Hayata Dair

Yaralamak mı? Yarayı sarmak mı?

Kasım 04, 2016 Ruhuna Renk Kat 2 Comments


Herkesin yarası içerde, en içte.
Peki ama yaralanıp durmak niye? Nerede yara bandı, nerede merhemi, nerede yaranın devası?

Haydi hatalar yapan bir canlıyız, hatalardan ders çıkaramayıp tökezlemekte söz konusu bizim için... Haydi bunları koyayım bir kenara...
Yaralandığımızda neden yarayı sarmak için birine ihtiyaç duyarız? Daha çok kanatsın diye mi? Sarmış gözüküp, diğer bir yaraya zemin hazırlasın diye mi?
Bizler, neden kendimize yetemeyelim? Neden; kendimizi mutlu etmek için bahane üretmeyelim, birileri mutlu etsin diye bekleyelim?
Hayır, tüm bu sorular çok karmaşık. Hayır, bizim kendimizi sevip, kendi yaramızı kendimiz sarmamız lazım...

Yarası olan, yarasını sarmak için kendini anlayana, hatta yarasını anlatabileceği birine ihtiyaç duyuyor... O kişi ise tüm açık kapıları bildiği için sızıyor aralıktan.
Ya iki kişide yaralıysa, kim kimin yarasını saracak? Kim kimi gerçekten mutlu edecek? Kim yarasını düşünmeden önüne bakabilecek?

"Önce ben" demeyi her zaman unutuyoruz. Herkes egoları uğruna bencillik yapabilirken, bizler sırf bu kalıba girmemek için uzak tutuyoruz bu kelimeyi lugatımızdan...
Oysa aradaki fark yine çok derin...
Diğerleri övgüleri kendi üzerine toplamak isterken, biz sadece aynaya baktığımızda "harikayım" diyebilmek ve mutlu olmak istiyoruz. Hepsi bu.
Ne özgüven, ne egoistlik bu.
Günlere güzel başlamaksa o, kendi kendimize şans getirmekse o... Adı her ne ise o...

Ama yaralarınızı sarmayı öğrenmeden, ne birine hayatınızı açın. Ne de karşınızdaki yarasını sarmayı becerememişse, ona merhem olmayı deneyin.
Bu iki seçenekte de sonuç, yeni bir yara oluyor. Kendinizi hırpalamak oluyor. Karşınızdakini incitmek oluyor.
Bugün "önce ben" demeyi öğrenin. Önce kendinizi sevin, önce kendinize iyi bakın, önce kendi yaralarınızı sarmasını bilin. İhtiyaç duyduğunuz, yorgun bir akşam sonrası içilen bol köpüklü bir Türk kahvesi olsun mesela... Ailenizle geçirilecek harika bir pazar kahvaltısı için hazırlanacak sucuklu yumurta olsun mesela... Bir başka insan değil.

Bunlar da ilginizi çekebilir

2 yorum:

  1. Tabi ki yarayı sarmak erdemliktir.
    Bu arada güzel bir blogunuz var arka plan renk katmış cici yazılarınıza beğendim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle bu erdeme sahip olmak gerekir öncelikle...
      Bu arada teşekkür ederim. Beğenmenize çok sevindim :)

      Sil

Yorumlarınızı bekliyoruz