Kitap/Film

Aralık Ayında Neler Okuduk?

Aralık 27, 2016 Ruhuna Renk Kat 0 Comments


2016'ya veda etmemize son 3 gün kala, bu ay neler okumuştuk bir hatırlayalım, ne dersiniz? Altını çizdiklerimiz, aklımıza yazdıklarımız neler olmuş hepsine bir bir bakalım...Dışarıda yağan yağmurun huzuruyla, kitaplarımıza daha çok gömülmek için birer bahane yakalamayı da unutmayalım mesela...

Özdemir Asaf...
Ruhuma işleyen, her satırı hissime tek tek tercüman olan, en hassas en duygu yüklü şair...
"Yaşamak değil,
Beni bu telaş öldürecek..."
dedi. Ne kadar haklıydı... Yaşamak değildi bizi öldürecek olan, bu telaşımız bu koşuşturmacamızdı... Günlük hayatın akışı diye adlandırdığımız hızlı adımlarımızdı, bir şeylere yetişebilme çabamızdı...

Ot Dergi bu ay nasıl içine hapsetti beni... İçimi sindire sindire her satırını yavaş yavaş, bitirmeye çabalamadan okudum. Nefisti.
Burak Aksak'ın; "kalbimiz kırılmasın o bize yeter. İçerideki deniz çöl olmadıkça sorun yok. İnsanın kaçacak bir denizi olmalı. O su temizler her şeyi." satırları ile Mehmet Turgut'un; "Çekilmiş sayısız fotoğraf, yaşanmış anılar ve dinlenmiş müzikler... Hepsi yaptığın yolculuğun ispatları; bir daha asla geri getiremeyeceğin ve tekrar yaşayamayacağın, yaşanmış ve bitmiş olanın ispatları; arkanda bıraktığın zamanın..." kelimelerinin eşsiz dansını çok sevdim...
Hele ki Türkan Şoray, hele ki Sultan... Röportajı 10 numara, kendisi zaten 10 numaranın ötesi varsa ona ait... Ve haklıydı; kötü şeylerin sebebi sevgisizlikti...

Haruki Murakami...
1Q84 kitabını okumadan Sputnik Sevgilim'i deneyimledim. Sonunun sevindirici bitmesi, konunun farklılığı güzel yanlarındandı. Arka kapağına bakarak kitabı alanlar varsa aramızda -biri de benim- , derin ve romantik bir aşk hikayesi beklememeliler. Ama iç dünya ve psikolojik etmenler yönünden de tatmin edilebilir derecede akıcıydı. Bazı kitaplar okudukça bile sıkıcılığını koruyabiliyor. Ben ilk kez okuduğum bir yazarın kitabına da bu korkuyla yaklaşmıştım. Yanıldım. Sıkılmak bir yana, bir sonraki satırda ne olacak diye merak edebiliyorsunuz. (Ki çok fazla hızlı bir olay döngüsü olmamasına rağmen) Bu kitap hiç mi göze çarpan bir detay içermiyor? Tabii ki de içeriyor...
"Ancak ben "hassas" insanların başkalarını incittiklerini defalarca gördüm. "Dürüst ve açık" insanların, istediklerini almak için işlerine geldiği gibi davrandıklarını gördüm. "Karşısındakinin yüreğindekileri anlamakta becerikli" olan kişilerin hiç de içten olmayan övgülere kolayca kandıklarını gördüm. Bu durumda bizler kendimiz hakkında gerçekte ne biliyor olabiliriz ki?"

Ne kadar gerçeğiz, ne kadarını biliyoruz? Yeni yılda, yeni kitaplarla, yeni cümlelerin heyecanıyla gerçekliklerimizle tekrardan burada buluşmak üzere...

İyi okumalar, musmutlu yıllar 📚🎄🎈

Önceki aylarda neler okumuşuz;

http://ruhunarenkkat.com/2016/11/neler-okuduk-kasm-ay-biterken.html
http://ruhunarenkkat.com/2016/10/neler-okuduk-ekim-ay-bitmeden.html



Bunlar da ilginizi çekebilir

0 yorum:

Yorumlarınızı bekliyoruz