...
Ama en çok hangisi? diye sorarsanız...Cemal Süreya'dan gelsin...

"iki şey: aşk ve şiir
mutsuzlukla beslenir biri
biri ona dönüşür

ikisi de 
düzeltilmez
gelişir."
💗

Şiir okuyan insandan zarar gelmez, şiir seven kadın aşktır, şiir seven adam aşıktır. Söyleyeceklerimiz bu kadar.


***
Şiiriyle, dergisiyle, denemesiyle bir ayı daha sona erdirdik. Mart ayı yine sürpriz olsun. Bizi takip etmeyi, yorumlarınızı paylaşıp, önerilerimizi dikkate almayı unutmayın.
Mart ayı için şimdiden iyi okumalar. Güzel ve bol kitaplı bir ay olsun. Hoşçakalın.👭

Önceki aylarda neler okumuştuk;

http://ruhunarenkkat.com/2017/01/bu-ay-neler-okuduk-ocak.html
http://ruhunarenkkat.com/2016/12/bu-ay-neler-okuduk-aralk-biterken.html
http://ruhunarenkkat.com/2016/11/neler-okuduk-kasm-ay-biterken.html

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Yazı Dizileri

Yeni Yıl Mottoları Yazı Dizisi-9: Güçlü Ol, Güçlü Kal.💪

Şubat 20, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Bugünden itibaren hayatımızdaki kötü şeylerin bizi yıkıp geçmesine müsaade etmiyor ve onlara birlikte; "dur!" diyoruz. Üzenler, kıranlar, incitenler hepsi bir köşeye çekilsin lütfen. Onlara hayatımızda yer yok artık. Çünkü üzülmek için değil mutlu olmak için varız. Ve inanın bunu hak ediyoruz. Ama onlar bizi hiç hak etmiyor.
Her gün neler neler görüp, duyuyoruz, nelere şahit oluyoruz, ne zor ve stres içinde yaşıyoruz... Şiddetin normalleştiği, savaşın sıradan bir rutine döndüğü, işte mobbinglerin bile "aman nolmuşki?" diye basitçe anlatıldığı, çocukların ağladığı, çiçeklerin ezildiği, hayvanların varlıklarının umursanmadığı, kavgaların olmazsa olmazlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. Ne yazık ama, yaşıyoruz işte...
Sadece bunlar değil, kendi özel yaşantılarımızda, evlerimizin dış kapısı kapandıktan sonrasında bile neler neler var...
Ama bunca olumsuzluk içinde hiç mi güzel bir şey yok sizce? Tabii ki de var. Bu olumsuzluklar bile güzel şeylere yol açabilecek güçte.
Güçte, evet.
"Güçlü olmak" ve "güçlü kalmak"...
Başımıza kötü bir şey gelse, ümitsizliğe ve acıya kapılan insanlarız. Hatamız bu zaten. Canımızı acıtanlar ve acıya sebep olan diğer her şey güçsüz kalmamız amacıyla varlar. Biz ne kadar çaresiz kalırsak, ne kadar mutsuz ve umutsuz olursak, ne kadar gücümüzün olmadığını hissettirirsek onların tam tersi mutluluklarına sebep oluyor.

Hayatınızdan çıkarın! Korkmayın onlarsız yalnız kalmaz, daha çok çoğalırsınız.
Kendinizin farkına varın! Güçsüz insan yoktur, ona güçsüz hissini itelemeye çalışanlar vardır. Siz kendinizi, neler yapabileceğinizi fark edin.
Her şerre bir hayır düşer unutmayın! Bir yaşanmışlığın, ilerideki hayatınız için ipuçları sunduğunu aklınızdan hiç çıkarmayın."İlla kötü şeyler mi yaşamak gerekiyor?" diyeceksiniz, kimileri hayrı erken görür tasasız, kaygısız kimisi sınanır daha da kuvvetlenebilsin diye...

Zayıf gördüğünü ezmek değildir güç; çirkinliklere boyun eğmemek ve kendi güzel dünyasında tüm kusurlarıyla, tüm tecrübeleri ve sınavlarıyla "hodri meydan"dercesine durabilmektir.

Gelin bugünden sonra yeni bir adım daha atalım birlikte..
Bizde güzellikler için, inadına daha çok güçlü olalım olmaz mı?

Herkese "güçlü" ve mutlu (her zamanki gibi) haftalar olsun.🌼🌺

***
NOT:

Biliyorsunuz ki; yeni yıla girdiğimizden bu yana, hayatınızda yer etsin, akıllarınızda kalıcı olsun diye mottolar sunuyoruz. Ve ne yazık ki yazı dizimizin bitmesine son 1 kaldığını üzülerek belirtiyoruz. Ama siz üzülmeyin, çünkü devamındaki haftalarda yeni motto yazı dizileriyle hala telefonlarınıza, tabletlerinize, bilgisayarlarınıza konuk olmayı planlıyoruz. Eminiz ki, sizde konuk seversiniz.💞


/Photo: Tumblr

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Hayata Dair

"Gönül sevgiliyi bulmuşsa, kuru dal bile çiçek açar..."

Şubat 15, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments




Demiş Mevlana...
Ne de güzel, ne de doğru demiş değil mi?

Dündü...
Yaran kabuk bağlamıştı belki, geçmişti her şey... Kırıktı kalbin, parçaları hala oturmamıştı yerli yerine belki de... Bir izin vardı tam içinin en orta yerinde, hiç bir makyaj hilesi kapatmaya yetmiyordu...
Sonra ne mi oldu? O geldi...
Bugün...
Bir anda, hiç aklından geçmiyorken, hiç düşünmediğinde belki de hiç istemediğinde geldi...
Önce gözleri geldi, sonra gülüşü ardından sıcaklığı ve sözcükleri... Ardından elleri geldi, tuttu en sıcak haliyle. Elini değil yüreğini, iliklerinin en ücra köşesini bile ısıttı. Çünkü o geldi.
Yarın...
Tüm korkuların silinecek, aşkı yaşıyor olduğuna şükredeceksin. Çünkü göreceksin ki, o hiç kimseye benzemeyecek. Kalbinin tüm kırıklarını bir bütün edecek ve önceden ne ara kalbinin kırıldığını anlamayacaksın... Yaralarını öpecek, eskiden bile canının acıdığını hatırlamayacaksın. İzlerin yerini gülen anıların alacak.

O geldiğinde dününde yaşadıklarının sebebini anlayacak, bugünün kıymetini bilecek, yarından korkmayacaksın.
O geldiğinde, sevmenin ve sevilmenin güzelliğini göreceksin.
O geldiğinde, tamamlanacaksın.


Şu an bulduysa gönlünün sevgilisini ne mutlu sana, ne şanslısın. Henüz bulmadıysan, emin ol bulacaksın. Hiç ummadığın bir anda karşında belirdiğinde o olduğunu anlayacaksın.

Belki bir "merhaba" diyecek sana bu güne kadar öyle güzel bir merhaba duymamış olduğunu hissedeceksin.
Belki yanında sana bakıp gülen bir çift göz duruyor olacak, içinde kelebeklerin yaşadığını fark edeceksin. (Evet midendeki kelebekler gerçekten var)

Ama bir şey olacak ve onu beklediğine değecek. Eninde sonunda geldiği zaman anlayacaksın.
Bu konuştuklarımız gelecek aklına ve doğruymuş diyeceksin. :)

Mevsim kış olabilir, buz gibi ayaz da olabilir, kupkuru bir dal gibi hissediyorsundur belki kendini...
Emin ol geçecek, emin ol o gelecek ve hayatında ilkbahar mevsimi başlayacak... Yaza döneceksin git gide... Çiçekleneceksin, gülmekte biraz çiçeklenmektir. O geldiğinde her şeyin tam olacak. İnan.
Sadece biraz, çok az zaman...🙏

Bir sonraki ay, ayın sözü ile görüşmek üzere o zaman...👋

Not: Sende bunu okurken, gözünün önünde birini canlandıysa tamamlanmak üzeresin belli ki...😘
🌟Öneri Şarkı: Machete-Nezhnost


0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Yazı Dizileri

Yeni Yıl Mottoları Yazı Dizisi-8: Sev💕

Şubat 13, 2017 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


Bu hayat sevmemek için çok kısa...
Bu ömürde yapabileceğin en güzel şey; sevmek!
Bugün birisini sevmekle başla her şeye, kendinden vazgeçermişcesine değil. Kendine daha çok katarak sev onu da... Biraz gülümsemesini sev, biraz gözlerini, biraz sözcüklerini...
Yeter ki sev.
Ya yarın onu sevmek için bulamazsan? Ya yarın onu sevecek bir sen olmazsa?

 Sev.

Bir tek onu da değil. Sahip olduğun her şeyi... Anneni, babanı, kavga ettiğin abini veya ablanı, küçük mızmız kardeşini, okulunu, öğretmenlerini, öğrenciliğini, çalıştığın işi, kendine vakit ayırabildiğin kendi patronun olduğun işini veya işsizliğini, kedini, köpeğini, balığını ne bileyim aklına ne geliyorsa onu sev. Bir kitaba başladıysan onu sev. Sevdiğin zaman daha çok okuyasın gelecektir. Bir müziği dinlerken güzelliğini hissederek dinle, o melodilerde "hayal kur" ve öyle uykuya dalmayı sev mesela.
Sevmemezlik etme. Gülümseyeceğin tüm vakitleri asık suratlı insanlarla harcama.

Sevgisizlik kalbe düşman olur. Kalbini sevmiyor musun?
İçinde onlarca güzelliği barındırdığını göremiyor musun?
"Dünyayı güzellik kurtaracaktı" hani...
Hani "bir insanı sevmekle başlayacaktı her şey"...
Öyle değil mi?

Birini, bir şeyi severek güzellik olur, iyilik olur. Mevsim kışken, yaza döner iç ısıtır.
Bugün birini sevmen için ilk günün olsun. Sen sevmeye niyetlensen de olur, gerisi gelir zaten...
Ama sakın vazgeçme sevmekten. Kalbini karartma. Hissizleşmek kötüdür. Hissizleşmek, bu dünyanın tüm kötülüklerine boyun eğmektir. Oysa güzel olmak var. Güzel bakmak, güzel görmek, güzel hissetmek, güzel söylemek...

Gökyüzüne bak, bulutları sev. Bir kedi miyavlıyor sana bakarak, belli ki o da sevilmenin peşinde. E haydi sev. Bir kır çiçeği mi gördün, ne güzel dalında güzel o kopartmadan sev. Sahip olduklarını sev, sahip olamadıklarını kazanabilme umuduyla sev. Kaybettiklerin ağlatmasın seni, kaybetmen gerektiği için yoklardır, böyle mutlu olman gerekiyordur, iyi ki deyip yaşadıklarını da sev. Kazandıklarına bir bak, kendinle gurur duymasını bilerek sev. Doğadaki, hayatındaki her şeyi sev.

Bir gün gelsin, bir adam sev veya bir kadın. Onun gözlerindeki ışıltıyı sev, ne güzel gülüyor de içinden gülüşünü sana özel oluşunu sev.

İlla özel bir anı beklemek ona sevgini söylemek için. Sevgililer, anneler, babalar günü... Bir tek o gün mü var sevgilin, annen, baban? Her gün sev, her gün sevdiğini söyle.

Her şeye karşı ayrı bir aşk duy. Aşk dediğin bir insanla yaşanmıyor. Anneye de aşk duyabilir insan, babaya da, en yakın arkadaşa da, bir çiçeğe bir kuşa da... İnsanın sevgi yetisinin yüceliğidir aşk. Sen sevmekten vazgeçme, aşkta seni bulacaktır. Hatta hayatındadır ve çoktan bulmuştur bile...
Belki de güzelliklerin hepsini fark etme zamanındır bugün?

Sev!
Sevdiğinde hayatın sana neler getireceğini bilemezsin...

Sen güzel sev ki...
Güzellikler hayatından eksik olmasın...🙏
Bugünden itibaren ve bugünden sonra her gün...

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz

Yazı Dizileri

Yeni Yıl Mottoları Yazı Dizisi-7: Hayal Kur.

Şubat 06, 2017 Ruhuna Renk Kat 2 Comments


Yastığa kafanı koydun mu geceleri, tüm hayaller nüfuz ediyor değil mi iyice?
Hayalsiz bir insan, körelmiş gibidir zaten...

Hayal dediğin insanı ayakta tutandır, yarına güzel ve umutla baktırandır. 

Evet, gözle görülmez, elle tutulmaz, ne olduğu nasıl bir şey olduğu bilinmez ama hayalle kurulan şeyler yazıya dökülebilir, resimlere aktarılabilir, birine anlatılabilir. Yeter ki, kurulsun.
Bir hayal ile bin gerçeğin kapısı aralanabilir. İmkansız veya gerçekleşmeyecek hayal yoktur. Gerçekleşirken şartları zor olan, yolu engebeli olanlar vardır. Bunu fark etmek gerek.

Bir HAYAL KUR, gerçek olması için çabala, olunca kutlayalım birlikte olmaz mı?
Hayal kurmak, düşünceni zenginleştirir. Ufak, basit hayallerden başlarsın, büyüklere ulaşman kolaylaşır.

"Her kurduğum hayal yıkılıyor" diyebilirsin, deme. Çünkü kırılan, yıkılan hayallerin daha iyilerini ve daha sağlamlarını kurmana yardımcı olacak. Bir de bu yönden bak. Nerede hata yaptığını fark edersin, hayallerine çürük kişileri ortak etmezsin. İşte o zaman yeni hayallerin, sapasağlam olacaktır.
Bazı yıkılan hayaller için de şunu düşün; olmaması için bir neden vardır. Olsaydı belki de hayalindeki gibi seni mutlu etmeyecekti. Belki daha güzel hayalin olsun diye, olmaması gereken hayalin yıkıldı ve gitti.
"Hayalimi kurdum, gerçekleşmesini bekliyorum" da deme. Oturarak, hiç bir şey yapmadan, emek vermeden çabasız gerçekleşmeyecek. Kalk, çabala, olması için uğraş ver. Uğraşmanın ödülü hayalinin gerçekleşmesi olsun, mutlu ol.

Bir HAYAL KUR, yeter ki kur. İçine attığın ne varsa hayaline yansıt. Güzelleştir hayatını, hayalinin eşliğinde.

"Benim bir hayalim var" demek kadar güzel bir şey yok. 

"Asla vazgeçme"yeceğin bir hayalin varsa bu en güzeli.


Onun için daha çok hayata tutunursun, daha çok umut dolarsın, daha çok inanırsın kendine. Çünkü "bir hayalin var"...

Bu hafta itibarı ile de hayatınıza girecek yeni motto: "Hayal kur"
Yeni haftada ve ilerleyen haftalarda bol bol hayal kurun. Ve asla bu hayallerinizin peşinden koşmaktan vazgeçmeyin. Asla umudunuzu yitirmeyin.
Bir hayal kurduysanız, gerçekleşme yolunda ilk adımınızı atmışsınızdır zaten. Yeter ki inanın.

 O zaman hayallerimizin ilk adımını atacağımız haftalar olsun. 💬💫💙

2 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz